loader image
Default image

Emel Altay

Sinema okudu. Yazmak istiyor.

[Emel Altay] Hayvan gibi

“20. yüzyılın sonunda insan olmayı bıraktım.” Nick Cave (20.000 days on earth) Kapı çaldı, Onur geldi. En sevdiğim arkadaşım. Çok güleriz onunla. Yine öyle, çok güldük. Saçma sapan şeylerden bahsederiz. Ama ne şeyler. Eşyaları konuştururuz mesela, onlarla konuşuruz. Bazen de…

Magritte örtüsü, Blixa çığlığı ya da kalplere vur bir zımba

Rumba da rumba rumba. [su_dropcap style=”simple” size=”5″]Ş[/su_dropcap]öyle hikayelendirilir: Rene, yaşadığı küçük, sakin Belçika kasabası Charleroi’de bir gece kasaba halkının gürültülerine uyanır. Daha 13 yaşındadır. Kalabalıkla birlikte gecenin karanlığında nehre doğru akarken aklından neler geçirir, bilmiyoruz. Nehre vardığında tüm fenerler yakılmış…

Melancholia mon cher!

Aşağıdaki birkaç satırda size Einstürzende Neubauten’den bahsedeceğim. Evet, sadece bahsedeceğim. Sevenlerine yeni bir şey vaat etmeyen yazımız; EN sevmeyenlerin umrunda bile olmamayı, EN ile ilgili hiçbir fikri olmayanları ise ağızlarının kenarından ters dönmüş bir soru işareti formunda sarkan birçok e…

Filmimiz dünya gezegeninde geçmektedir

Yani Neptün’de yaşayan bir hasklajkjfdmn’nın alışılageldiği gibi miniminnacık bir hasklası yerine, gezegen bile olmayan Plüton’da paljfkjfolöv’ü olabilir. Ve hiçbir hasklajkfdmn “yavrum neden gezegen bile olmayan Plüton’da bir paljfkjfolöv olmayı tercih etti?” diye üzülmez. İlüstrasyon Demet Özge Aykan, Öykü Emel Altay

Aynı hikaye

'Yok, öyle de değil, yeniden doğmak diye bir şey var gerçekten de ama biz ona reenkarnasyon demiyoruz. Aslında bir isim vermedik. Öyle oluyor. Elimizde belirli sayıda hikaye ve 6 milyar insan var. Hepsine yeni yeni senaryo mu yazacağız her defasında?'

Son durak: Metro-nom

Emel Altay'dan Ali Derman ve her zaman, her zaman, o zaman tanrının golüne engel olup sonsuz kadar kazanan olmaya oynayanlar hakkında bir öykü. İllüstrasyon: Eda Gündüz

Basri’nin önlenebilir düşüşü

“Kaç?” “5.” “5 mi? Dalga mı geçiyorsun benimle? Alın şunu hemen. Sen?” “Efendim ben 10–15 kadar, yani...” “İyi iyi. Fena değil.” “Çok iyi” diye geçirdi içinden. “20'ye de ikna ederim ben bunu.”

Yampiri Rıza

Emel Altay'ın öyküsünde Rıza ve Ayla'nın her gün yürüdüğümüz sokaklarda farketmediğimiz, hüzünlü ve güp-güzel hikayesine gidiyoruz. Eda Gündüz'ün Yampiri Rıza için özel desenleri eşliğinde, İstanbul'dan Kont Drakula'ya giden trendeyiz...