loader image
Default image

Hüseyin Arslan

1986'da Türkiye sınırları içinde doğdu. Cengiz Han'ın kurucu komutanlarından Ong Han'ın evlatlığı olan büyükdedesi Hong Xiuquan'ın Çin'de başarısızlıkla sonuçlanan isyanı sonrası Kırım'a, Rus ve Balkan Harpleri sonrasında da iki erkek sabi ve bir anne ile Anadolu'ya sürülen bir ailenin, savaş, darbe ve iç çatışma görmemiş ilk oğlu. Ortaokulda İngilizce, lisede parasız yatılılık, üniversitede ekonomi eğitimi gördü. Dört defa yurtdışına çıkamadı. Şiir işinde zaman zaman başarı gösterdi, muhtelif mecmualarda eserleri yayınlandı. 1240'ın Frenk Ordusu'na, Alman Deniz Kuvvetleri'nin başarısız isyanlarına, Safavi Devleti'nin Ortodokslaşmasına, Babür'ün pek tanınmamasına, Ankara Savaşı'nda Bayezid tarafgirliği edilmesine küsülüdür. Güneşin ilk vurduğu iri kayalara, her dağ başının bir dervişi olduğuna, dağdağan ağacının her türlü kötü ruhu kovduğuna ve Mehdi'ye inanır.

Musa, sobaları öldür çocuğum.

“Ona, oturup sohbet ettiğimiz bu kıraathanenin kahvecisinin, müşterilerinin ve yaşadığımız dünyada geri kalan ne varsa hepsinin, sadece benim düşüncemde olduklarını söylediğimde, parmağıyla kendisini işaret ederek, ‘Ya ben?’ diye sormuştu.” İhsan Oktay Anar Param olaydı buralara gelirsem şerefsizdim. Kızılay’da basık ve…

Ben odaya girince

Nasıl insansın demiyor mu rüyanızda bir aksakallı dede ot çekerken, kafayı koyar koymaz uyuduğunuzda? Hiç mi derdin kederin yok gavat diye hiddetlenmiyor mu dişsiz ağzıyla?

327 Türküsü

Hüseyin Arslan: 327 Türküsü - Bu türkü, 1909'dan başlayarak, Hamidiye Alayları'nca çoğunlukla Bingöl, Hınıs ve Varto'da gerçekleştirilen katliamlarda hayatını kaybeden insanlığadır!