loader image
Default image

Sedat Palut

"1980'de, gözlerini hayata ilk kez açtığında, istanbul naifti. Belki de İstanbul'un hep böyle naif kalacağını düşündüğünden cümlelerin ardına takıldı... Mimar Sinan'daki Tarih cümleleriyle boğuştu. Radikal'in eklerinde yan yana gelmiş cümleleri var, kitaplara, oyunlara,filmlere dair... İstanbul'un ara sokaklarını dolaşarak, çocukluğundan kalma yarım düşlerini aktardığı ama yayımlatamadığı bir romanı da... Şimdilerde YTU'de İnkılap Tarihinde teze dair siyasi cümleler kurma telaşında. Her şeye rağmen İstanbul'un naif bir tarafı kaldığını biliyor, Hüsn-ü niyetle bunu arama telaşında...."

Leyla’nın Evi

Tiyatrolar hakkında yazılarımıza Sedat Palut ile devam ediyoruz. Palut, bir ev sembolü üzerinden kuşaklar geçtikçe değişen değerleri anlatan Leyla’nın Evi adlı oyunu hakkında yazdı. Durmayın, tiyatroya gidin! Üşenmeyin, siz de etrafınıza gördüklerinizi, duyduklarınızı, hissettiklerinizi yazın.