Bırak Bu Rüzgar Kayığını

yavaş yavaş ağlayacağım artık
o gülüş vardı ya artık yok inan
sildim ben böyle değildim salyasını
gözler bozkırın en ateşinde bir liman arıyor
yapma

maralım deye peşinden seyirttiğim günler
mene bir safevi şairi havası veriyor
bilsen hazara bakıp barok mu ünlüyorum
oysa senin her bakışın mevlanaya şems etkisi
etme

sevda soyundu diyecekler deye direnme
kafkasın eteğinde siyah inciler giyin
dizlerimi döve döve ben sevdim seni inan
bir gün gelecek şairler diyecekler güle dikenleri
ve sultanlar kılıçlarında kalem artığı ve kan
bu memleketi hüznümle boyadım ben diyecek
ondan rahlemin kamburluğu, tekkelerin uzunluğu ondan
karadeniz kendini vuruyorsa dağlara
annem yaşmağında bin yıllar acı örüyorsa
sev artık

bırak bu rüzgar kayığını atlara
yükleneceğim sana yemin kıl çadırını
nere gitsen ben peşinden gökgürültüsü vız
bak ayağımı da yaptırdım erzağım tam
be kadın

dağdan dağa gemi mi yürüteyim
nece geleceksin, ne yan seni esecek
giderken ateşimi almadıydın gelirken söndürme
köpekse senin köpeğin at üstüne öldürme
hadi gel ✪

Bazı rahatsızlıkları olan kişileriz. Ocak 2008’den bu yana garip aralıklarla sürüyoruz. Kapalı veya yayında olmadığımız anlar, yayında olduklarımızdan epey az.

2017 yılında belirsiz süreliğine ara verdik. Karar alındığında sitede beş bine yakın kısa/uzun metin vardı; şu anda bu sayı iki binin biraz üzerinde. Geriye dönük olarak ömrünü tükettiğini açık eden metinleri silmeye devam edeceğiz. Silmesi yazmasından uzun sürüyor ve daha meşakkatli. Metinlerin de ömrü vardır. – Devamı için: [Meram]