Mevzu
-

High Noon Kahuna’dan ‘This Place Is Haunted’: Saykodelik gürültüyle…
Maryland çıkışlı High Noon Kahuna, This Place Is Haunted ile deneysel rock, punk ve psikedelik gürültüyü coşkulu ve büyülü bir bütünlükte harmanlıyor. Albüm, kalıpların uzağında özgün bir ses deneyimi vaat ediyor.
-
![[Gran Moreno] Güneşin altında](https://futuristika.org/wp-content/uploads/2025/10/gran-moreno-gunesin-altinda.webp)
[Gran Moreno] Güneşin altında
Austin’li psikedelik rock ikilisi Gran Moreno, ilk albümleri El Sol öncesi “Hikuri” ile geliyor.
-

Heavy Temple – Garden of Heathens: Taşra saykodelyası ve doom
Philadelphia çıkışlı üçlü Heavy Temple, “Garden of Heathens” ile doom ve psychedelic rock’ın katmanlarında devam ediyor.
-

Touch Is Hold: Bir ses ve sessizlik Diyaloğu
2012 yazında Penny Rimbaud ve Louise Elliott’ın birlikte stüdyoya girdikleri “Touch Is Hold,” on üç yıl sonra yayımlandı, zamana direnen türden bir dinleme talebi.
-

Hâmil-i kart yakınımdır*
“Yakın-yakîn” korelasyonunun balonunu şişireceğim müsaadenizle. Balonları milletçe seviyoruz nasılsa!
-

[Muzaffer Akyol – Gaye Su Akyol] Düalizm: Ruh ve Madde
EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı, Muzaffer Akyol ve Gaye Su Akyol’un “Düalizm: Ruh ve Madde” başlıklı ikinci ortak sergisine 29 Nisan – 14 Haziran tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Aynı atölyeden ve aileden, farklı kuşaktan ve disiplinden gelen iki sanatçı, kendilerine özgü dil ve tekniklerle oluşturdukları son dönem eserleriyle; maddenin, simülasyonun, gerçeğin ve yenidünya düzensizliğinin karşısına,…
-

[Timurtaş Onan, Stanko Abadžić] Kesişen Yollar
Bu sergi Henri Cartier-Bresson, Robert Capa, Brassaï gibi fotoğrafçıların mirası olan büyük bir fotoğrafik geleneğin iki önde gelen yorumcusunun çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’den Timurtaş Onan ve Hırvatistan’dan Stanko Abadžić bu projede işbirliği yaparak birbirlerinin şehirlerinden ilham aldı; Onan Zagreb’i, Abadžić İstanbul’u fotoğrafladı. Her iki fotoğrafçının ürettiği siyah beyaz fotoğraflar ışığın ele alınışı ve geometrik ayrıntılara vurgu…
-

[Bahadır Boysal] Taksim Tenakuz
Karikatürist kimliği ile tanıdığımız Bahadır Boysal, bu sergisinde bambaşka bir yönüyle karşımıza çıkıyor. Mizahi bakışını ve ironik yaklaşımını resimlerinde de sürdüren sanatçı, yıllardır dergilere yaptığı çizgi-roman ve karikatür çalışmalarında ve bu sergisinde, hala yaşadığı, Taksim-Cihangir’e odaklanıyor. Bunu da daha çok “gece yaşamak” üzerinden yapıyor. İstanbul’un, özellikle Taksim’in geçmişinin lanetlerle dolu olduğuna inanan sanatçı, bunun aynı…
-

[Tutu] Lautréamont’un yayıncısının kayıp kitabı
Lautréamont’un, döneminde Maldoror ŞArkıları dışında belirdiği tek kitabın garip hikayesi.
-

Stalin’in yarı insan, yarı maymun yeni tür yaratma denemesi
[su_dropcap style=”light”]J[/su_dropcap]osef Stalin, 1920’li yıllar ortasında Planet of the Apes/Maymunlar Gezegeni benzeri, insan-maymun karışımı bir savaşçı türü yaratılması için dönemin tanınan bilim insanı Ilya Ilyanov’a emir vermiş. “Yeni bir yenilmez insan türü istiyorum, acıya dayanıklı, dirençli ve ne ile beslenirse beslensin, gücü etkilemeyecek bir tür istiyorum,” demiş. 1926 yılında Politbüro Moskova’da “canlı savaş makineleri” yaratmak…
-

[Gilles Deleuze] Sinema I – Hareket-İmge
Felsefe, sinema Deleuze & Guattari Kitaplığı Fransızcadan çeviren: Soner Özdemir Redaksiyon: Ece Nahum (Erbay), Burcu Yalım, Emre Koyuncu Kapaktaki görsel: The Cameraman (Buster Keaton) Mart 2014 ISBN 978 975 8686-74-2 289 sayfa, 15 x 21,5 cm Merida 215 gr, Enzo krem lüks 70 gr Orijinal başlık: Cinéma I – L’image-mouvement [dropcap size=big]D[/dropcap]eleuze’ün imgelerin ve göstergelerin sınıflandırılmasına ayırdığı iki ciltlik “sinema” çalışmasının ilki…
-

Üç Harfli Kelime: Aşk
Aşk, hakkında ne söylenirse söylensin – nasıl oluyorsa – bir şekilde mantıklı gelebilecek türden bir kavram. Aynı zamanda cılkı çıkarılmaya epey müsait bir tema. Üç Harfli Kelime: Aşk’ta yer alan mektuplarsa biraz olsun çizginin dışına çıkan, muhalif olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğimiz türden metinlerden oluşuyor. 2000 yılının başlarında Filipinli bir bilgisayar korsanı konusu I Love You olan…
-

[Kült Neşriyat] Ölüler Üniversitesi Manifestosu
“Akademi; ‘gezgin düşünce’ye izin vermez ve düşünceyi mülkiyete hapseder…Düşünce vahşi, yıkıcı ve tehlikeli olmalıdır. Oysa akademi; düşünceyi evcilleştirir, ehlileştirir ve törpüleyerek tehlikeli olmaktan çıkarır… Akademisyen bir laf koleksiyoncusudur, dilsel bir döngüye mahkûm olan kişidir: Hiç durmadan dedi, dedi, dedi, dedi, dedi der…” Akademi ve entelektüel sermaye bugün Türkiye’nin çıkmazlarına ne kadar cevap veriyor? Bu soruyla…
![[Futuristika!]](https://futuristika.org/wp-content/uploads/2020/12/futuristika-logo.png)
