[Fütüristika!] arşiv düzenlemesi için bakım çalışması yapmaktadır | [Futuristika!] is under maintenance

[Öykü] Çikolata sosu kaplamalı

İllüstrasyon: Demet Özge Aykan

Maykıl kuşağının önde gelen vampirlerindendi. Yakışıklı, seksi, karizmatik, entelektüeldi. Tek gecelik ilişkilerin vampiriydi Maykıl. Kanını emdiğini bırakırdı. B rh+ en sevdiğiydi; sek içerdi. B rh- acı gelirdi biraz; sulandırıp içerdi onun için. 0 rh+’i şerbet, 0 rh-‘i yemeklerde sos olarak kullanırdı.

Aylık yayınlanan Vampirin Azı Dişi’nde düzenli olarak yazıları yayımlanırdı. Kişisel deneyimlerini aktarırdı daha çok. İngilizlerin kanının soğuk oluşuna dair yazdığı bir makale vampirler arasında ciddi tartışmalara yol açmış, onları ikiye bölmüştü adeta. Kimileri gerçekten de İngilizlerin kanlarının soğuk olduğunu söylüyordu. Bazıları ise buna karşı çıkarak İngilizlerin sıcakkanlı olduklarını iddia ediyordu. Gündemi uzun süre meşgul etti bu durum. Fakat vampirler bir sabah uyandıklarında İngilizlerin kanlarının sıcak mı yoksa soğuk mu olduğunu umursamadıklarını fark ettiler. Gereksiz olan her tartışma gibi bu da günün birinde unutulmuştu.

Vampir ve Vampirella Meslek Yüksekokulu’nda Isırma ve Emme derslerine girerdi Maykıl. Ağızlarını nasıl açıp dişlerini nasıl saplayacaklarını, dillerini nasıl kullanacaklarını ve akan kanı nasıl emeceklerini anlatırdı genç vampir ile vampirellalara. Öğrencilerin sevdiği bir eğitmendi Maykıl. Zaten keyifle yapardı işini. Eğitmenlikte çok para yoktu (saati 2 dolar, yol ve yemek okula ait), işin aslı Maykıl’ın paraya ihtiyacı da yoktu. Gerçekten keyif aldığı için yapardı bu işi.

Mirasyediydi Maykıl. Aile yadigarı şatoda yaşayıp taşınmazlardan elde ettiği kiralarla yuvarlanıp giderdi. Taşınmazlardan öyle iyi gelir elde ederdi ki bankadaki paralarına dokunmazdı bile. Yardımcısı Arçibıl ile birlikte yaşardı şatoda. Maykıl kendisini bildi bileli o şatodaydı Arçibıl. 0 rh- ile beslenir, yeni tenler ve tatlar keşfetmek için ayda bir seyahate çıkardı. Ama Maykıl’ın seyahate çıktığı zamanlar hiçbir yere kıpırdamazdı. Yine o zamanlardan birinde kendisi evde, Maykıl seyahatteydi. Sıradan seyahatlerden birisiydi işte. Sekiz, bilemedin on gün sonra gelecekti. Şaşmazdı. Yedi ya da dokuz gün olmazdı. Sekiz ya da on. Fakat bu sefer her ne olduysa on üç gün sonra döndü. Görünüşünde farklı bir şeyler yoktu ama içinde bir yerlerde bir şeyler eksilmişti. Bu durumu ilk fark eden kişi olan Arçibıl’a hiçbir şey söylemedi. Üstelediği zaman ise tersledi onu. Hiçbir şey anlatmak istemiyordu. Eski Maykıl değildi artık. Arkadaşlarına kan emme maceralarını anlatmıyor, Vampirin Azı Dişi için yazılar yazmıyordu. Isırma ve Emme derslerine girmeyi de bırakmıştı artık. Bazıları bunun dönemsel bir şey olduğunu, mevsim değişikliğinden falan kaynaklandığını iddia ettiler. Arçibıl’a göre ise durum bambaşkaydı. Son çıktığı seyahatte bir şeyler olmuştu Maykıl’a, ama her ne olduysa anlatmamakta ısrarcıydı.[/one_third]

[sws_divider_line]
[sws_pullquote_right] Eski Maykıl değildi artık. Arkadaşlarına kan emme maceralarını anlatmıyor, Vampirin Azı Dişi için yazılar yazmıyordu. [/sws_pullquote_right] Bir ay sonra Maykıl’ın zayıfladığını fark etti Arçibıl. Kemer takmaya başlamıştı. Vücuduna cuk diye oturan tişört ve gömlekleri az da olsa bol geliyordu artık. Fark edilen bir şeydi bu, ama Maykıl’ın umrunda değildi. İyi beslenmediğinden kaynaklandığını düşünüyorlardı doğal olarak. Fakat sonra Maykıl’ın kan emmeyi bıraktığı öğrenildi. Bunun öğrenilmesinden kısa süre sonra da Maykıl’ın kan emmemeye yemin ettiği anlaşıldı! Kan emmeyi ve içmeyi bıraktığı zaman, son seyahatinden döndüğü zamana denk geliyordu. Maykıl’a o seyahatte artık her ne olduysa kan emmeye tövbe ettirmesine kadar varmıştı iş.

Bu olay Bat News’ta manşetten yer buldu kendisine. Herkes kuşağının önde gelen vampirlerinden birisi olan Maykıl’ın geldiği acınası noktayı konuşur hale gelmişti. Bir vampirin kan emmeye yemin etmesi! Olacak iş değildi! Tarihte bir ilkti bu. Böylesi ne görülmüş ne de duyulmuştu. Vejeteryan vampirlerin varlığından herkes haberdardı. Bu bir sorun değildi çünkü serum ile besleniyorlardı. Fakat bir vampirin kan emmemeye yemin etmesi…

Maykıl dışlanacağını bildiği için dışarı çıkmamaya, vaktinin tamamını şatosunda geçirmeye başladı. Uydu alıcısı bağlatmıştı eve, durmadan televizyon seyrediyordu. Bin beş yüz tane kanal vardı elinin altında, hepsine bir tuş kadar uzaktı. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyordu o kutucuğa bakarken. Tüm gün berjerine kurulup o kutucukta neler olup bittiğine bakıyordu. Geceleri ise eğer canı çok sıkıldıysa ormanda uzun yürüyüşlere çıkıyordu.

Günün birinde garip görünümlü birkaç vampir ziyarete geldi Maykıl’ı. En az gece kadar siyah pelerinli, gündüz kadar beyaz tenli, ağaç dalları gibi uzun saçlı beş vampir. Kan emmemeye dair ettiği yeminin ciddiyetini sordular ona. Çok ciddi olduğunu söyledi Maykıl. Vampirler birbirlerine şöyle bir baktıktan sonra yavaşça Maykıl’ın üzerine doğru yürümeye başladılar. İkisi ani hareketlerle Arçibıl’ı etkisiz hale getirirken üçü Maykıl’a kara büyü yaptılar. Maykıl öyle büyük acılar hissetmedi ama ters giden bir şeyler olduğunu anlamıştı. Vampirler ile Arçibıl kendisine şaşkınlık içinde bakıyordu. Şaşkındılar çünkü Maykıl artık bir vampir değil, çikolata sosu kaplamalı bir dondurmaydı! Vampirler görevlerini tamamladıklarına kanaat getirerek oradan ayrıldılar. Çıkmadan önce bunun Vampirleri Koruma Kollama ve Yaşatma Derneği’nin kararı olduğunu söylediler. Romanya’dan gelen beş Dracula’ydı bu vampirler. Dernekte üst düzey yöneticiydiler. Bu göreve onlar seçilmemişti, kendileri seçmişti, gönüllüydüler bu işe. Vampir dediğin kan emmemeye yemin eder miydi hiç? Bu ne biçim saçmalıktı böyle? Yıldızın parlamaması gibi bir şeydi bu. Ya da dünyanın dönmemesi gibi. Veya bir çeşmenin akmaması gibi. Olmaması eksiklik olarak kabul edilecek bir şeydi.

Yeni görünümüne yabancılık çekmedi Maykıl. Eskiden her ne yapıyorsa hala onları yapmaya devam edebiliyordu. Yürüyor, koşuyor, yiyor, içiyor ve berjerine kurulup televizyon seyredebiliyordu. Zaten uzun zamandır vampirlerin arasına karıştığı da yoktu, onun için sorun değildi bu yeni görünümü. Yalnız, eski halinden yalnızca bir farkı vardı: Artık vampir dişleri yoktu. Onların yerinde minicik, insanlarda bulunan türden, olabildiğince normal azı dişleri vardı. Fakat bunu sorun etmedi Maykıl. Kan emmemeye yemin edeli uzun zaman olmuştu.

Canı çok sıkıldığında geceleri ormanda yürüyüş yapmaya devam etti. Çok dolaştığı zamanlar erimeye başlıyordu. Bu durumu hissettiği zaman koşturarak şatosuna geri dönüyor ve buzdolabına girip donmayı bekliyordu. Daha iyi bir çözüm olarak klima taktırdı şatoya. Tüm katlarına hem de. On beş katta da klima vardı artık, zemin kat dahil! Ama Arçibıl kendi katındaki klimayı çalıştırmıyordu genelde. Zaten yiyecek ve içecek servisi yapmaya başladığı zaman buz gibi odalarda gezinmek canını sıkıyordu, soğuğu sevmiyordu Arçibıl. Sıcak yerlerin vampiriydi. Onun için Akdeniz sahilleri en sevdiği tatil beldesiydi.

Klima iyiydi, güzeldi ama yaz mevsimi gelince sorun çıkarmaya başladı. Maykıl’ın vücut sıcaklığını dengeleyememesi ve orasından burasından erimeye başlaması canını sıkıyordu. Buzdolabı da klostorofobik gelmeye başlıyordu artık. Arçibıl’ın da tavsiyesiyle kuzeye gitmeye karar verdi Maykıl. Ama bu şekilde olmazdı. Bu şekilde herhangi bir tabutun içine sığmazdı. Sığsa bile tabutun soğutma sistemi olmadığı için eriyip giderdi. Uzun süren tartışmalardan sonra Avrupa’nın en iyi derin dondurucu fabrikasının yönetim kurulu başkanlığına uzunca bir mektup yazıp yüklü miktarda para gönderdiler. İkiye bir ebadında, elektrik akımı olmadan çalışabilecek, içten kilitlenebilir, darbeye dayanıklı, titanyumdan yapılma bir derin dondurucu üretmelerini istediler kendileri için. Ayrupa’nın en iyi derin dondurucu fabrikasının en iyi mühendisleri kısa sürede yerine getirdiler garip buldukları bu isteği.

Arçibıl nereye gitmek istediğini sorduğunda “İzlanda!” diye yanıtladı Maykıl. Arçibıl oraya kadar gidemeyeceğini ama kendisine refakat edebilecek birisini bulabileceğini söyledi Maykıl’a. İki gün sonra Mişel adlı genç bir vampirellayla geldi Arçibıl. Vampbar’da garson olarak çalışan ve kan grubu ayırd etmeyen, ne bulursa içen, etine dolgun bir vampirellaydı Mişel. Patronundan özel izin alarak kabul etmişti Arçibıl’ın bu isteğini. Maykıl’a İzlanda’ya kadar eşlik ettikten sonra geri gelecekti.

Vakit kaybetmeden özel yapım derin dondurucunun içine girdi Maykıl. Kendisine yardım ettiği esnada Mişel’in göğüslerine değdi vücudu. Onların esneyip yayıldıklarını hissetti ve bu uzun zamandır hissetmediği bir şeydi. Derin dondurucunun kapağı üzerine kapandığında aklı Mişel’in göğüslerindeydi. İzlanda’ya gidene kadar onları düşünüp durdu. Bir ara dayanamayıp kendisini tatmin etmeye kalkıştı ama soğuktan eli çubuğuna yapışınca öylece kalakaldı. Uzun uğraşlar sonucunda elini oradan geri alabildiğinde bir daha yaklaştırmadı.

İzlanda’ya vardıklarında Arçibıl’ın eski bir dostunun şatosunda kalacaktı Maykıl. İstediği kadar kalabilecekti orada. Ne de olsa sahibi uzaklardaydı.

Maykıl derin dondurucudan çıkar çıkmaz biraz daha kalmasını söyledi Mişel’e. Ve sevişmek istediğini açıkça belirtti. Cinselliği seven birisiydi Mişel ama daha önce çikolata sosu kaplamalı bir dondurmayla sevişmemişti hiç, doğal olarak. Bu işi nasıl yapacaklarını merak etti. “Çubuğum var ya” dedi Maykıl. “Evet, kocaman hem de!” dedi Mişel. Maykıl onu tutup kendisine çekti. Mişel yılların alışkanlığı olarak ısırmaya kalkıştı hemen. Çikolata sosunun çatladığını hissedince çığlığı bastı Maykıl. Özür diledi Mişel. Çatlayan çikolata sosunun altındaki şeye baktı. Vişne çürüğü renginde bir şeydi ve aktığı falan yoktu; öylece duruyordu. Organlarından birisidir diye düşündü Mişel. Maykıl kendisine aynada baktıktan sonra ciddi bir sorun olmadığına karar vererek sevişmeye kaldıkları yerden devam ettiler. “Isırma, sadece yala” dedi Maykıl. Mişel de denileni yaptı. Garip bir tecrübeydi. Daha önce yalamak hiç aklına gelmemişti. Arada bir kendisine engel olamayarak dişlerini yavaşça sürtüyordu Maykıl’ın çikolata sosu kaplamasının üzerine. Maykıl yalandıkça içten içe eridiğini hissetti. Sonra da az önce ısırılan yerinden akan sıvıyı gördü ve Mişel’e durmasını söyledi titreyen sesiyle. Sevişme oracıkta sona erdi. İkisinin de hevesi kursağında kalmıştı.

İlk uçakla geri döndü Mişel. Maykıl da çikolata sosu kabuk bağlayana kadar çıkmadı evden. Yarası iyileşince büyük kara pelerinini üzerine örterek gece gezmelerine çıkmaya başladı. O gecelerden birisinde Sigur Ros konserine denk geldi. Orada bulunduğu beşinci dakikada mest olmuştu. Daha önce duymadığı türde müzik yapıyordu adamlar. Ne dedikleri hakkında en ufak bir fikri bile yoktu ama müzik evrenseldi ve adamlar harika müzik yapıyorlardı! Konser bitimine kadar oturduğu yerden dinledi adamları. Müziğin içinde bir yerleri ısıttığını hissediyordu, soğukla ise zaten derdi yoktu. Kalabalıkla karşılaşmamak için konserin bitmesine az bir süre kala uzaklaştı oradan.

Eve dönüş yolunda bir barın az ilerisinde bekleyen iki fahişe gördü. Onlara doğru yaklaşarak dondurma sevip sevmediklerini sordu.

Aaron Hobson Alain Mascarou Alberto Giacometti Alberto Manguel Alberto Savinio Aldous Huxley Aleister Crowley Alejandra Pizarnik Alejandro Jodorowsky Alejandro Zambra Alexander Hacke Alexander Sergeyeviç Yesenin-Volpin Alfred Jarry Algan Sezgintüredi Ali Akay Allah Almanya Alper Canıgüz Alper KAmu alt kültür Andreas Baader Andre Breton Andre Gide Andre Rene Rousimoff Andre the Giant Andrew Losowsky Andrey Tarkovski André Breton & Philiphe Soupault Andy Warhol Anna Atkins Anna Massey Anna Romanovna Izryadnov Anthony Burgess ANTONIN ARTAUD Armağan Ekici Arthur Brown Arthur Cravan Arthur Rimbaud Ash Ra Temple A Silver Mt Zion Aslanlaşma Aslı Bostancı Atatürk Atilla Birkiye Atom Egoyan A torinói ló Austin Osman Spare avangard avangart Ayfer Tunç Ayhan Geçgin Ayhan Çağlar Aziz Genet A Zona B-movie Bahçeşehir Üniversitesi Bakışsız Bakışsız bir kedi kara balkan Banksy Bansky Banu Alkan Barack Obama Barones Else Von Freytag-Loringhoven Baroness Bartolomeo Vanzetti barış Barış Akkurt Barış ve Demokrasi Barış Yarsel Bask baskı basılı yayın basın basın toplantısı Bathory Batman Baysan Yüksel bağımsız bağımsız film BBC Beale Caddesi beat beat edebiyatı beat generation beat kuşağı Beatles beatnik bebek beden bedensel deformasyon Beethoven Begüm Güzel Behemoth belediye belgesel Belle & Sebastian bellek Belçika Berlin Betty Blue Beyaz Kuzgun Beyoğlu Beşiktaş Beşir Fuad bienal biletix Bilge Karasu bilim kurgu bilimkurgu bilinç akışı Bill Ward Birol Ünel Birsen Tezer Bizans bizarre black metal Black Ovarian Death March Black Sabbath Blaise Cendrars Blind Cat Black Blixa Bargeld Bloomsday Bob Dylan Bolesław Skulik Bora Akıncıtürk Borges Borges 113 yaşında Boris Vian Boris Ştrugatski Boston Bozlu Art Project Boğaz boşluk Brian Eno Brion Gysin Bronislav Prochazka Bryan Ferry Budapeşte bulmaca bulvar Bunny Munro Burcu Perçin Béla Tarr Bülent Erkmen Cabaret Voltaire caferağa Cambridge cami Camille Claudel Can canavar Can Can Heads Caspian caz cehennem Celal Mordeniz Cemal Arığ Cemal Süreya Cer Modern Cevdet Erek Ceza Cezayir Chantal Akerman charles bukowski Charles Darwin Charles Dickens Chris King Christian Debois Chuck Palanhuik cinayet cinnet cinsellik Claude Faraldo Cleon Peterson Colophon Colophon 2009 Comics Comte de Lautréamont Conrad Schnitzler Cory Doctorow Cozy Powell Culture Multure cut-up cyberpunk César Vallejo Dada dadaizm Dagerreyotipi Dagon Ezoterik Tarikatı Daguerreotype Dagur Kari Dali Damien Hirst dan haag dans Dante Dante Alighieri Danzig Darbe Dario Argento dark ambient dark jazz dava Dave Eggers David Bowie David Byrne David Keenan David Lynch dayanışma DDR Death In Vegas death metal Deborah Lupton dedektif Deep Purple Defter Kazıyıcılar Kooperatifi dehşet delilik demokrasi deney deneysel deneysel müzik Dengue Fever deniz DEPO dergi dergi yazarları derleme Der Orchideengarten Derya Bengi devlet devrim Dick Tracy Diederick Kraaijeveld Die Firma die toten hosen dijital gramafon dijital sanat dijital yayıncılık dil din direniş disiplinlerarası disko distopya diyalog dizi DJ dj set documentary Dogzstar Domenico Modugno Don Kişot Donnie Darko doom Doris Lessing Dostoyevski download doğa doğaçlama Doğu Almanya drama drone drone rock DSP Duchamp Duke Ellington dunia Dusha Bateson dönüşüm dünya Düş Yola e-book e-kitap E.M. Cioran E Ayhan Çağlar ece ayhan Ece Ayhan anma etkinlikleri Ece Ayhan Sivil Girişimi Ece Ayhan Çağlar Ece Gamze Atıcı Edebiyat Edgar Allan Poe Edith Piaf editör editör yazısı efemera Efemerista Efemerista Efrim Manuck Egg Dancing Eilish Lambrechtsen Einstürzende Neubauten Ekavart Gallery ek gösterim ekoloji ekolojik yaşam ortaklığı ekolojk yaşam Ekümenopolis El Arte de Volar Electric Wizard elektronik elektronika elektronik müzik Eleştirel Söylem Analizi eleştiri Elif Yıldız Elliot Smith El Topo Emanuel Mathias Emiliano Zapata Emmy Hennings Enda Hughes Ender Ormanlar Engelbert Kievernagel Engin Güneysu Enis Batur Enki Bilal Ennio Morricone enstalasyon Enteresan tasarım Epifanía Uveda de Robledo Eray Mert Erdem Helvacıoğlu Erdem Şenocak Erenköy Eric Andersen Erik Satie erkek Erkin Gören Erkin Koray Erkut Terliksiz Ernest Fuchs Ernest Hemingway Ernst Fuchs Ernst Jones Ersin Kalkan Ertem Eğilmez Ertuğrul Kürkçü Esat C. Başak Eskil Vogt Eskişehir estetik Etgar Karet Etgar Keret Etkinlik Eugene Hütz Eugeniusz Bąk ev evlilik Evren Ekşi Evvel Evvel Fanzin Ewald Gawlik experimental eylem eğitim eğlence Eşiktekiler facebook Faith d'Aluisio fantastik fantezi fanzin Fatih Akın Fatih Recep Tayyip Erdoğan Faust faşizm fc st pauli Federico Fellini Feeling B felsefe feminizm Femme Fatales Fenerbahçe Ferdydurke Ferenc Liszt Ferhat Uludere Feriköy Pazarı ferit edgü Fernando Pessoa festival fetiş Feyyaz Kayacan Filippo Tommaso Marinetti Filistin Film film festivali filmler filozof Finnegans Wake Flaneur Comics Flannery O'Connor flickr Fluttery Records Fluxus Fluxus 50 folk Forough Farrokhzad Forugh Farrokhzad Fotoğraf fotoğrafçı fotoğrafçılık Francesca Woodman Francis Picabia Franco Brambilla Frank Zappa Fransa Fransız Franz Kafka Franz Marc François Truffaut Fred Fiction Freedom Express Friedrich Nietzsche Fritz The Cat Fugazi Funny Games Futbol Futuristika Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Füruğ Ferruhzad Fütü fütürist manifesto Fütürizm Gabriela Benackova gala Galata galeri Galeri Merkur Galeri Nev Galileo Galilei Galina Benislavskoya garage garaj garajistanbul Gary Lucas Gaye Su Akyol gazete gazeteci gece Gecenin Sonuna Yolculuk gelecek gelenek gemi Geoffroy de Boismenu George Grosz George Orwell Georges Bataille Georges Perec George Whitman George Yuri Yesenin Georg Trakl Gerhard Urbanek gerilim Gertrude Stein gerçek gerçeküstü gerçeküstücülük gezegen gezgin gezi Gezi/Mekan Gezi Direnişi Gezi Parkı geçmiş Ghetto Gilles Deleuze Giovanni Scognamillo Giuseppe Culicchia giysi Goblin Godflesh God is an Astronaut Godspeed You Black Emperor Gogol Bordello gol Gordon Matta Clark Gotham Gothic Americana Grace Grace Jones graffiti grafik grafik tasarım grafitti Grails Grand Funk Railroad Gregor Samsa grindcore grotesk Grup Ses Beats Guardian Guildford Dörtlüsü Guillaume Apollinaire Guillermo del Toro Gurme Gurme Gustav Klimt Gustav Klimt 150 yaşında Gustav Meyrink Gus Van Sant Gypsy Lou Webb görmek görsel görsellik Görüntü görüntü gösteri gösterim Güncel Güney Gotiği Güney Kore günlük gıda H.P. Lovecraft Halil Duranay Halit Kıvanç halk Hamlet Hannah Höch Hans-Lukas Kieser Hans Arp Hans Richter Hans Rudolf Ruedi Giger Haramiler hardcore Hardcore Punk Harfhane Harfhane Yayınları Harold Pinter harsh noise Hartmut Bitomsky hastalık hayal hayal gücü Hayat Hayat Haymatlos hayvan Heath Ledger heavy metal hediye Hegel Heinrich Himmler Henrik Isaksson Garnell Herman Melville Herta Müller Hey Jude heykel High Fidelity hikaye Hikmet Benol Hippi Perihan histeri Hitler Hitoshi Matsumoto Holger Czukay Hollanda Hollandalı Horaley Howard Phillips Lovecraft Howard Zinn Hrant Dink HR Giger Hugh B.O’Brian Hugo Ball Hukuk Fakültesi Hungry Planet Hunter S. Thompson Hush Galeri Hush Gallery Håvard Skaset Håvard Volden Héléne Cixous Hülya Vatansever Hür Yumer Ian Mackaye I Create Soundscapes idam ifade özgürlüğü IKSV iktidar ilan-ı aşk iletişim illüstrasyon illüstratör imge Imre Kertesz inceleme Indie Indigo industrial insan insanlık interaktif interaktif heykel internet intihar Ira Cohen Irvine Welsh Isadora Duncan Isidore Ducasse istanbul indie scene Istanbul Noir istismar isyan içerik işitsel J.D. Salinger Jack Kerouac Jacques Derrida Jacques Prévert Jacques Ranciére Jacques Rigaut Jacques Roubaud Jacques Vaché Jaguar Kitap Jaguar Yayınları James Duval James Gleeson James Graham Ballard James Joyce Janacek Jana Müller Jane Birkin Janset Karavin Jan Švankmajer Japon Japonya Javier Marías jazz Jean-Paul Marat Jean-Paul Sartre Jean Cocteau Jean Genet Jean Jacques Lequeu Jean Luc Godard Jean Rollin Jean Sol Partre Jecques Vergès Jeff Bridges Jeff Buckley Jennifer Martenson Jeremy Profit Jessica Green Day J G Ballard Jimi Hendrix Jim Jarmusch Jim Morrison Jimmy Page Jimmy Yensid Jim Norton Joachim Trier Joan Baez Joan O’Hara Joe Strummer John Boorman John Brandon John Cale John Crowley John Cuddy John Dillinger John Goodman John Herschel John Hurt John Milton John R. Searle Johnston McCulley John Zorn Jonathan Forgansh Jonathan Rhys Meyers Jonathan Safran Foer Jon Theodore Jon Webb Jorge Luis Borges Josef Albers Josef Koudelka Joseph Kosuth Josh Brolin Joy Division JRR Tolkien Juan Ralfo Jude Law Jules Monnerot Jules Verne Julianne Moore Julie Doucet Julien Torma Juliet Hulme Juliet Stephenson Julio Cortázar junkie Jürg Solothurnmann kabare Kaddis a Meg Nem Született Gyermekent Kadife sokak Kadir İnanır Kadıköy kadın kafa kafabindünya Kafka kahve kamera kaos kaotik edebiyat Kara Büyü kara kedi Karanlıkta Dans kara tiyatro kara tren Kara Şövalye Karel Reisz karga Karga Mecmua Kargart karikatür Karl Marks karnaval Karotte kartpostal karşı kültür kasaba Katalan katar katliam kedi Keith Richards kelimeler Kenneth Anger Kenneth Branagh kent kentsel dönüşüm kes yapıştır Kiki kilise kimlik kitabevi Kitabiyat kitap kitap eleştirisi kitap kapakları kitaplık klasik müzik Klaus Schulze Kletka Red klip Kohei Yashiyiki Kokomo kolaj koleksiyon kolektif Komplo Komplo komplo teorisi kompozisyon komünizm konferans konser konserler Konstantiniyye Üçlemesi Konstantin Stanislavski Kore korku korku edebiyatı korku filmi korkunç filmler kostüm kover krautrock Kreuzberg Kristin Scott-Thomas Kuad Galeri kukla kumaş Kunsthalle Kurgu Kurt Schwitters Kurt Vonnegut Kurt Vonnegut Jr Kösmonaut köy köşe yazısı kült Kült Neşriyat kültür kültürel küratör küreselleşme Küçük İskender kırmızı kısa film kısa hikaye Kızıl Ordu Fraksiyonu L'Attentat Laibach Laika Lale Müldür Lamb Langston Hughes Lars Lindstrom Lars Von Trier Laszlo Fogarasi Jr. Lautreamont Lawrence Durrell Lawrence Ferlinghetti Leata Land Lech J. Majewski Lech Majewski Led Zeppelin Lenin Leningrad Leonardo da Vinci Leopold Wróbel Leos Carax Leo Troçki Les Murray Levent Şentürk Lev Troçki lezzet LGBT Life liste Liza Bear Liz Jensen logo Lolita Londra Louis-Ferdinand Céline Louis-Ferdinand Céline 118 yaşında Louis-Jacques-Mandé Daguerre Louis Aragon Louise Hindsgavl Loujon Press Lou Reed Lovecraft LSD Lucien Sénémaud Lydia Lunch Lyn Hejinian László Krasznahorkai Löpçük Lüksemburg Macar Macaristan Macedonio Fernandez Madchester Mahir Duman makarna makina manga manifesto manken Man Ray manyak Marcel Duchamp Marcel Proust Marcel Schwob Maria Kodama Marilyn Monroe marionette Mariya Andreyevna market Mark Z. Danielewski Marsden Hartley Marx'ın Dönüşü masa masal Masashi Kawamura masumiyet Matbuat Matbuat matematik math rock Matt Borrusso Matt Dillon Maurice Blanchot Maurice Sendak Mauvais Sang Mavado Charon mavi Max Brod Max Ernst Max Jacob Mayhem mağara Medya Medya Mehmet Gökmen Mehmet Siyahkalem Mehmet Zaman Saçlıoğlu Mehtap Meral mekan Meksika mektup Meltem Ege Memento mori Mesut İtku meta-metin metal metin Metin Erksan Metis meydan Meydan Gazetesi meyve Mezarlık Michael Cooney Michael Gira Michel Foucault Mihran Tomasyan Mike Hostench Mikhail Bulgakov Mikrokolektyw Milano Milena militarizm mimari mimarlık Mimar Sinan Üniversitesi Mine Söğüt minimalizm Mircea Cărtărescu Miron Zownir Mirza Metin Mississippi Nehri mizah Moby Dick moda model modernizm Mogwai monolog Moskova movie poetry mp3 Mr. Natural Mrcello Mgni Mtaär mum Murat Cem Şerbetçi Murat Nemet-Nejat Museum für Konkrete Kunst Musevi music Musiki Mustafa İtku mutfak mutluluk Mutlu Yetkin myspace Münir Hayri Egeli müzayede müze müzik müzikal müzisyen mısır Naked Lunch Nazi Nazizm Nazım Ünal Yılmaz Necati Tosuner Nechayevschina nefret Neil Young Nekizm Nekropsi Neu! Neue Slowenische Kunst Neuromancer new model army New Orleans New York Nick Cave Nick Hornby Nico Nico Papatakis Nida Kireççi Nietzsche Nikola Tesla Nişantaşı Noam Chomsky Nobel Ödülü Nod noise Norgunk Norgunk Yayıncılık Norveç Notre Dame NSK Nusrat Fateh Ali Khan Occult rock OccupyGezi Occupy Gezi Parkı oi okuma Okültizm Olga Knipper Oliver Saks Omar Rodriguez-Lopez online yayıncılık opera Operation Room organik ürünler Orhan Gencebay Ortaçağ Oscar Wilde Oscar Zeta Acosta Osman Cavcı Osmanlı otel Ottlo Kafka Oulipo Outlet oyun oyuncak oyuncu Oğuz Arıcı Oğuz Atay Pablo Neruda pagan panel pantolon pantomim Paola Dionisotti para Paranoid Park Paris Paris sous la pluie park Park Chan-Wook parti Pat Kinevane Patti Smith Paul Avrich Paul Bowles Paul Claudel Paul Eluard Paul Hurst Pauline Baynes Paul Klee Paul Valéry Paul Verlaine Paul Wheeler Paweł Stolorz Pera Film Pera Müzesi performans Pete Postlethwaite Peter Bürger Peter Greenaway Peter Menzel Peter Singer Peter Steele Petra Heöcker Peyote Philip K. Dick Philippe Dijan Philippe Soupault Pi Artwoks Pi Artworks Pi Artworks Istanbul Picasso Pier Paolo Pasolini Pierre Albert-Birot Pierre de Massot Pierre Henry Piha Kolektif Pilevneli Project piyanist Poe Poe'nun 200. doğum günü Poe-nun 200. yıldönümü Poe Günleri poetika Poetry Scores Politik Politik politika Polonya Pontiak pop art Pops Farrar popüler kültür Popüler Kültür porno pornografi Portre Portre post-metal post-punk poster post hardcore post punk post rock Prag pratik pre punk program progressive rock proje Projeler propaganda propaganda yayınları Proscenium Arch protesto psikanaliz psikoloji psychedelic psychedelic rock psychodelic psychodelic rock pulp punk punk rock Puruli Kültür Sanat Pınar İlkiz Queer Quentin Tarantino Radikal radyo Rafet Arslan Rainer Maria Rilke Rammellzee Rammstein Ray Bradbury Raymond Poincaré Raymond Queneau Raymond Roussel Rebecca Pinteon Red Sparowes Refik Anadol Regis Debray Reha Erdem rehber Reinhard Kleist Reinhard Scheibner reklam Rene Magritte renk René Char Replikas resim Resim Bölümü ressam retro retro futuristik retro futurizm Ribemont-Dessaignes Richard Brautigan Richard Ellmann Richard Huelsenbeck Richard Le Gallienne Richard Sennett Ridley Scott ritual ambient ritüel Robert-Louis Stevenson Robert Crumb Robert De Niro Robert Desnos Robert Plant Robert Smith Robert Walser ROBOTİK HAYALLER rock rock'n roll Rockwell Kent Roj Friberg Rolf Lappert roman Romina Raffaelli Ron Mueck Rosa Barba Rosa Luxemburg Ross Canon Roy Andersson Ruhi Su Rune Grammofon Rus rusya Ryohei Hase rüya Rıfat ŞAHİNER Rıza Pehlevi Sachsenhausen Sadık Hidayet sahne salata salon SALT Beyoğlu Salt Galata Salvador Dali Samuel beckett Sanat Sanat sanat galerisi sanatçı Sandro Aguilar San Francisco sansür Santralistanbul sapkınlık sapıklık Sarah Kane Sarkis sarkıntılık Sarıcaalili Godot Mustafa satanizm savaş Savva Morozov saykodelik sağlık Sean Foley sebze Secret Chiefs 3 Sedat Türkantoz seks Selahattin Özpalabıyıklar Sel Yayınları Selçuk Artut sempozyum senarist Senin Ailen Bir Yalan Yavrum Serge Gainsbourg Sergei Bruyukhonenko Sergey Yesenin Sergey Yesenin yazı dizisi Sergio Leone Serhat Köksal ses sessiz sessiz film sessiz sinema sevgi sevgili Sevil Tunaboylu Sex Pistols Seydi Murat Koç Seyyar Sahne seçki Shakespeare Shaktar Donetsk Shuji Terayama siberpunk Sigmund Freud Signe Berstrom Sinan Tınar sinsiyet Siren Yayınları sirk Situasyonizm Sitüasyonist Enternasyonal Sivil itaatsizlik nedir sivil sorular Sivil İtaatsizlik Siyahi Dergisi siyaset Slavoj Žižek Sleep Maps SLip SODA Sofya Andreyevna Tolstoy Sohrab Mohebbi sokak sokak edbiyatı sokak sanatçıları Sokak Sanatı solo Sonic Youth sosyal sosyalist sosyalizm sosyoloji sovyetler birliği soykırım Space music spagetti spagetti western SSCB St. Louis Stanislas Szukalski Star Wars Steampunk Stefano Marini Stephen King Stockholm Stoner Rock stream street art Suat Kemal Angı Sukiyaki Western Django Sun God sunum Superman surf Susan Sontag Swans Sylvain Cotte Sylvia Plath Sátántangó süper kahraman sürrealist sürrealist eylem türkiye Sürrealizm sıcak taciz Tadanori Yokoo Tad Danielewski tahakküm Tahran Bienali Taksim Taksim Gezi Parkı Talin Büyükkürciyan Tangerine Dream tango Tanrı Tanıl Bora tanıtım tarantula tarif tarih tarihte bu hafta Tasarım Tasarım tasarımcı tatil Tatyana Yesenin Tayland taşra Taşıdıkları Şeyler tecavüz Ted Hughes Tehlikeli Oyunlar Teknoloji Teknoloji telefon televizyon Tenten terkedilmiş Terra Incognita Terry Bisson Terry Gilliam Tetsuya Ishida The Bad Seeds the Beatles The Brian Jonestown Massacre the Clash The Doors The Empire Project Thee silver mt. zion Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band The Ex The Fall The Handsome Family The Lord of the Rings The Mars Volta Themroc The NAtion The Ninth Life of Louis Drax Theodor W. Adorno Theo van Doesburg The Paper Eater the Pogues The Smiths The Stooges The Velvet Underground The Weird Girls This Will Destroy You Thomas Bernhard Thomas Keenan Three Fried Men Thrill Jockey Records Théophile Alexandre Steinlen Tim Burton Tim Larson Tim O'Brien Timurtaş Onan tipografi tiyatro tiyatro dışı metin Tokyo Tom Cora Tom Hall Tom Robbins Tom Waits Tony Gatlif Tophane toplama kampı topluluk toplum Toru Kageyama Totalitarizm trailer Trainspotter transgender tren trenler Trey Spruance Tristan Tzara trompet Tufandan Sonra Turgut Uyar Turhan Günay turizm turne Tutunamayanlar tv Twitter Tyler Durden Type O Negative tören tüketim Tülay German tünel Türk Türkiye Türk Sineması türlerin kökeni Tütün Deposu Ulrike Meinhof ultras ulusalcılık Ulus Baker uluslararası Uluslararası Af Örgütü Ulver Ulysses Unabomber Un Chant d'Amour unutulmasın diye Urban Jealousy USSR uyarlama uyku Uykuda Çocuk Ölümleri Uzak doğu Uçma Sanatı vagon vahşet Vamos Bien vampir Van Gogh Varg Vikernes varoluş Vatan Partisi Velimir Khlebnikov Vermin Supreme Vic Chesnutt Vic Chestnutt Victor Hugo video klip Vinnie Appice Vinnie Jones Vinnie Paul vintage Virginia Woolf Virginie Despantes vizyonsuz sinema Vladimir Makanin Vladimir Nabokov Vladimir İlyiç Ulyanov vokal Volkan Aslan Vs. Vsevolod Meyerhold Vüs'at O. Bener Walter Benjamin Wassily Kandinsky Watchmen web 2.0 web dergi Weiland Herzfelde We Make Magazines Wheat Würtzburger William Blake William Burroughs William Faulkner William Gibson William Heath Robinson William S. Burroughs Wim Wenders Wire Witold Gombrowicz Wolfgang Hilbig Wooden Shjips WOUNDED WOLF PRESS Wrekmeister Harmonies Xiu Xiu Yadigâr Ejder Yalı Hanı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık yaratıcılık Yaratılış yarışma yayın yayıncılık yayınevi Yayınlanmamış önsözler yazar yazı Yazı dizisi Yazı dizisi Yazı dizisi: Nico yağmur yaşam Yaşar Çabuklu yemek yeni yıl Yer6 Hafıza yeraltı yeraltı edebiyatı Yerel İllüstratörler 02 yerleştirme Yevgeni Zamyatin Yeşilçam Yitik Ülke Yayınları YKY Yoko Ono yoksulluk yolculuk Youtube Yukio Mishima Yunanistan Yurdaer Altıntaş Yves Klein yönetmen Yüksek Lisans Yüzüklerin Efendisi yılbaşı yıllık Zafer Aracagök Zafer Yalçınpınar zeitgeist Zeki Alasya Zeliha Berksoy Zeynep Arabacıoğlu Zinaida Reich zine Ziya Osman Saba zombi zombie Zombie Green Room zombie movie zombi filmi Zoomoozofon zulüm Ç.R.O.P. Çanakkale Çanakkaleli Melahat Çanakkale İçinde Çek Cumhuriyeti Çekoslovakya Çin Çingene Çizgi Roman Okurları Platformu Çiğdem Erken Éditions Gallimard Édouard Levé Ölülerimizi Topluyoruz Ölüm Tarlaları Ömer Bakan Ömer Madra Ömer Uluç Özdem Petek Özge Dirik Özgül Tanyeri Özkan Şahin Ümit Kireççi çağdaş sanat çekim çeviri çevirmen çevre çevre koruma çizer çizgi film çizgi roman çizim çocuk çok-kültürlülük çöp ödül ölü ölüler ölüm örümcek öykü özel koleksiyon özgürlük öğrenci öğretim üniversite üretim ütopik mimari ütopya İbni Haldun İFSAK İhsan Oktay Anar İkinci Dünya Savaşı İlahi Komedya İlber Ortaylı İlhan Berk İlhan Mimaroğlu İlyas Odman İmece İngiliz İngiltere İnsan Hakları İran İsa İslamiyet İsmail Yerguz İspanya İsrail İstanbul İstanbul Bilgi Üniversitesi İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi İstanbul Modern İstanbul Modern Sinema İsveç İsviçre İtalya İtalyan İtalyan sinemasi İvan Turgenyev ırkçılık Şeyda Öztürk Şeytan Duymadan Önce Ştrugatski Biraderler şair şan şans şarkı şarkıcı şehir şiddet şiir şizofreni