[Fütüristika!] arşiv düzenlemesi için bakım çalışması yapmaktadır | [Futuristika!] is under maintenance

Ses, anlatı ve tutarlılık: Muhalefet için yüksek standartlar

[sws_3_columns title=””] Muhalefet: 1. Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. 2. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. 3. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler. muhalefet etmek: karşı davranışta bulunmak, karşı çıkmak.
[sws_divider_line]

[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]

“…karşıt olmanın, hayır demenin, itiraz etmenin, yani bizim anladığımız anlamda muhalif olmanın söylemsel veya toplumsal bir gücü yok.”

[sws_divider_line]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]

“Egemen söylemlerin hepsi, bu mücadeleye “sesli” başlıyorlar. Her ne kadar hatalı olursa olsun bir argümanları, söylemin ortaya koyduğu bir mantığı var.”

[sws_divider_line]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]

“Söyleyiş, ifade, bildiri” gibi anlamlandırmalara bakarsak, söylem kelimesinin postmodern kullanılışı TDK’ya uğramamış.”

[sws_divider_line]
[sws_divider_padding]


[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]
[sws_divider_padding]

“Anlatılar, karşı-söylemlere hayat veriyor ve onları sadece birer “hayır” olmaktan kurtarıyor.”

[sws_divider_line]

[/sws_3_columns]

[sws_3_columns_2thirds_last title=””]

Bir görüşe, eyleme, düşünceye muhalif olmak, aykırı olmak, karşıt olmak tam olarak ne anlama geliyor? Biz toplum olarak kelimelerin şiddet ve çözümsüzlük yönündeki anlamlarını şişiren bir anlayışa sahibiz. Mesela meydan kavramının “ya kelle kesilen ya kral devrilen yer” olduğu anlayışına, yani meydan kelimesinin şiddetle nasıl yoğurulduğuna ve bu yorumun polis şiddetine olası katkısına daha önce değinmiştik. Benzer bir durum muhalif ve ondan türeyen muhalefet sözcüğü için de geçerli. Görünen o ki, özellikle siyasi alanda, muhalefetten ve muhalif olmaktan anladığımız, TDK’nın bize sunduğu anlamla aynı çizgide: itiraz etmek, karşı çıkmak, anlaşmamak, aykırı olmak. Bu tür bir karşıtlık her ne kadar ilk başta demokrasi açısından sağlıklı gözükse de, maalesef demokrasinin amacı olan çok sesliliğe ihanet ediyor. Çünkü karşıt olmanın, hayır demenin, itiraz etmenin, yani bizim anladığımız anlamda muhalif olmanın söylemsel veya toplumsal bir gücü yok. Bir sesin gücü, onun arkasında ona itici güç olan hikayenin kapsamlılığından ve söylemin tutarlılığından gelir. Böyle bir tanımı ölçüt koyarsak, ülkemizdeki yükselen tek sesliliğin sebeplerinden birini görmeye başlayabiliriz.

Ses Üzerine

Ses kelimesinin kültür, egemenlik, güç yapısı gibi kavramlarla olan ilişkisini, söylem kelimesinin Foucault sayesinde kazandığı postmodern anlama bağlayabiliriz. “Söyleyiş, ifade, bildiri” gibi anlamlandırmalara bakarsak, söylem kelimesinin postmodern kullanılışı TDK’ya uğramamış. O yüzden bu yazıda kullanılacağı şekilde söylem kelimesini şu şekilde tanımlayabiliriz: toplumsal düsturları kapsayan ve tekrarlanması sayesinde bahsedilen düsturları yayan, böylece içselleştirilen dilsel kalıp. Mesela, “bir nezaketten sonra teşekkür edilmesi” bu açıklamaya göre söylem tanımının içine giriyor. Toplumsal bir genel kuralı–bu örnekte “nezaket” başlığı içinde toplanabilecek karşılıklı münasebet kuralını–aile, oku, kitap, film, müzik vs gibi toplumsal muhabbetin olduğu, söylemlerin dolaşımda bulunduğu heryer tekrarlıyor. Biz de bu tekrarlamadan payımızı kanıksamak olarak alıyoruz.

Bazı söylemler uzun süreler boyunca dokunulmadan dolaşımda kalabiliyor. “Yaşlılara saygı duyulur,” “yalan söylemek ayıptır,” “parayla mutluluk satın alınmaz” gibi söylemler toplumun işleyişini kolaylaştırdığı ve genel olarak kabul gören düsturlar olduğu için yüzyıllar boyunca nesillerden nesillere aktarılıyor. Fakat bazı söylemler zaman geçtikçe tartışmaya açılıyor. “Erkek evin reisidir,” “kara ten rengine sahip olanlar daha aptaldır,” “güzel olanlar iyi insanlardır,” “eşcinsellik hastalıktır,” “kadınlar ev hanımı olmalıdır,” “fakirler çalışmadıkları için fakirdir” gibi söylemler, tartışmaya açılanların bazıları.

Bahsedilen tartışmaya açma ve yerleşmiş, egemen halini almış, fakat toplum için sorunlu hale gelmiş söylemlerin sorgulanmaya başlaması, bizi “ses” kavramı üzerinde durmaya savet ediyor.

Egemen söylemlerin hepsi, bu mücadeleye “sesli” başlıyorlar. Her ne kadar hatalı olursa olsun bir argümanları, söylemin ortaya koyduğu bir mantığı var. Eleştirmek isteyenler için alenen yanlış olan egemen söylemin argümanı, gerek kültürün gerekse siyasi yapının güç basamaklarından faydalanıyor. Toplumun bir söylemi kabul etmiş olması başlı başına bir zorluk yaratıyor. Fakat buna ek olarak, egemen söylem günlük hayattaki davranışları etkileyerek “ses” buluyor.

“Ses” gibi anlatması zor bir kavrama bir de karşı taraftan bakalım. Toplumda kimler “susturulmuş” durumda? Mesela sürekli öldürülmekte olan kadınlar. Tehdit altında olan, beraber olduğu insandan dayak yiyen, tehditler alan ve sonunda öldürülen kadınlar. Bu durumda kadınların sesi olmadığı ve karşılaştıkları herkes tarafından susturuldukları aşikar. Herşeyden önce “erkek her zaman daha haklıdır” egemen söylemi, içselleştirildiği takdirde, bir kadının ya dövülmesine rağmen erkekle beraber kalmasına, ya da zulüm görmesine rağmen etrafına şikayet edememesine yol açıyor. Polise veya devlete sığınmaya kalkarsa daha çok baskı altında kalacağını bilen kadınlardan bazıları, buna rağmen devletten, savcıdan veya polisten yardım istiyor. Fakat toplumumuzda kadına karşı ne kadar olumsuz ve güçsüzleştirici söylem varsa devlet mekanizmaları tarafından korunduğu için, tehdit altındaki kadına yardım edilmiyor ve her hafta en az bir kaç tane benzer cinayeti gazetelerde okuyoruz. Bu durumda kadın: erkeğe karşı koyamıyor; tehditten ve içselleştirilmiş güçsüzlükten etrafına şikayet edemiyor; cesaret edip polise, savcıya veya devlete gitse bile bu kurumlar erkek-egemen söylemi yaşatıyorlar. Neticede bu durumda olan bir kadın “susturulmuş” oluyor.

Ses, tamamen güç ve güçlendirme ile ilgili bir kavramdır. Egemen söylem toplumda kabul gördüğü, kültür, siyasi, ekonomik ve yasal mekanizmalar tarafından desteklendiği için güçlü bir sese sahiptir. Fakat egemen söylemin aksi yönünde gitmeye çalışan bir karşı-söylem, ilk andan itibaren bütün bu etkilerin direncine karşı gelmek zorundadır. Mücadeleye susturulmuş başlar.

Etkin bir karşı-söylem geliştirmek, o söyleme ses verebilmekle alakalıdır. Tek başına bir ‘hayır’ hiç bir zaman bir karşı-söylem olamaz ve bir gücü de yoktur. Bir karşı-söyleme güç verebilmek, herşeyden önce onu kültürün ve toplumun bir parçası haline getirebilmekle başlar. Fakat burada biraz durmamız lazım. Söylem, karşı-söylem ve ses kavramlarının, “kültür” kavramı ile organik bir ilişkisi vardır. Burada bir parantez açıp o ilişkiden bahsetmek çok önemlidir.

(Kültür

Kültür kavramını tarih içerisinde birçok değişiklik geçirdi. Çok kısaca özetlemek gerekirse: 1800lü yılların sonunda kendilerinin üstün konumlarını tescil etmek isteyen Avrupalı “bilim adamları,” kültür kavramını toplumların bir hiyerarşisi şeklinde tanımladı. Tabii ki, barbar olarak nitelendirdikleri siyahilerin veya doğuluların kültürleri çok ‘az’dı ve ideal olan bir Avrupa’lı gibi yaşamaktı. Daha sonra aynı çizgide “üst kültür” ve “alt kültür” ayrımları yapıldı. Buna göre insanlar kültür sahibi olabilirler, ve “kültürlü” olabilirlerdi. Tabii ki bu yine Avrupları gibi davranmayı öğrenmek, onların dinledikleri müzikten hoşlanmak ve yaptıklarını yapmaya çalışmaktan geçiyordu. Özellikle ikinci dünya savaşından sonra bu tür tanımlara ciddi itirazlar oldu[1. Bu itirazlarda başı Fransa’da varoluşsal felsefe üretenler ve Wittgenstein başta getirdi. Beraber Kant’ın izini çoğunlukla sildiler. Yani–özellikle Wittgenstein’ın herşeyi dilsel bir oyun olarak tanımlamasından sonra–dünyadaki ‘şeyler’ kendi içlerinde tanımları olan gerçeklikler olarak algılanmayı bıraktı. Onun yerine, herşey belli bir zaman/mekan çerçevesindeki kullanımı ile değerlendirilmeye başlandı.]. A.B.D.’li diplomatların 1950lerde diğer ülkelerin kültürlerini öğrenmeye çalışmaları ile başlayan delilik[2. Edward T. Hall ile başladı.], kültür çalışmalarına başlı başına bir hayat verdi ve bugün kültür çalışmaları bambaşka bir noktada[3. Kültür çalışmalarının ne kadar bambaşka noktalara geldiğini görmek için bkz: Zizek!!]. Bugün kültürün iki temel tanımı var. Birinci tanım, kültürü öğrenilen yapılar olarak görüyor[4. Kültür kavramının kısa tarihi ve bahsedilen anlamı için bkz: Kevin Avruch, Culture and Conflict Resolution. USIP. 1998]. Bu tanıma göre kültür, herhangi bir topluluğun geliştirdiği ve yeni üyelerine öğretebildiği bir arada yaşama şekli. Bu tanıma göre “doktorluk” da bir kültür, “öğretmenlik” de, “çocuk parkı”nın da bir kültürü var, “dersliğin” de, “ülkenin” de.

Fakat söylem, karşı-söylem ve ses ile alakası olan kültür tanımları bunlar değil. Bu yazıda kullanılan kültür tanımı dil ile doğrudan alakalı. Bu tanıma göre kültür denilen yaşanan, hayata geçirilen söylemlerin toplamından ibaret[5. Bu tanım W. J. Starosta’ya ait.]. İnsanların arasında dolaşan söylemlerin hayat bulması, kültürün hayat bulması demek oluyor. Mesela “Türkler yaşlılara saygı duyar” söylemi davranışlarla, anmalarla, törenlerle vs. hayat bulduğu zaman, kültürün bir parçası haline gelmiş oluyor. Fakat güç ile ilgili konulara girdiğimiz zaman masumiyet çabuk bozuluyor. Bu tanımdan yola çıkmak bir kaç sonuç doğuruyor.

  1. Herşeyden önce, kültür sürekli bir ikna etme anlamına geliyor. Hangi söylemin bir topluluk içerisinde dolaşımda olduğu, hangisinin hayata geçirilip geçirilmeyeceğine karar verilmesi, kültürün parçası olan insanların sürekli değişik yönlere birbirini ikna ettiğini gösteriyor.
  2. Bu yüzden kültür sabit birşey olmaktan çıkıyor. Sürekli var olan ikna, değişim kavramını kültür kavramının değişmeyen bir parşası haline getiriyor.
  3. Kültürün değişmesi, söylemlerin ve karşı-söylemlerin o topluluk içerisinde birbirlerine göreceli sahip oldukları sese bağlı oluyor. O topluluk içerisinde daha çok dolaşan, daha çok sese sahip olan söylem, o kültürü değiştirmiş oluyor.
  4. Kültür denilen kavram güç mekanizmalarından uzak olarak görülemiyor. Hergün kullandığımız, hayata geçirdiğimiz anlamlar, bize güç mekanizmaları tarafından sunuluyor. Farkında olmasak da, sadece belli bir sese, yani güce, sahip söylemleri ve anlamları kullanıyoruz günlük hayatımızda. O yüzden, hangi söylemlere ve anlamara göre yaşamayı seçtiğimiz, kültürün yapısında var olan güç dengelerini koruduğumuzu  mu, onların aksi yönünde gittiğimizi mi belirliyor.
  5. Kültürün güç yapısını değiştirebilmek, karşı-söylemlerin bolluğuna ve seslerine kalıyor. Tekrar ve tekrar: “hayır” duruşu karşımıza güçsüz bir itiraz olarak çıkıyor.

)

Anlatı Üzerine

Karşı-söylemlerin bir sese kavuşabilmesinin arkasındaki en büyük itici güç anlatılar. Anlatılar, sese sahip olmayan insanların hikayeleri. Bu tür hikayelerin bilinmesi, karşı-söylemlerin içlerini dolduruyor. Mesela bir gazetede kadına karşı şiddeti protesto eden bir yazıyı okuyanlar büyük bir çoğunluk oluşturmayabiliyor. Fakat, 24 yaşına henüz girmiş Damla’nın hayalleri, umutları, yaşadıkları zorluklar ve üzüntüleri sonrasında en sevdiği insan tarafından nasıl dövülerek öldürüldüğünün anlatılması geniş bir okuyucu kitlesine hitap edebiliyor ve daha akılda kalıcı oluyor. Bu tür anlatıların radyo, dergi, kitap, televizyon, sinema ve tiyatro gibi değişik kanallardan sunulması, karşı-söylemin “sesini” mutlaka arttırıyor.

Anlatılar, karşı-söylemlere hayat veriyor ve onları sadece birer “hayır” olmaktan kurtarıyor. Karşı-söylemler, anlatılar sayesinde güç kazandığı gibi, susturulmuş insanların hikayeleri, anlatılar sayesinde karşı-söylem yapısına giriyor, ses kazanıyor ve toplumsal değişimde önemli bir yer tutuyor.

Tabii, anlatıların ve karşı-söylemlerin bir kültür içerisinde yaratabileceği meşruiyet krizini aşabilmesi için hem kendi içerisinde, hem de parçası olduğu kültürle kendisini tutarlı göstermesi gerekiyor. Anlatıların tutarlı olabilmeleri için, kahramanlarının kendi karakterleri çerçevesinde davranmaları birinci şart. Daha sonra içinde bulunduğu kültürün zaman anlayışına uyması, yaptığı ve söylediği şeylerin gerekçelerinin kültür tarafından kabul görüyor olması, bunun için de karakterini, davranışını ve söylemini o kültür içerisinde kabul gören bir temaya oturtması lazım[6. Anlatıların tutarlılığı için: Anlatı çalışmalarının çağımız dehaları Gubrium ve Holstein’e bakılabilir. Bunun dışında Charlotte Linde’in anlatıların anlamsal tutarlılıkları üzerine özel araştırması vardır.]. Bu tür bir anlamsal tutarlılığa sahip olmayan anlatılar, kendilerine yer yapamazlar.

Muhalefet Reloaded

Bu durumda, sadece “itiraz” etmeye çalışan muhalefet anlayışının bir gücü olmadığı ve sadece kendi güveninirliğine zarar verdiği umarım ki daha da belli oldu. Gerçekten bir sonuç bekleyerek muhalefet olmak isteyen birinin, güç sahibine “hayır, yanlışsın” demesi, çoğu zaman birşeyi değiştirmiyor. Etkili bir muhalif olmak için, güç sahibinin sözünü beklemek yerine, dolaşımda olan egemen söylemleri tespit ederek onlara karşı-söylemler üretmek ve o karşı-söylemlere güç vermek için anlatılar bulmak, tutarlı bir biçimde yaymaya çalışmak gerekiyor.

Bu tür bir muhalif anlayışının hem iyi, hem de çok iç açıcı olmayan sonuçları olabilir. Mesela, ülkemizdeki demokrasi sisteminin tek sesliğe gitmesi karşısında durması gereken “muhalefetin,” kendisini ‘itiraz’ anlamı etrafında çerçevelemiş TDK muhalefeti olduğu açık. Bununa beraber, karşı-söylem geliştirmek ve toplumda bunu anlatılarla yaymaya çalışmak siyasetin eline kalmak zorunda değil. Muhalif olmak isteyenler karşı-söylemler geliştirip, onlara ses vermeye çalışabilirler–ki bazı belgeseller, filmler ve kitaplar bunu zaten başarı ile gerçekleştirmekte.

Öyle ya da böyle, muhalif olmak zor zanaat. Egemen söylemlere karşı mücadele başlatanlar, genellikle “susturulmuş” konuma terk edilmenin her türlü baskısını hissederek başlarını kaldırmaya çalışıyorlar. Fakat ikna mekanizmalarının, karşı-söylemin ve kültürün içerdiği değişim fikri umutlu olmamızı sağlıyor. Sözün olduğu yerde, umut hiç bir zaman sınırlı bir kaynak değildir. Wittgenstein’ın dediği gibi: “Denebilecek her ne varsa, daha iyi bir şekilde söylenebilir.”
[sws_divider_line]
[/sws_3_columns_2thirds_last]
Notlar:

Aaron Hobson Alain Mascarou Alberto Giacometti Alberto Manguel Alberto Savinio Aldous Huxley Aleister Crowley Alejandra Pizarnik Alejandro Jodorowsky Alejandro Zambra Alexander Hacke Alexander Sergeyeviç Yesenin-Volpin Alfred Jarry Algan Sezgintüredi Ali Akay Allah Almanya Alper Canıgüz Alper KAmu alt kültür Andreas Baader Andre Breton Andre Gide Andre Rene Rousimoff Andre the Giant Andrew Losowsky Andrey Tarkovski André Breton & Philiphe Soupault Andy Warhol Anna Atkins Anna Massey Anna Romanovna Izryadnov Anthony Burgess ANTONIN ARTAUD Armağan Ekici Arthur Brown Arthur Cravan Arthur Rimbaud Ash Ra Temple A Silver Mt Zion Aslanlaşma Aslı Bostancı Atatürk Atilla Birkiye Atom Egoyan A torinói ló Austin Osman Spare avangard avangart Ayfer Tunç Ayhan Geçgin Ayhan Çağlar Aziz Genet A Zona B-movie Bahçeşehir Üniversitesi Bakışsız Bakışsız bir kedi kara balkan Banksy Bansky Banu Alkan Barack Obama Barones Else Von Freytag-Loringhoven Baroness Bartolomeo Vanzetti barış Barış Akkurt Barış ve Demokrasi Barış Yarsel Bask baskı basılı yayın basın basın toplantısı Bathory Batman Baysan Yüksel bağımsız bağımsız film BBC Beale Caddesi beat beat edebiyatı beat generation beat kuşağı Beatles beatnik bebek beden bedensel deformasyon Beethoven Begüm Güzel Behemoth belediye belgesel Belle & Sebastian bellek Belçika Berlin Betty Blue Beyaz Kuzgun Beyoğlu Beşiktaş Beşir Fuad bienal biletix Bilge Karasu bilim kurgu bilimkurgu bilinç akışı Bill Ward Birol Ünel Birsen Tezer Bizans bizarre black metal Black Ovarian Death March Black Sabbath Blaise Cendrars Blind Cat Black Blixa Bargeld Bloomsday Bob Dylan Bolesław Skulik Bora Akıncıtürk Borges Borges 113 yaşında Boris Vian Boris Ştrugatski Boston Bozlu Art Project Boğaz boşluk Brian Eno Brion Gysin Bronislav Prochazka Bryan Ferry Budapeşte bulmaca bulvar Bunny Munro Burcu Perçin Béla Tarr Bülent Erkmen Cabaret Voltaire caferağa Cambridge cami Camille Claudel Can canavar Can Can Heads Caspian caz cehennem Celal Mordeniz Cemal Arığ Cemal Süreya Cer Modern Cevdet Erek Ceza Cezayir Chantal Akerman charles bukowski Charles Darwin Charles Dickens Chris King Christian Debois Chuck Palanhuik cinayet cinnet cinsellik Claude Faraldo Cleon Peterson Colophon Colophon 2009 Comics Comte de Lautréamont Conrad Schnitzler Cory Doctorow Cozy Powell Culture Multure cut-up cyberpunk César Vallejo Dada dadaizm Dagerreyotipi Dagon Ezoterik Tarikatı Daguerreotype Dagur Kari Dali Damien Hirst dan haag dans Dante Dante Alighieri Danzig Darbe Dario Argento dark ambient dark jazz dava Dave Eggers David Bowie David Byrne David Keenan David Lynch dayanışma DDR Death In Vegas death metal Deborah Lupton dedektif Deep Purple Defter Kazıyıcılar Kooperatifi dehşet delilik demokrasi deney deneysel deneysel müzik Dengue Fever deniz DEPO dergi dergi yazarları derleme Der Orchideengarten Derya Bengi devlet devrim Dick Tracy Diederick Kraaijeveld Die Firma die toten hosen dijital gramafon dijital sanat dijital yayıncılık dil din direniş disiplinlerarası disko distopya diyalog dizi DJ dj set documentary Dogzstar Domenico Modugno Don Kişot Donnie Darko doom Doris Lessing Dostoyevski download doğa doğaçlama Doğu Almanya drama drone drone rock DSP Duchamp Duke Ellington dunia Dusha Bateson dönüşüm dünya Düş Yola e-book e-kitap E.M. Cioran E Ayhan Çağlar ece ayhan Ece Ayhan anma etkinlikleri Ece Ayhan Sivil Girişimi Ece Ayhan Çağlar Ece Gamze Atıcı Edebiyat Edgar Allan Poe Edith Piaf editör editör yazısı efemera Efemerista Efemerista Efrim Manuck Egg Dancing Eilish Lambrechtsen Einstürzende Neubauten Ekavart Gallery ek gösterim ekoloji ekolojik yaşam ortaklığı ekolojk yaşam Ekümenopolis El Arte de Volar Electric Wizard elektronik elektronika elektronik müzik Eleştirel Söylem Analizi eleştiri Elif Yıldız Elliot Smith El Topo Emanuel Mathias Emiliano Zapata Emmy Hennings Enda Hughes Ender Ormanlar Engelbert Kievernagel Engin Güneysu Enis Batur Enki Bilal Ennio Morricone enstalasyon Enteresan tasarım Epifanía Uveda de Robledo Eray Mert Erdem Helvacıoğlu Erdem Şenocak Erenköy Eric Andersen Erik Satie erkek Erkin Gören Erkin Koray Erkut Terliksiz Ernest Fuchs Ernest Hemingway Ernst Fuchs Ernst Jones Ersin Kalkan Ertem Eğilmez Ertuğrul Kürkçü Esat C. Başak Eskil Vogt Eskişehir estetik Etgar Karet Etgar Keret Etkinlik Eugene Hütz Eugeniusz Bąk ev evlilik Evren Ekşi Evvel Evvel Fanzin Ewald Gawlik experimental eylem eğitim eğlence Eşiktekiler facebook Faith d'Aluisio fantastik fantezi fanzin Fatih Akın Fatih Recep Tayyip Erdoğan Faust faşizm fc st pauli Federico Fellini Feeling B felsefe feminizm Femme Fatales Fenerbahçe Ferdydurke Ferenc Liszt Ferhat Uludere Feriköy Pazarı ferit edgü Fernando Pessoa festival fetiş Feyyaz Kayacan Filippo Tommaso Marinetti Filistin Film film festivali filmler filozof Finnegans Wake Flaneur Comics Flannery O'Connor flickr Fluttery Records Fluxus Fluxus 50 folk Forough Farrokhzad Forugh Farrokhzad Fotoğraf fotoğrafçı fotoğrafçılık Francesca Woodman Francis Picabia Franco Brambilla Frank Zappa Fransa Fransız Franz Kafka Franz Marc François Truffaut Fred Fiction Freedom Express Friedrich Nietzsche Fritz The Cat Fugazi Funny Games Futbol Futuristika Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Füruğ Ferruhzad Fütü fütürist manifesto Fütürizm Gabriela Benackova gala Galata galeri Galeri Merkur Galeri Nev Galileo Galilei Galina Benislavskoya garage garaj garajistanbul Gary Lucas Gaye Su Akyol gazete gazeteci gece Gecenin Sonuna Yolculuk gelecek gelenek gemi Geoffroy de Boismenu George Grosz George Orwell Georges Bataille Georges Perec George Whitman George Yuri Yesenin Georg Trakl Gerhard Urbanek gerilim Gertrude Stein gerçek gerçeküstü gerçeküstücülük gezegen gezgin gezi Gezi/Mekan Gezi Direnişi Gezi Parkı geçmiş Ghetto Gilles Deleuze Giovanni Scognamillo Giuseppe Culicchia giysi Goblin Godflesh God is an Astronaut Godspeed You Black Emperor Gogol Bordello gol Gordon Matta Clark Gotham Gothic Americana Grace Grace Jones graffiti grafik grafik tasarım grafitti Grails Grand Funk Railroad Gregor Samsa grindcore grotesk Grup Ses Beats Guardian Guildford Dörtlüsü Guillaume Apollinaire Guillermo del Toro Gurme Gurme Gustav Klimt Gustav Klimt 150 yaşında Gustav Meyrink Gus Van Sant Gypsy Lou Webb görmek görsel görsellik Görüntü görüntü gösteri gösterim Güncel Güney Gotiği Güney Kore günlük gıda H.P. Lovecraft Halil Duranay Halit Kıvanç halk Hamlet Hannah Höch Hans-Lukas Kieser Hans Arp Hans Richter Hans Rudolf Ruedi Giger Haramiler hardcore Hardcore Punk Harfhane Harfhane Yayınları Harold Pinter harsh noise Hartmut Bitomsky hastalık hayal hayal gücü Hayat Hayat Haymatlos hayvan Heath Ledger heavy metal hediye Hegel Heinrich Himmler Henrik Isaksson Garnell Herman Melville Herta Müller Hey Jude heykel High Fidelity hikaye Hikmet Benol Hippi Perihan histeri Hitler Hitoshi Matsumoto Holger Czukay Hollanda Hollandalı Horaley Howard Phillips Lovecraft Howard Zinn Hrant Dink HR Giger Hugh B.O’Brian Hugo Ball Hukuk Fakültesi Hungry Planet Hunter S. Thompson Hush Galeri Hush Gallery Håvard Skaset Håvard Volden Héléne Cixous Hülya Vatansever Hür Yumer Ian Mackaye I Create Soundscapes idam ifade özgürlüğü IKSV iktidar ilan-ı aşk iletişim illüstrasyon illüstratör imge Imre Kertesz inceleme Indie Indigo industrial insan insanlık interaktif interaktif heykel internet intihar Ira Cohen Irvine Welsh Isadora Duncan Isidore Ducasse istanbul indie scene Istanbul Noir istismar isyan içerik işitsel J.D. Salinger Jack Kerouac Jacques Derrida Jacques Prévert Jacques Ranciére Jacques Rigaut Jacques Roubaud Jacques Vaché Jaguar Kitap Jaguar Yayınları James Duval James Gleeson James Graham Ballard James Joyce Janacek Jana Müller Jane Birkin Janset Karavin Jan Švankmajer Japon Japonya Javier Marías jazz Jean-Paul Marat Jean-Paul Sartre Jean Cocteau Jean Genet Jean Jacques Lequeu Jean Luc Godard Jean Rollin Jean Sol Partre Jecques Vergès Jeff Bridges Jeff Buckley Jennifer Martenson Jeremy Profit Jessica Green Day J G Ballard Jimi Hendrix Jim Jarmusch Jim Morrison Jimmy Page Jimmy Yensid Jim Norton Joachim Trier Joan Baez Joan O’Hara Joe Strummer John Boorman John Brandon John Cale John Crowley John Cuddy John Dillinger John Goodman John Herschel John Hurt John Milton John R. Searle Johnston McCulley John Zorn Jonathan Forgansh Jonathan Rhys Meyers Jonathan Safran Foer Jon Theodore Jon Webb Jorge Luis Borges Josef Albers Josef Koudelka Joseph Kosuth Josh Brolin Joy Division JRR Tolkien Juan Ralfo Jude Law Jules Monnerot Jules Verne Julianne Moore Julie Doucet Julien Torma Juliet Hulme Juliet Stephenson Julio Cortázar junkie Jürg Solothurnmann kabare Kaddis a Meg Nem Született Gyermekent Kadife sokak Kadir İnanır Kadıköy kadın kafa kafabindünya Kafka kahve kamera kaos kaotik edebiyat Kara Büyü kara kedi Karanlıkta Dans kara tiyatro kara tren Kara Şövalye Karel Reisz karga Karga Mecmua Kargart karikatür Karl Marks karnaval Karotte kartpostal karşı kültür kasaba Katalan katar katliam kedi Keith Richards kelimeler Kenneth Anger Kenneth Branagh kent kentsel dönüşüm kes yapıştır Kiki kilise kimlik kitabevi Kitabiyat kitap kitap eleştirisi kitap kapakları kitaplık klasik müzik Klaus Schulze Kletka Red klip Kohei Yashiyiki Kokomo kolaj koleksiyon kolektif Komplo Komplo komplo teorisi kompozisyon komünizm konferans konser konserler Konstantiniyye Üçlemesi Konstantin Stanislavski Kore korku korku edebiyatı korku filmi korkunç filmler kostüm kover krautrock Kreuzberg Kristin Scott-Thomas Kuad Galeri kukla kumaş Kunsthalle Kurgu Kurt Schwitters Kurt Vonnegut Kurt Vonnegut Jr Kösmonaut köy köşe yazısı kült Kült Neşriyat kültür kültürel küratör küreselleşme Küçük İskender kırmızı kısa film kısa hikaye Kızıl Ordu Fraksiyonu L'Attentat Laibach Laika Lale Müldür Lamb Langston Hughes Lars Lindstrom Lars Von Trier Laszlo Fogarasi Jr. Lautreamont Lawrence Durrell Lawrence Ferlinghetti Leata Land Lech J. Majewski Lech Majewski Led Zeppelin Lenin Leningrad Leonardo da Vinci Leopold Wróbel Leos Carax Leo Troçki Les Murray Levent Şentürk Lev Troçki lezzet LGBT Life liste Liza Bear Liz Jensen logo Lolita Londra Louis-Ferdinand Céline Louis-Ferdinand Céline 118 yaşında Louis-Jacques-Mandé Daguerre Louis Aragon Louise Hindsgavl Loujon Press Lou Reed Lovecraft LSD Lucien Sénémaud Lydia Lunch Lyn Hejinian László Krasznahorkai Löpçük Lüksemburg Macar Macaristan Macedonio Fernandez Madchester Mahir Duman makarna makina manga manifesto manken Man Ray manyak Marcel Duchamp Marcel Proust Marcel Schwob Maria Kodama Marilyn Monroe marionette Mariya Andreyevna market Mark Z. Danielewski Marsden Hartley Marx'ın Dönüşü masa masal Masashi Kawamura masumiyet Matbuat Matbuat matematik math rock Matt Borrusso Matt Dillon Maurice Blanchot Maurice Sendak Mauvais Sang Mavado Charon mavi Max Brod Max Ernst Max Jacob Mayhem mağara Medya Medya Mehmet Gökmen Mehmet Siyahkalem Mehmet Zaman Saçlıoğlu Mehtap Meral mekan Meksika mektup Meltem Ege Memento mori Mesut İtku meta-metin metal metin Metin Erksan Metis meydan Meydan Gazetesi meyve Mezarlık Michael Cooney Michael Gira Michel Foucault Mihran Tomasyan Mike Hostench Mikhail Bulgakov Mikrokolektyw Milano Milena militarizm mimari mimarlık Mimar Sinan Üniversitesi Mine Söğüt minimalizm Mircea Cărtărescu Miron Zownir Mirza Metin Mississippi Nehri mizah Moby Dick moda model modernizm Mogwai monolog Moskova movie poetry mp3 Mr. Natural Mrcello Mgni Mtaär mum Murat Cem Şerbetçi Murat Nemet-Nejat Museum für Konkrete Kunst Musevi music Musiki Mustafa İtku mutfak mutluluk Mutlu Yetkin myspace Münir Hayri Egeli müzayede müze müzik müzikal müzisyen mısır Naked Lunch Nazi Nazizm Nazım Ünal Yılmaz Necati Tosuner Nechayevschina nefret Neil Young Nekizm Nekropsi Neu! Neue Slowenische Kunst Neuromancer new model army New Orleans New York Nick Cave Nick Hornby Nico Nico Papatakis Nida Kireççi Nietzsche Nikola Tesla Nişantaşı Noam Chomsky Nobel Ödülü Nod noise Norgunk Norgunk Yayıncılık Norveç Notre Dame NSK Nusrat Fateh Ali Khan Occult rock OccupyGezi Occupy Gezi Parkı oi okuma Okültizm Olga Knipper Oliver Saks Omar Rodriguez-Lopez online yayıncılık opera Operation Room organik ürünler Orhan Gencebay Ortaçağ Oscar Wilde Oscar Zeta Acosta Osman Cavcı Osmanlı otel Ottlo Kafka Oulipo Outlet oyun oyuncak oyuncu Oğuz Arıcı Oğuz Atay Pablo Neruda pagan panel pantolon pantomim Paola Dionisotti para Paranoid Park Paris Paris sous la pluie park Park Chan-Wook parti Pat Kinevane Patti Smith Paul Avrich Paul Bowles Paul Claudel Paul Eluard Paul Hurst Pauline Baynes Paul Klee Paul Valéry Paul Verlaine Paul Wheeler Paweł Stolorz Pera Film Pera Müzesi performans Pete Postlethwaite Peter Bürger Peter Greenaway Peter Menzel Peter Singer Peter Steele Petra Heöcker Peyote Philip K. Dick Philippe Dijan Philippe Soupault Pi Artwoks Pi Artworks Pi Artworks Istanbul Picasso Pier Paolo Pasolini Pierre Albert-Birot Pierre de Massot Pierre Henry Piha Kolektif Pilevneli Project piyanist Poe Poe'nun 200. doğum günü Poe-nun 200. yıldönümü Poe Günleri poetika Poetry Scores Politik Politik politika Polonya Pontiak pop art Pops Farrar popüler kültür Popüler Kültür porno pornografi Portre Portre post-metal post-punk poster post hardcore post punk post rock Prag pratik pre punk program progressive rock proje Projeler propaganda propaganda yayınları Proscenium Arch protesto psikanaliz psikoloji psychedelic psychedelic rock psychodelic psychodelic rock pulp punk punk rock Puruli Kültür Sanat Pınar İlkiz Queer Quentin Tarantino Radikal radyo Rafet Arslan Rainer Maria Rilke Rammellzee Rammstein Ray Bradbury Raymond Poincaré Raymond Queneau Raymond Roussel Rebecca Pinteon Red Sparowes Refik Anadol Regis Debray Reha Erdem rehber Reinhard Kleist Reinhard Scheibner reklam Rene Magritte renk René Char Replikas resim Resim Bölümü ressam retro retro futuristik retro futurizm Ribemont-Dessaignes Richard Brautigan Richard Ellmann Richard Huelsenbeck Richard Le Gallienne Richard Sennett Ridley Scott ritual ambient ritüel Robert-Louis Stevenson Robert Crumb Robert De Niro Robert Desnos Robert Plant Robert Smith Robert Walser ROBOTİK HAYALLER rock rock'n roll Rockwell Kent Roj Friberg Rolf Lappert roman Romina Raffaelli Ron Mueck Rosa Barba Rosa Luxemburg Ross Canon Roy Andersson Ruhi Su Rune Grammofon Rus rusya Ryohei Hase rüya Rıfat ŞAHİNER Rıza Pehlevi Sachsenhausen Sadık Hidayet sahne salata salon SALT Beyoğlu Salt Galata Salvador Dali Samuel beckett Sanat Sanat sanat galerisi sanatçı Sandro Aguilar San Francisco sansür Santralistanbul sapkınlık sapıklık Sarah Kane Sarkis sarkıntılık Sarıcaalili Godot Mustafa satanizm savaş Savva Morozov saykodelik sağlık Sean Foley sebze Secret Chiefs 3 Sedat Türkantoz seks Selahattin Özpalabıyıklar Sel Yayınları Selçuk Artut sempozyum senarist Senin Ailen Bir Yalan Yavrum Serge Gainsbourg Sergei Bruyukhonenko Sergey Yesenin Sergey Yesenin yazı dizisi Sergio Leone Serhat Köksal ses sessiz sessiz film sessiz sinema sevgi sevgili Sevil Tunaboylu Sex Pistols Seydi Murat Koç Seyyar Sahne seçki Shakespeare Shaktar Donetsk Shuji Terayama siberpunk Sigmund Freud Signe Berstrom Sinan Tınar sinsiyet Siren Yayınları sirk Situasyonizm Sitüasyonist Enternasyonal Sivil itaatsizlik nedir sivil sorular Sivil İtaatsizlik Siyahi Dergisi siyaset Slavoj Žižek Sleep Maps SLip SODA Sofya Andreyevna Tolstoy Sohrab Mohebbi sokak sokak edbiyatı sokak sanatçıları Sokak Sanatı solo Sonic Youth sosyal sosyalist sosyalizm sosyoloji sovyetler birliği soykırım Space music spagetti spagetti western SSCB St. Louis Stanislas Szukalski Star Wars Steampunk Stefano Marini Stephen King Stockholm Stoner Rock stream street art Suat Kemal Angı Sukiyaki Western Django Sun God sunum Superman surf Susan Sontag Swans Sylvain Cotte Sylvia Plath Sátántangó süper kahraman sürrealist sürrealist eylem türkiye Sürrealizm sıcak taciz Tadanori Yokoo Tad Danielewski tahakküm Tahran Bienali Taksim Taksim Gezi Parkı Talin Büyükkürciyan Tangerine Dream tango Tanrı Tanıl Bora tanıtım tarantula tarif tarih tarihte bu hafta Tasarım Tasarım tasarımcı tatil Tatyana Yesenin Tayland taşra Taşıdıkları Şeyler tecavüz Ted Hughes Tehlikeli Oyunlar Teknoloji Teknoloji telefon televizyon Tenten terkedilmiş Terra Incognita Terry Bisson Terry Gilliam Tetsuya Ishida The Bad Seeds the Beatles The Brian Jonestown Massacre the Clash The Doors The Empire Project Thee silver mt. zion Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band The Ex The Fall The Handsome Family The Lord of the Rings The Mars Volta Themroc The NAtion The Ninth Life of Louis Drax Theodor W. Adorno Theo van Doesburg The Paper Eater the Pogues The Smiths The Stooges The Velvet Underground The Weird Girls This Will Destroy You Thomas Bernhard Thomas Keenan Three Fried Men Thrill Jockey Records Théophile Alexandre Steinlen Tim Burton Tim Larson Tim O'Brien Timurtaş Onan tipografi tiyatro tiyatro dışı metin Tokyo Tom Cora Tom Hall Tom Robbins Tom Waits Tony Gatlif Tophane toplama kampı topluluk toplum Toru Kageyama Totalitarizm trailer Trainspotter transgender tren trenler Trey Spruance Tristan Tzara trompet Tufandan Sonra Turgut Uyar Turhan Günay turizm turne Tutunamayanlar tv Twitter Tyler Durden Type O Negative tören tüketim Tülay German tünel Türk Türkiye Türk Sineması türlerin kökeni Tütün Deposu Ulrike Meinhof ultras ulusalcılık Ulus Baker uluslararası Uluslararası Af Örgütü Ulver Ulysses Unabomber Un Chant d'Amour unutulmasın diye Urban Jealousy USSR uyarlama uyku Uykuda Çocuk Ölümleri Uzak doğu Uçma Sanatı vagon vahşet Vamos Bien vampir Van Gogh Varg Vikernes varoluş Vatan Partisi Velimir Khlebnikov Vermin Supreme Vic Chesnutt Vic Chestnutt Victor Hugo video klip Vinnie Appice Vinnie Jones Vinnie Paul vintage Virginia Woolf Virginie Despantes vizyonsuz sinema Vladimir Makanin Vladimir Nabokov Vladimir İlyiç Ulyanov vokal Volkan Aslan Vs. Vsevolod Meyerhold Vüs'at O. Bener Walter Benjamin Wassily Kandinsky Watchmen web 2.0 web dergi Weiland Herzfelde We Make Magazines Wheat Würtzburger William Blake William Burroughs William Faulkner William Gibson William Heath Robinson William S. Burroughs Wim Wenders Wire Witold Gombrowicz Wolfgang Hilbig Wooden Shjips WOUNDED WOLF PRESS Wrekmeister Harmonies Xiu Xiu Yadigâr Ejder Yalı Hanı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık yaratıcılık Yaratılış yarışma yayın yayıncılık yayınevi Yayınlanmamış önsözler yazar yazı Yazı dizisi Yazı dizisi Yazı dizisi: Nico yağmur yaşam Yaşar Çabuklu yemek yeni yıl Yer6 Hafıza yeraltı yeraltı edebiyatı Yerel İllüstratörler 02 yerleştirme Yevgeni Zamyatin Yeşilçam Yitik Ülke Yayınları YKY Yoko Ono yoksulluk yolculuk Youtube Yukio Mishima Yunanistan Yurdaer Altıntaş Yves Klein yönetmen Yüksek Lisans Yüzüklerin Efendisi yılbaşı yıllık Zafer Aracagök Zafer Yalçınpınar zeitgeist Zeki Alasya Zeliha Berksoy Zeynep Arabacıoğlu Zinaida Reich zine Ziya Osman Saba zombi zombie Zombie Green Room zombie movie zombi filmi Zoomoozofon zulüm Ç.R.O.P. Çanakkale Çanakkaleli Melahat Çanakkale İçinde Çek Cumhuriyeti Çekoslovakya Çin Çingene Çizgi Roman Okurları Platformu Çiğdem Erken Éditions Gallimard Édouard Levé Ölülerimizi Topluyoruz Ölüm Tarlaları Ömer Bakan Ömer Madra Ömer Uluç Özdem Petek Özge Dirik Özgül Tanyeri Özkan Şahin Ümit Kireççi çağdaş sanat çekim çeviri çevirmen çevre çevre koruma çizer çizgi film çizgi roman çizim çocuk çok-kültürlülük çöp ödül ölü ölüler ölüm örümcek öykü özel koleksiyon özgürlük öğrenci öğretim üniversite üretim ütopik mimari ütopya İbni Haldun İFSAK İhsan Oktay Anar İkinci Dünya Savaşı İlahi Komedya İlber Ortaylı İlhan Berk İlhan Mimaroğlu İlyas Odman İmece İngiliz İngiltere İnsan Hakları İran İsa İslamiyet İsmail Yerguz İspanya İsrail İstanbul İstanbul Bilgi Üniversitesi İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi İstanbul Modern İstanbul Modern Sinema İsveç İsviçre İtalya İtalyan İtalyan sinemasi İvan Turgenyev ırkçılık Şeyda Öztürk Şeytan Duymadan Önce Ştrugatski Biraderler şair şan şans şarkı şarkıcı şehir şiddet şiir şizofreni