loader image

Vs.

Ve diğerleri, ve benzerleri, ve geri kalanlar, ve sınıfsızlar, ve sınırsızlar…

El Topo

Istanbul's post-hardcore answer to fuckin' Jodorowsky.

“Havaya uçuracağız her şeyi”

“Havaya uçuracağız her şeyi!” diyerek söz aldı Irimiâs boğuk bir ses tonuyla, sonra da çınlayan sesiyle hınçla yineledi: “Her şeyi havaya uçuracağız! Onları birer birer havaya uçuracağız” -Petrina’ya döndü- “ödlek solucanlar. Herkesin ceketinin cebine bir tane! Şunun,”–başparmağıyla yan tarafı gösteriyordu-…

Alejandro Zambra – Ağaçların Özel Hayatı’ndan

Tam şu anda, parkın yalnızlığına sığınmış ağaçlar, iki kişinin dostluk işareti olarak kabuğuna isimlerini kazıdıkları bir meşe ağacının talihsizliğinden bahsediyor. Kavak, Kimse senin rızan olmadan üzerine bir dövme yapma hakkına sahip değildir, diye atılıyor, baobapsa daha kızgın: Meşe içler acısı…

Ahmet Hamdi Tanpınar [Bize göre hürriyet meselesi]

Kısa ömrümde yedi sekiz defa memleketimize geldiğini işittim. Evet, bir kere bile kimse bana gittiğini söylemediği halde, yedi sekiz defa geldi; ve o geldi diye biz sevincimizden, davul, zurna, sokaklara fırladık.

Robert Walser: Türkiye mi? Hayır teşekkürler.

Yayıncı Samuel Fischer, Robert’ı çağırıp sormuştu: “Polonya’ya gidip, seyahatte birşeyler yazmak ister misin?” – Robert: “Ne diye? Berlin’i daha çok seviyorum!” – “Belki Türkiye’ye gitmek istersin?” – “Teşekkürler, hayır kalsın. Özellikle de şu an bazı yerler oldukça Türk zaten. Türkiye’nin…

Pier Paolo Pasolini: 120 ve futbol

Pier Paolo Pasolini, Bologna FC 1909 taraftarı. Şunu söylemiştir, izansız ve katıksız: “Spor, uygarlığa dair o kadar önemli bir olgudur ki, ne yönetici sınıf ne entelektüeller tarafından görmezden gelinemez, göz ardı edilemez.” Ve, hem, futbolu kelimelere dönüştürüp çevirmeye hiç ihtiyaç…

[Ece Ayhan] Ölümün Arkasından Konuşmak

Bilirsiniz ya da bilmezsiniz, öz çocuklarını boğduğu için herhalde, görkemli olduğu söylenen geçmiş, hele bir imparatorluksa, içinde taşıdığı hüsnü kuruntuyu, gerçekte sevmekten, güzel uzunken kırpılmış kısa kirpikli sanata büründürerek, bir tarikat anlaşmazlığından Nusaybin’e, bir tahttan indirilerek Selanik’e, bir eprimekten İskenderiye’ye…

[Robert Walser] Gezinti

Şu veya bu tarihte dünyaya geldim, şurada veya burada yetiştirildim, düzenli olarak okula gittim, şu veya buyum ve adım da falanca veya filanca ve fazla düşünmem… cinsiyet bakımından bir erkeğim, devlet bakımından iyi bir vatandaşım ve toplumdaki yerim bakımından da…