Children’s Angels Hamlet: Üç oyunun sansürle imtihanı

The Children’s Hour

Lilian Hellman; ilk oynanış: 20 Kasım 1934, Maxine Elliot Theater, New York.

Lillian Hellman’ın ilk oyunu olan The Children’s Hour, 1809’da İskoçya’da meydana gelen, kız çocukları için bir okul işleten iki bekâr, orta yaşlı kadının öğrencilerinden biri tarafından lezbiyen olmakla suçlanması ve çocuğun büyükannesinin de onlara karşı suçlamada bulunmasına dayanan gerçek bir olaya gönderme yapıyor. Gerçek hayatta iki kadın, iftira davası açarak ve suçlamaların hayatlarında yarattığı zararı geri almaya çalışarak on yıldan fazla zaman harcadı, ancak bu arada okullarını ve tüm paralarını kaybettiler. Hellman’ın yaşanan bu hikâyenin farkına varması, 1932’de yazar Dashiell Hammett’ın ona William Roughead’in 1931’de yayınlanan ve vakanın bir açıklamasını içeren Bad Companion adlı kitabının bir kopyasını vermesiyle gerçekleşti ve Hellman, gerçek bir olaya dayanan bu hikâye üzerinde çalışmanın, oyun yazma sürecinde avantajlı olabileceğini düşündü. Bu, onun ilk oyunuydu. The Children’s Hour, 1930’larda kötü niyetli bir öğrenci lezbiyen oldukları yalanını yaydığında hayatları mahvolan iki özel okul öğretmeninin hikâyesini anlatıyor. Derinlemesine bir psikolojik çalışma olan oyun, müstehcen sahneler veya müstehcen bir dil içermediği gibi, herhangi bir cinsel politik gündeme de sahip değildir. Bunun yerine oyunun ana teması, belirli bir cemaatin zulmünün, şüphesinin ve merhametsizliğinin yıkıcı etkilerine odaklanmaktadır. Hikâye özünde, öncelikle yalanların, çocuklarının lezbiyenler tarafından eğitilmesinden korkan ebeveynler arasında yarattığı histerinin sonuçlarıyla ilgilidir.

The Children’s Hour‘ın ilk oynanışından yaklaşık elli yıl sonra verdiği röportajlarda Hellman şöyle diyordu: “Elbette oyunun lezbiyenlikle hiçbir ilgisi yok; bu sadece yan meselelerden biri… İzleyen insanların da oyunu bir lezbiyen oyunu olarak gördüklerini sanmıyorum. Oyunum lezbiyenlik değil, bir yalan hakkında. Ne kadar büyük olursa o kadar etkili olan o yalanlardan biri…” Bununla birlikte, oyunun oynanmasını engellemeye çalışanlar lezbiyenliği oyundaki ana tema olarak görüyor ve yazarı metinde lezbiyenlikle ilgili ahlaki bir yargıda bulunmamakla suçluyorlardı. Oyun 1934 yılında New York’ta premiyer yaptı ve 64 hafta boyunca büyük bir gişe başarısıyla devam etti; bu da yapımcı Herman Shumlin’in yapımı diğer şehirlere ve yeni izleyicilere götürmesine neden oldu. Oyunun sansürle hikâyesi de tam burada başladı.

Boston resmi makamları, oyunun İzleme ve Koruma Derneği tarafından sıkı bir şekilde takibi yapılan “yerel topluluk standartları”na uymadığını ve Boston’da sergilenemeyeceği yönünde görüş bildirdiler. Shumlin Boston şehrini dava etti ve 250 bin dolarlık tazminat davasında Belediye Başkanı Mansfield baş sanıktı. 1936’da George E. Sweeney’in başkanlığında yapılan duruşmada Mansfield, oyunu okumadığını veya bir temsilini izlemediğini, yasağın oyunun “lezbiyenlik hakkında” olduğu “söylentilerine” dayandığını itiraf etti.” Yargıç Sweeney Mansfield’ın tarafındaydı ve Belediye Başkanı’nın “sakıncalıdır” kararını verirken “oyunun uygun olmayan bir konuya değinmesi” söylentilerine dayanarak hareket ettiğini, temel motivasyonunun “toplum standartlarını” korumak olduğuna hüküm verdi.

Oyunu savunmak için Shumlin, prodüksiyonun New York’ta aldığı olumlu yorumlarını ve kültürel önemini teslim eden entelektüel figürler Herbert Bayard Swope, George S. Kaufman, Gilbert Seldes, Dorothy Parker ve Carl Van Doren’in yeminli ifadelerini getirdi. Yargıç, Shumlin’in tazminat davası için hiçbir dayanağı olmadığına karar verdi çünkü Mansfield’ın “uygun olmadığı” kararını vermiş olmasına rağmen oyunu tamamen yasaklamadığına dikkat çekti: İzleme ve Koruma Derneği ve toplumun genel görüşü belediye başkanının arkasında olmasına rağmen tiyatro sahipleri oyunun kendi salonlarında oynanmasına izin vermekte halen özgürdü. Shumlin, kitap ve oyun yasaklama konusunda pek çok zafer kazanmış olan yerleşik siyasi yapıyla savaşmak yerine, yapımı geri çekti.

Oyun ayrıca, icrasına izin vermemek için 1907’de hayata geçirilen belediye sansür yönetmeliğinin kendilerine verdiği yetkiyi kullanan Chicago resmi makamları tarafından da reddedildi. Daha sonra yüzlerce filmi yasaklamak için de kullanılacak olan yasa, bütün etkinliklerin bir sansür kurulu tarafından gözden geçirilmesini ve Chicago Polis Departmanı’ndan da izin alınmasını gerektiriyordu. “Hassas” bulunan, “yasadışı sahneleri” tasvir eden veya “kamu ahlakını bozma” eğilimini haiz içerik barındıran oyunlara izin verilmiyordu.

New York’ta 691 kez oynanan The Children’s Hour’un, 1934-35 sezonunda Pulitzer Ödülü için güçlü bir aday olduğu düşünülüyordu ancak Pulitzer Komitesi bu yöndeki görüşlerin tartışılmasını engelleyerek ödülü Zoe Akins tarafından yazılan The Old Maid’e verdi. Komite jüri üyelerinden biri olan William Lyon Phelps, The Children’s Hour’u izlemeyi bile reddetmişti. En İyi Drama ödülünün açıklanmasının ardından, oyunun destekçileri, komite üyelerini oyunun konusunu görmezden gelmek ve sansürle suçladı. Pulitzer Komitesi, oyunun bir mahkeme duruşmasına dayanmasının, dolayısıyla orijinal bir drama olmamasının kararlarında etkili olduğunu savunsa da, oyunun destekçileri komitenin seçiminin yine de geçersiz olduğunu, Akins’in The Old Maid’inin de Edith Wharton’ın bir romanına dayandığını belirterek kararı protesto etmeyi sürdürdüler. Karara öfkelenen New York Drama Eleştirmenleri Birliği üyeleri, 1935’te kayda değer dramalara kendi ödüllerini vermeye başlama kararı aldılar.

Sinema Yapımcıları ve Dağıtıcıları Derneği Başkanı Will Hays de, derneğinin stüdyo ve tiyatro sahibi üyelerinin uyacaklarına söz verdikleri kriterlere uymadığı için oyunu yapımcılar için “yasaklılar listesine” koydu. Bu kriter, Yapım Kodu İdaresi PCA’nın “evlilik kurumunun ve evin kutsallığının korunmasını” zorunlu tutan ve “cinsel sapkınlık veya bunun herhangi bir çağrışımının yasak olduğunu” belirttiği maddeye dayanıyordu. Hellman, oyununa dayanan ilk film olan This Three’nin (1936) senaryosunu yazdı ve film için yazdığı versiyon, stüdyo sahibi Samuel Goldwyn tarafından talep edilen “heteroseksüel bir aşk üçgenini ele alan bir komplo lehine, lezbiyenlik meselesinin ortadan kaldırılması” şartını karşılıyordu. Hellman, en başından beri oyununun lezbiyen aşkıyla değil, insanların yaşamlarındaki yalanların yıkıcı gücüyle ilgili olduğunu savunması nedeniyle bu şartı kabul etmişti. Kapsamlı değişikliğe rağmen PCA, tanıtımlarda filmin Hellman’ın oyununa dayandığının belirtilmesini ve oyunun adının kullanılmasını yasakladı.

Hamlet

William Shakespeare; ilk oynanış: Temmuz 1602, Globe Theatre, Londra.

William Shakespeare’in ve [ve tiyatro tarihinin] en çok oynanan, uyarlanan, tartışılan oyunlarından olan Hamlet, monarşiye veya dine hakaret, küfür ve müstehcenlik gibi pek çok nedenle, hem icrasında hem de metninde sansüre uğrayagelmiştir. Öncelikle, Hamlet’in, arkadaşları Rosencrantz ve Guildenstern’e Danimarka’nın bir hapishane olduğunu söylediği ikinci perdenin ikinci sahnesi Shakespeare’in ek açıklamalarını içeren oyunun 1605 quartosunun el yazması kopyalarından çıkarılmıştır. Kral James, o yıllarda İngiltere’yi Danimarka doğumlu eşi Kraliçe Anne ile birlikte yönetiyordu. Edebiyat tarihçisi Janet Clare’e göre bu çıkarılan satırlar “hiç şüphe yok ki Kraliçe’ye hakaret dolu ithamlara davetiye çıkarabilecekti.” Fransa’da da, X. Charles’ın saltanatı sırasında, sansürcüler monarşiyi veya din adamlarını sahnede performe eden oyunlara izin vermiyorlar; bu tür gösterilerin, karakterler görevlerini düğün töreni yürüten bir rahip gibi övgüye değer şekillerde yerine getirseler bile onları haysiyetsiz göstereceğini savunuyorlardı. 1827 ‘de, bir grup Londralı aktör Paris’teki Odeon Tiyatrosu’nda Shakespeare’in bir dizi oyununu oynadığında, sansürcüler Ophelia’nın kardeşi Laertes’e uyarılarını oyundan kaldırmak için diyalogda değişiklikler yapılmasını talep ettiler çünkü “din adamlarına yönelik bu tür eleştiriler” sahnede izin verilemeyecek kadar çok-anlamlıydı. Farklı sosyal sınıflar arasında var olan gerilimleri ve bazılarına tanınan ayrıcalıkları ele alan sahneler de yasaklanmıştı; bu nedenle oyunda mezar kazıcılar arasında geçen, müntehirlerin cenazelerinin de sınıfsal farklılıklara göre değiştiğine vurgu yapılan tartışma da sansüre uğradı.

Adı kitap sansürleme tarihinin terimlerinden birine dönüşen Dr. Thomas Bowdler, Shakespeare’in yazılı eserlerini büyük ölçüde sansürleyen ilk kişiydi. 1807’de Bowdler, oyunun Family Shakespeare isimli bir edisyonunu yayınladı; kız kardeşi Harriet de Bowdler’a Shakespeare’in “dehasına gölge düşüren” küfür ve müstehcenliğin yanı sıra ahlaksızlıkları da ortadan kaldırma konusunda yardımcı olmuştu. Bowdler, hiçbir şeyin “küfür veya müstehcenlik” için bir bahane olamayacağını ve “bunlar yok edilebilirse şairin yüksek dehasının şüphesiz daha açık bir parlaklıkla parlayacağını” yazıyordu. Shakespeare’in “parlaklığını” arttırmak amacıyla Harriet ve Thomas Bowdler, ailelerin okuyamayacağı kadar edepsiz olduğuna inandıkları Hamlet’ten büyük miktarda diyalog çıkardılar ve hatta bazı yerlerde kendi kelimelerini veya repliklerini orijinaliyle değiştirdiler. Bowdler versiyonunun okuyucuları Shakespeare’in Gertrude konusundaki “ensest” atıflarına ya da Claudius ve Hamlet’in Ophelia ve genel olarak kadınların “metaneti” konusunda alay etmelerine dair sayısız diyalogdan bihaberdi.

Diğer sansürcüler de Bowdler’ı takip etti. 1880’de İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde teori, tarih ve eğitim pratikleri profesörü olan J.M.D. Meiklejohn, Hamlet’in ciddi şekilde sansürlenmiş bir edisyonunu üretti ancak oyunun önsözünde bu sansürün sorumluluğunu aldığına dair bir ibare yoktu. Bunun yerine Meiklejohn, okuyuculara “metne herhangi bir Yunan veya Latin klasiğine yakışır ciddiyette yaklaştığını” ve Shakespeare’in çalışmalarının dikkatli bir şekilde incelenmesinin “modern zamanların çok soluk ve resmi olan İngilizcesine çok sayıda özlü ve canlı ifadeyi geri getirme etkisine sahip olacağını” söylüyordu. Yazar Noel Perrin, oyunda Meiklejohn tarafından yapılan değişiklikler hakkında şöyle yazar: “Profesör Meiklejohn, en özlü ve en güçlü 400- 500 kelimeyi sessizce ortadan kaldırdı.”

1909’da ise oyun New Hudson Shakespeare serisinin bir parçası olarak yayımlanmıştı, ancak Ophelia’nın çıldırdıktan sonra söylediği Aziz Valentine şarkısının ilk dört satırı hariç, kalan satırların lise ve üniversite öğrencileri tarafından okunamayacak kadar “müstehcen” olduğu kararıyla; ve bu dört satırı izleyen daha fazla metnin var olduğu hususunda hiçbir ipucu vermeden.

Angels in America

Tony Kushner; ilk oynanış: Mayıs 1991, Eureka Theatre, San Francisco.

İki bölümlü Gay Fantasia on American Themes’in ilk bölümü olan ve ABD toplumunun ahlaki çöküşünü incelemek için dört eşcinsel erkeğin hayatına odaklanan Angels in America: Millenium Approaches, oyuncuların birçok farklı rolü canlandırdığı ve tarihsel olayların da karakterlerin yaşamlarındaki olaylarla örtüştüğü, Salt Lake City’den Washington D.C.’ye, Kutup Dairesi’nden Avrupa’ya uzanan mekânlarda geçen son derece karmaşık bir oyundur. Ölü karakterlerin cirit attığı ve komik ve trajik olayların zaman zaman birbirinden ayırt edilemediği oyun üç perdeden oluşur: 1. Perde: “Kötü Haberler (Ekim-Kasım 1985)”; 2. Perde: “In Vitro (Aralık 1985-Ocak 1986)” ve 3. Perde: “Farkında Değilken, Forward Dawning (Ocak 1986).” Oyun, Ronald Reagan’ın ABD Başkanı olduğu 1985’in muhafazakâr siyasi ikliminde geçer ve AIDS krizi, uyuşturucu bağımlılığı, Amerikan siyaseti ile ırksal, cinsel ve dini bağnazlık gibi toplumsal sorunlara hiciv yüklü bir bakışla yaklaşır.

1992-1993 Sezonu’nda Pulitzer ve Tony ödüllerinin sahibi olan Angels in America: Millennium Approaches, aynı zamanda New York Drama Eleştirmenleri Birliği’nden “Kategori Dışı – En İyi Oyun” ve San Francisco’daki Körfez Bölgesi Tiyatro Eleştirmenleri’nden “En İyi Orijinal Senaryo” ve “En İyi Yönetmen” ödüllerini de almıştı.  Bu ve diğer bölgesel kimi teveccühler, çeşitli kesimlerin oyunun lise, üniversite kulüpleri ile tiyatro grupları tarafından sahnelenmesini durdurma girişimlerini önlemek için yeterli değildi. “Girişimlerin” çoğu oyunun sessiz bir şekilde iptal edilmesiyle sonuçlanmış olsa da, en az birinin şiddete dönüştüğü biliniyor.

1996 yılında Kuzey Carolina’daki Mecklenburg İlçesi Komisyonu, üyelerinin oyunun homoseksüellikle ilgilendiği ve aile değerlerini baltaladığı yönündeki endişelerini dile getirmesinin ardından Charlotte Repertuar Tiyatrosu’nun Angels in America’yı sahnelemesini engellemeye çalıştı. Bahanelerden öne çıkan, bir hemşirenin çıplak bir adamı muayene ettiği kısa bir sahnenin eyaletin “uygunsuz teşhir yasasını” ihlal ettiğiydi. Tiyatronun yönetmeni, prodüksiyonu kurtarmak için oyunun sahnelenmesine izin veren ve komisyon yetkililerinin içerikte kesinti yapmasını yasaklayan bir mahkeme kararı aldı. Yapım gerçekleşti, ancak Komisyon Nisan 1997’de her yıl Sanat ve Bilim Konseyi’ne ayırdığı 11 milyon dolarlık fondan 2,5 milyon dolar keserek misilleme yaptı. Ayrıca konseyin sanatsal liyakate dayalı proje finansman kararları alma yetkilerini de elinden aldı ve kendisine sadece “geleneksel Amerikan aile değerlerini” destekleyen projelere fon sağlama yetkisi verdi. Komisyon kararda, bu değerleri ve ailenin toplumsal rolünü baltalamak ve saptırmak isteyen davranışları, yaşam tarzlarını veya değerleri teşvik eden, savunan veya destekleyen hiçbir projeye destek sağlamayacağının da altını çizdi.

Şubat 1999’da, Romanya’nın Bükreş kentindeki Ortodoks Hıristiyan protestocular posterleri yırtarak ve Nottara Tiyatrosu sahipleri ve personeline ölüm tehditleri göndererek Angels in America’nın sahnelenmesini geçici süreyle engellediler. Tiyatro oyunu sahnelemeyi ikinci kez denediğinde ise, Bükreşli yetkililer gösteriyi engelleme girişimlerini bastırmak amacıyla tiyatronun içinde ve dışında sivil ve üniformalı polis memurları konuşlandırmıştı. Oyuna karşı çıkan ve uzun zamandır Romanya’daki eşcinsel insan hakları reformunun önde gelen muhalifleri arasında yer alan Genç Ortodokslar Birliği, şiddet içeren hareketlerinin ülkenin iyiliği için olduğunu iddia etti ve “Doğruyla yanlışı ayırt edemeyen bu tür şeytani oyunları sahnelemek utanç verici ve sağduyusuz bir durumdur” açıklamasını yaptı.

Teksas-Kilgore’daki Kilgore Koleji öğrencileri, Ekim 1999’da Angels in America isimli bir oyun oynamaya çalıştıklarında ise kendilerini bir ahlak, sansür ve akademik özgürlük savaşının ortasında buldular. Gregg County sakinleri ve yerel politikacılar eşcinsel karakterlerle ilgili bir yapımın sergilenmesini protesto etti ve “kaba bir oyun” olarak adlandırdıkları şeye karşı bir hareket başlattılar. İlçedeki, çoğu Baptist Kilisesi mensubu olan vaizler oyunu kürsülerinden kınadılar ve vatandaşlar da yapımı durdurmak için dilekçeler verdi. Hatta Kilgorelu bir avukat, Glenn D. Phillips, 263 biletten 150’sini satın alarak açılış gecesi izleyicilerini sınırlamaya çalıştı. Buna rağmen üniversite korkusuzca karşı koydu ve gişe personeli, avukatın planını sezerek koltukları yeniden sattı. Kasaba halkı arasında erkek aktörlerin tamamen çıplak olacağı ve sahnede seks yapacaklarına dair dedikodular dolaştıktan sonra okulun mütevelli heyeti rektör William M. Holda’ya başvurdu ve ondan oyunu durdurmasını istedi; Holda ise oralı olmadı. Yönetmen Raymond Caldwell, saldırgan olarak nitelendirilen bazı ifadeleri ve bazı “daha grafik” cinsel sahneleri oyundan çıkardı. Oyun yazarı Tony Kushner tartışmayı duyduğunda Holda’ya ile oyunun yönetmeni, oyuncuları ve ekibine bir teşvik mektubu yazarak onları “ilkeli bir duruş” sergiledikleri için tebrik etti; ancak oyunun Bükreş’te karşılaştığı şiddeti de hatırlattı.

Açılış gecesinde, Heritage Baptist Kilisesi’nden protestocular oyunun sahnelendiği Van Cliburn Oditoryumu’nun dışındaki sokakta toplandılar ve protestoculardan biri Amerikan bayrağını sallayıp kaldırımda yukarı aşağı yürüyerek tiyatrocuları taciz etti. Protestoculardan bazıları iki erkeğin seks yaptığı grafik bir çizim içeren ve üzerinde “Tanrı İbnelerden Nefret Eder” yazılı pankartlar taşıyordu. Heritage Baptist Kilisesi başkanının oğlu Rocky Otwell, The Chronicle of Higher Education gazetesine verdiği demeçte, “Bu oyun Doğu Teksas’a yapılmış bir hakaret ve meydan okumadır. Burası Bible Belt ise biz de buna izin vermeyeceğiz.” Üniversite yetkilileri, şehir ve ilçe siyasilerinin bunu yapmanın koleje verilecek 65 bin dolarlık fonun kaybı anlamına geleceği yönündeki uyarılarına rağmen oyunu sergilemeye devam etti. Devamında, eğitim ve dini faaliyetleri finanse eden yerel bir kuruluş olan McMillan Vakfı da üniversiteye vaat edilen 600 bin dolarlık taahhüdünü yeniden değerlendireceğini bildirdi. Vakıf sonunda fonu çekmemesine rağmen, Gregg İlçesi komisyon üyeleri tehditlerini yerine getirdi ve 28 Ekim 1999’da, oyunun ilk sahnelenmesinden iki hafta sonra 50.000 dolarlık fon hibesini iptal etme yolunda oy kullandı. Bir yandan da protestolar ücretsiz reklam işlevi görüyor ve oyunu tiyatronun sahnelediği en başarılı yapım haline getiriyordu. Her akşam kapalı gişe oynayan yapımın başarısı, ilçe fonlarının kaybını hafifletmişti.

Kasım 2000’de, Jacksonville-Florida’daki Paxon İleri Araştırmalar Okulu’ndaki öğretmenlere, okul müdürü Jim Williams tarafından, özel hazırlık okulunun dört yıldır sorunsuz bir şekilde yararlandığı Bedford Edebiyata Giriş kitabından Angels in America’yı içeren sayfaları kesmeleri söylendi. Oyun herhangi bir okuma listesinde yoktu ve olacağına dair bir işaret de mevcut değildi. Müdür, dokuzuncu sınıftan bir öğrencinin annesi oyun hakkında itiraz etmek için onu arayana kadar ders kitabının Angels in America hakkında bir bölüm içerdiğinin farkında bile değildi. Müdür “sansür konularına çok duyarlı” olduğunu iddia etse de, “oyunun bazı bölümlerinin 14 yaşındakilere uygun olmadığı için kitabın kesilmesi gerektiğini” belirtmekten de geri durmadı. Karakterlerin küfür kullanımına ve bazıları AIDS’li olan eşcinsel karakterlerin varlığına ise özellikle itiraz etti: “Bir noktada yetişkinler sınır çizmek zorunda.”

Bu konudaki tek örnek de bu olay değildir: 1997’de Duval County Okul Kurulu, oyunun Douglas Anderson Sanat Bölümü’nde okutulduğunu öğrendikten sonra oyunu tüm kamu sınıflarına yasaklamıştı. Öfkeli ebeveynler şikâyette bulunmuş ve öğretmenler, veliler ve kütüphanecilerden oluşan bir komite oyunun “ilçenin lise öğrencileri için uygun olmadığı” sonucuna varmıştı. Kurul’un yasaklama tavsiyesi kabul gördü. Oyun ilçedeki “okunması gerekenler” listelerinden kaldırıldı.

Çeviren: Ozan K. Dil