loader image

Kurgu

Siyasal sinema seyircisiyle karşı karşıya

Her film bir ideoloji taşır. Buradan yola çıkınca da her film siyasal eylemdir. Rahatlık içinde çevre değiştirmeye ve az masrafla gerçeklikten kaçışa olanak veren salt oyalayıcı sinemanın savunucuları da kurulu düzenin az çok bilinçli bekçi köpeklerinden başka bir şey değildirler.

Japon Balıkları ve Şişme Bebekler

Marketten dönerken yine o adamı gördüm; siyah takım elbiseli, zayıf, uzun boylu biri.   Başındaki fötr şapka onu biraz komik gösteriyor ama içinde bulunduğum durumun komik olduğu söylenmez. Birkaç gündür nereye gitsem onu görüyorum karşımda. Sinemada, Parkta, otobüste her yerde o…

Örümcek Adam

Yasemin’e İnci’yle ayrıldıktan sekiz gün sonra İhsan, yanıma gelip daha önce hiç düşünmediğim bir şey fısıldadı kulağıma: Büyü. Onu gerçekten istiyorsan bir düşün bence, diye de ekledi. Ona böyle zırvalıklara inanmadığımı, sokağa atacak param olmadığını, âşık olduğumu ama aptal olmadığımı…

[László Krasznahorkai] Geldiklerinin haberi

– 1 – Geldiklerinin haberi Ekim sonunda bir gün sabahleyin, insafsızca uzun süren güz yağmurlarının ilk damlaları sitenin güney tarafındaki çatlamış, alkalik toprağa (daha sonra berbat kokan çamur deryası patikaları ilk donlara kadar adamakıllı yürünmez hale getirmek ve şehri ulaşılmaz…

[Suat Kemal Angı] Babamın ne güzel çelişkisi

Size büyük bir yalandan bahsetmeliyim. Babamdan. Ama şimdilik bunu meyvem duymamalı. O daha yedi yaşında. Tıpkı Recep abim’le gittiğimiz film gibi. Bunu da kendisi keşfetmeli. Zamanı gelince, biraz yardımın sakıncası yok tabii. Babam önce pagandı. Bunu bilmiyor. Hepimiz önce şamandık. Bunu…

[Hayalet Oğuz] Beş Adet İsmail

Araya uzun zaman girdi. Gene de arada sırada, o şantiyede çalıştığım günleri hatırlarım. Böyle zamanlarda her şey bir yana, sadece beş adet İsmail gelir aklıma. Sabahları bakıma giren ve gece vardiyasında çalışmış olan traktörlerin operatör mahallerinde bulduğumuz boş konyak şişelerini,…

Uzun Mesafe Koşucusunun Yalnızlığı

Bir yol arkadaşının varlığı beni hayata bağlardı. Olmadan önce de düşüncesi hayata bağlardı beni. Hayata takılacak bir kanca olarak düşünürdüm öyle bir varlığı. Bir yol arkadaşım var, öyleyse yürümeye devam edebilirim, diye düşünürdüm. Yaşamaya devam edebilirim. Yan yana yürürken senkronu…

[Charlie Chaplin] Footlights – fragman

Charles Chaplin'in 1952’de çektiği Limelight/ Sahne Işıkları filminin kurgulandığı, elli dokuz yaşındayken yazdığı tek romanı Footlights, dün yayımlandı. Artık yaşlanan, izleyiciyi güldürmekte başarısız olan Calvero isimli bir palyaçoyu anlatan novella, palyaçonun intihar etmek üzere olan bir dansçıyı kurtarmasını ve tekrar dans etmesine yardımcı olmasını anlatıyor. Chaplin'in, sahne korkusu yüzünden kendini alkole vuran babasının ölümünden, üzerine gelen toplumun histerik arsızlığından yazmaya sığındığı dönemin ürünüdür. Kısa bir bölümüne yer veriyoruz.

[J.G. Ballard] İnanıyorum

J.G. Ballard gerçeküstü katalogda “kısmen şiir, kısmen nesir” diye tarif edilebilen metni editör Daniel Riche’nin isteği üzerine yazdı ve Bilim Kurgu dergisinin ilk sayında “Ce que je crois” serisinde yer almak üzere Ocak 1984’de Fransızca yayımlandı

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi

Mösyö Daguerre'nin öğrencilerinden Mösyö Kompa İstanbul'a gelir, Ziya Osman Saba'dan kaçmaz: Vitrinler insanlara saadet satmaktadır.

Muhteşem Bir Ölüm

Muhammed Karaman ve Mustafa Çörtük’e [intense_dropcap]F[/intense_dropcap]irketem çözüldüğünde çıkan o ses dışarıdaki motor gürültüsünün o coşkun azametine rağmen “çınnnn” diye değdi kulak zarıma. Sadece bir adım attım, sadece bir adımla göğün insana cennetin gerçekten o yönde olduğunun en büyük ispatı olan…