Bir şehri hissetmek

Her şehrin, sonsuz bir potansiyele sahip olmasına rağmen kısır bir döngüde tekrarlanan kendi ritmi vardır ve bu ritim, en çok, içinde barındırdığı sakinlerden oluşarak yine en çok onları etkiler. Cıvıl cıvıl kuş sesleri, vurdumduymaz çocuk çığlıkları, balkonlardaki rüzgar güllerinin huzur dolu çınlamaları gibi şehrin bize duygusal seslenişini bir kenara bırakırsak, güzergahlarında bir ileri bir geri giden otobüsler, düzene davet eden trafik ışıkları, sağa sola dönüşe geçen taşıtların sinyalleri gibi sesler, her şehrin salt okunur sesleridir ve belki de şehrin kalp atışına eşittir.

11 adet enstrümandan oluşan orkestrasıyla Sensing City projesinden izlediğiniz bu bölümde, konser salonunun önünden geçen taşıtların “bilmeden” yaptıkları müziği dinliyorsunuz. Yoldan geçen arabaların tetiklediği notalarla oluşan müzikle şehir, farklı bir açıdan konser salonundaki sakinlerine sesleniyor.

Sensing City websitesi ve Flickr fotoğrafları.

Bazı rahatsızlıkları olan kişileriz. Ocak 2008’den bu yana garip aralıklarla sürüyoruz. Kapalı veya yayında olmadığımız anlar, yayında olduklarımızdan epey az. 2017 yılında belirsiz süreliğine ara verdik. Karar alındığında sitede beş bine yakın kısa/uzun metin vardı; şu anda bu sayı iki binin biraz üzerinde. Geriye dönük olarak ömrünü tükettiğini açık eden metinleri silmeye devam edeceğiz. Silmesi yazmasından uzun sürüyor ve daha meşakkatli. Metinlerin de ömrü vardır. – Devamı için: [Meram]