Yazın
Denemeler, edebiyat ve yazarlar hakkında sözler.
-

Jens Bjørneboe: Öfkeli başarısız romancının başardığı
Jens Bjørneboe, unutulmuş, belki de hiç belirmemiş biri. Kötülük sorunu üzerine gitmiş hayatı boyunca. Sorununu edebi yapıyı bozma sorunu haline getirme cüretini gösterenlerden.
-

[Walker Percy] Havadaki umutsuzluğun bilincinde olmak ve daha iyi bir şey aramak
“Flannery O’Connor’a katılıyorum. Sabahları üç saatini yazı yazarak geçirirse günün geri kalanını bunu atlatarak geçirmek zorundaydı.” The Moviegoer/Sinema Kuşu yazarı Walker Percy’ye bağlanıyoruz, 20.yy’dan nefret etmek üzerine…
-

[Agustina Bazterrica] Yamyamız çünkü kapitalist, tüketimci toplumdayız
Askeri diktanın ardından bir hezeyan gibi bastıran neo liberal politikanın ebeveynini katle kalkan kuşağı. Agustina Bazterrica’nın Nefis Kadavralar’ı Seda Ersavcı çevirisiyle okunabilir.
-

Bazen Virginia Olmayı Seviyorum: Woolf’un Dalgalar’ına En Baştan
Akış ve ışıktan fırtınaların, ve dahası bunların aynı hareket içinde toplanıp “ben”i görünür kılmanın, ufuklarımın tüm kişilerine dokunabilmemin ortamlarıdır bunlar. Zaman(ım)ın tüm “an”larını içeren bu gölde ışıktan bir balıktır, konuşan bir dalgadır Woolf.
-

William Gay: Hayatın kısa anlarına zaman ayırmış biri
Sonny Brewer, Güney gotiği ustası arkadaşını anlatıyor. İyi insanlar ve belediyeye bir türlü ödenmeyen borçlar üzerine.
-

Virginie Despentes: Kalıcı oldukları izlenimi veren şeylerin kırılganlığı
Virginie Despentes, teorinin ve edebiyatta karakterlerini düşüncelere daldırmanın güvenli alanına girmeyi aklına bile getirmemiş bir yazar. Vernon Subutex üçlemesi punk-rock esnafın romanı gibi gözükse de , nostaljiye düşmeden güncel sorunların ebedi etkilerini anlatıyor. Lithub’ın sorularını cevaplamış.
-

John Giorno’ya veda: Hepimiz ait olduğumuz yere geri dönüyoruz
John Giorno Ekim 2019’da dünyayı terk etti. Veda ediyoruz.
-

László Krasznahorkai notu
[ˈlaːsloː krαsnαhorkα.i] I. László Krasznahorkai, Macaristan — Romanya sınırında Gyula isimli kasabada 1954 yılında doğdu. Kitaplarındaki kasabalar bir ölçüye kadar doğduğu yerden ilham alınmıştır. Berlin’e, Batı’ya gittiğinde otuzlu yaşlarındaydı. Orada Jim Jarmusch, David Bowie, Alen Ginsberg ve Tom Waits ile karşılaşır. “Yara almışların başkentiydi,” der. “Delilik noktasından ele alınan gerçeklik,” László Krasznahorkai minimalizmi, Samuel Beckett’da…
![[Futuristika!]](https://futuristika.org/wp-content/uploads/2020/12/futuristika-logo.png)
