Derviş Han’ın Taş Bahçesi

Derviş Han ve ölü ağaçlar, hayvanlar ve taşlardan yarattığı, yeryüzündeki cenneti.

Derviş Han’ın Taş Bahçesi, İran’ın Kerman vilayetinde Sirjan’a yaklaşık 45, Şiraz’a 40 kilometre uzaklıkta. Bahçe neredeyse 50 yıldan fazla bir zaman önce Derviş Han Esfandiyarpoor tarafından çok sevdiği bahçesini kaybetmesi üzerine yaratılmış. Derviş Han, 2007 ‘deki ölümüne kadar tek oğlu ve 7 torunuyla bahçede yaşamış.

Derviş Han, sağır ve dilsiz bir bahçıvandı, soyut sanat eserleri hayal gücünün bir işaretiydi. Engelleri nedeniyle yaşamı boyunca iletişim onun için hiçbir zaman kolay olmadı ancak çalışmalarını göstermek ve ziyaretçilere açıklamak konusunda her zaman istekliydi.

Kuru ağaç gövdeleri ve dalları, Derviş Han’ın taş bahçesinin temelini oluşturuyordu ve bu ağaçların üzerine farklı şekillerdeki taş veya diğer nesneleri, hatta ölü hayvanları bile bağlıyordu. Bu ”süslenmiş” ağaçların her birinin ayrı bir hikâyesi vardı ve düşüncelerini ve hayal gücünü -özellikle- gökyüzüne ve sonra sanat eserlerine doğru başını sallayarak paylaşmaya çalışırdı.

Bazı taşların ağırlığı düşünüldüğünde, bu bahçenin oluşturulması için çok çaba harcanmış olmalı. Köy sakinlerinden biri, Derviş Han’ın ölümünden üç ay sonra bu ağaçlardan birinin devrildiğini hatırlıyor. Derviş Han onu dikerken tek başına hareket etmiş olsa da, yeniden dikmek için 3 veya 4 adam gerekmiş.

Derviş Han’ın bu bahçeyi yaratmasına neden olan şeyin ne olduğu belli değil. Kayınpederi Mehr Azam’ın teorisine göre, 1961’de topraklarının çoğununun elinden alınması üzerine, halihazırda ölü olan ağaç dallarına itirazına bir ses sağlayan taşlar asmaya devam etmesi konuşamamasının da bir sonucu olan bir protesto biçimiymiş.

Derviş Han, Parviz Kimiavi’nin 1976 yapımı The Stone Garden (Taş Bahçe) filminde rol alır. Filmde çobanlık yapan Derviş Han bir gün çölde uyuyakalır ve rüya görmeye başlar. Uyandığında başının altına yerleştirilmiş garip bir taş bulur. Taşı alıp evine götürür ve bir ağaca asar. Bu olay ilerleyen günlerde yinelenir ve Derviş Han çadırının etrafında giderek taştan bir bahçe oluşturur. Çok geçmeden bahçenin ünü yayılır ve komşu köylerden insanlar onu görmeye gelir. Öyle ki, Derviş Han’ın eşi bahçeyi görmeleri karşılığında insanlardan ücret istemeye karar verir ve bu durum Derviş Han’ın hayatında bir tahribata yol açar.

Kimiavi 2004’te Derviş Han’ı tekrar ziyaret eder ve Yaşlı Adam ve Taş Bahçesi adlı başka bir film çeker. Filmin orijinal versiyonu Berlin Uluslararası Film Festivali’nde gösterilir.

Derviş Han’ın gelini, tek tük gelen ziyaretçilerin bahçeden hatıra olarak bir şeyler almasını ve böylece bahçenin haberinin yayılmasını umduğunu dile getirmişti. Video kameralı insanların bölgeyi durmadan çektiği yılları hatırlıyormuş (muhtemelen Kimiavi’nin ekibi) ancak bahçenin bakımında ona yardım etmek için kimseden bir destek gelmediğinden, hakkındaki filmlerin muhtemelen hiçbir hükümet yetkilisi tarafından izlenmediği sonucuna varmış.

Derviş Han 8 Nisan 2007’de 90 yaşında vefat etti ve taş bahçesine gömüldü. Cenazesinde Kültürel Miras ve Turizm Örgütü’nün birkaç temsilcisi bulunsa da, ölümünde de tıpkı hayatında çoğunlukla inzivada olduğu gibi, yalnızdı. Bahçesinin ICHTO tarafından çitle çevrileceği ve korunacağı vaat edildi ancak Derviş Han’ın ölümünden sonra bu konuda herhangi bir şey yapıldığı da duyulmadı.

via: Historical Iran ✪

Önceki

Godard ve varlığından önce e-kitap meselesi

Sonraki

Olta