[Fütüristika!] arşiv düzenlemesi için bakım çalışması yapmaktadır | [Futuristika!] is under maintenance

Ferhat Uludere: “Derdimize derman olamayan yerler…”

Son kitabı “Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba”yı Sel Yayınları’ndan çıkaran Ferhat Uludere ile Kadıköy’de demlenmek üzere buluştuk. Kitap bahane, fanzinler, meyhaneler, yeni yayıncılık ve alkol üzerine bir diyalog daha çok. Uludere, sahil kasabalarındaki ruh halini, günlük hayatta gerçeküstü durumların kanıksanmasını anlattı. Ortak yazarımız Borges’ten ve son kitabından okuma yaptı, ancak onlar yakında diyelim, özel Trakya mezesi ve hikayeleri eşliğinde Ferhat Uludere’ye kulak verelim.

Sorular Barış Yarsel, fotoğraflar Pınar İlkiz

Kitaba gelmeden önce, senin geldiğin yeri tanıyalım. Senin kasaban nasıl bir yerdi? Kasabana dair ilk hatırladıkların ve sendeki etkileri neler?

Oradaki yaşamın her anını hatırlıyoruz sanırım. Küçük bir çocuğun dünyası için oldukça büyük uçsuz bucaksız bir yerdi. Arkadaşlarla kaybolurduk sokaklarda. Biz büyürken kasaba küçüldü, artık derdimize derman olamayacak bir yerdi. Çocukken çok sevilen, gençken nefret edilen ve kasabadan kurtulduktan sonra de şiddetle özlenen bir yerdi benim kasabam. Rahat insanların yaşadığı ve zamanın oldukça yavaş geçtiği bir yer sanırım her kasaba gibi… Etkileri çok büyük… En azından silinmeyecek bir kasabalılık bulaştırdı üzerimize…

Kitabı ne kadar sürede yazdın? Fikir ilk ne zaman oluştu?

Başladığım ve bittiği zaman arasında üç yıl gibi bir zaman var. Ama bu üç yıl içinde çok az çalıştım kitap üzerine çünkü yazmaya başladığımda ne yazacağımı bilmiyordum. Sadece bir hikaye vardı: Feryatla Hazan’ın denize girişi, ondan sonra yavaş yavaş şekillendi hikayeler. Bir hikaye ardından gelecek olanı belirledi. Ben sadece anlattım, aslında bakarsan, üç yıl önce yazmaya başladığım kitap bu değildi…

Kasabaların kendine özgü karakterleri olur diyorsun söyleşilerinde. Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba’da hem özgün karakterler hem de fantastik öğeler geçit yapıyor. Bazen kim hayali, kim gerçek, görüş bulanıklaşıyor. Alkolün de etkisiyle zayıflayan algıyı açmak için soralım: Feryat, Hazan, Kel Tayfun, Balıkçı Sülo, Feymece, denizkızları, cinler ve Al Karısı gibi… öncelikle Feymece mükemmel bir isim ve karakter, modern zamanlarda artık tercih edilmiyor ama bizce çok şiirsel, al karısı öyküleri Karadeniz’de de yaygındır. Tüm bu karakterlerin ve karabasan hikayelerinin temelini merak ediyoruz, seni büyüleyen Trakya hikayelerinin kaynağını…

Çocukluğumdan beri hikaye dinlemeye çok meraklıydım. İnsanlar bir şeyler anlatsın diye beklerdim karşılarında ve o zamanlar herkes de bir şey anlatırdı. Geceyi tüketecek çok fazla seçenek yoktu ve insanlar anlatarak, konuşarak ve dinleyerek yaşıyorlardı zamanı…

Mesela taşrada kitaptaki gibidir gerçek ve hayal birbirine karışmıştır. İnsanlar alkarısına inanırlar ve hiçbir zaman onun ne olduğunu sorgulamazlar. Aslında gerçek ve gerçek olmayanı birbirine yaklaştırırken buna çok dikkat ettim. Kitaptaki karakterler gerçeküstüne tepki vermediği gibi anlatıcı da önce gerçeküstünün gerçekliğini kabul ederek anlatacaktı…

Beni bu hikayelerde aslında en çok etkileyen de insanların onlar yaşama alışkanlığı oldu. Mesela anneannemin köydeki evinde oturuyoruz, ben küçüğüm ve arka sokaktaki evden Hayriye Teyze “Bizim evde şeytan var” diyerek geldi. Telaş içindeydi ve ağlıyordu, inanılmaz korkmuştu. Anneannem hırkasını aldı ve şeytan var denen eve gitti… O’nun için çok doğaldı, ama ben meraktan gitmek istemiştim ve korkudan ödüm patlıyordu. Anneannem sağa baktı, sola baktı bir şey yoktu…

Kitaptaki dil, bize göre yazmak için zor bir kullanım. Bir yandan destansı bir anlatım, epik cümleler, öte yandan balıkçı barınaklarını ve büyükşehirde göremeyeceğimiz kendi hallerinde insanların hayatlarını basitçe aktaran bir dil. Karakterlerin yaşadıkları zaten kendi görkemini taşıyor. Modern Türk romanında (kendi yapıtınla birlikte) dil kullanımı hakkında ne düşünüyorsun?

Öncelikle konunun anlatılma biçimini belirlediğini düşünüyorum. Bu yüzden de kitapta farklı zamanlar farklı konular varken çok farklı anlatım biçimleri de ortaya çıktı. Ama tabii bu uzun bir düşünme sürecinden sonra gerçekleşti. Yani nerede “süs” denir nerede “bezek” demek gerek bunlar için kafa yormuş insandım…

Modern Türk romanın en önemli eksiği de bu aslında. Dile çok kafa yormayıp zekice bir fikrin arkasından savrulup gitmek. Bir de özellikle benim de ait olduğum kuşak çeviri edebiyatla büyüdü. Ve yazmaya başladığın dil üzerine düşünmediği zaman kendine bir çeviri dili yarattı. Yani ortaya çıkan modern Türk romanı Türkçeye kafa yormazsa çeviriler yüzünden bozulmuş bir Türkçe ortaya çıkacak…

Kitaptaki desenler hakkında
F.U: Desenleri Serkan Yüksel yaptı. [Link] Yıllardır onunla çalışıyoruz. İlk projemiz aslında Sayıklamalar zamanındaydı. Aynı liseden mezunuz. Birlikte içtiğimiz bir tarihimiz var. Sayıklamalar döneminde yayınevi desen istemedi. 1001 Fıçı Bira’nın kapağını yaptı. Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba için başta desen fikri yoktu. Aslında fikri üçüncü bir arkadaşımız Yüksel verdi. Tek renge karar verildi, Serkan sonra kitabı okuyup desenleri yaptı. Kitabın kapağı da aslında çizilen ilk desen, alternatif kapaklar yerine buna karar verildi.

Şimdi yıllardır bir metropolde yaşayan genç bir yazar olarak, öykünü kimin dinleyeceğini düşünüyorsun? Sonbaharda bir sahil kasabasında kabaran denizden irkilmeyenler bu hikayeleri nasıl özümser sence?

Denize doğru yürüyen kim varsa o dinleyecektir gibi geliyor bana, ama tabii metropolde yaşayanlar insanlar denizden korkamayacak kadar korkaklar… Bu yüzden de yeterince anlayabilirler mi onu bilemiyorum…

Senin bir de fanzin geçmişin var. Bağımsız yayıncılığa ve dergi yayıncılığına bakışını da merak ediyoruz. Hem kendi yayıncılık geçmişin hem de mevcut durumun değerlendirmesini alabilir miyiz?

Şu sıra en çok tarafsız gazetecilik ve tarafsız yayıncılık geyiklerine gülüyorum. Eskiden insanlar bunu yiyorlardı, ama artık internet diye bir şey var. Yani alıştığımız anlamdaki gazetecilik bitti ve yeniden düşünülmesi lazım bu durumun. Tarafsız bir gazete hiçbir zaman olmadı. Gazete dediğimiz şey güncel üzerinden ideolojik yorumlar yapmaktan başka bir şey değil…

Gazetelerin anladığı tarafsızlık ve bağımsızlık böyle şeyler artık. Yani ben istediğimi söyleyim, kimse bana kızmasın üzerinden gidiyor. Ama fanzin başka bir şeydir. O her zaman taraflıydı ve yalan söylemedi. İdeolojik bir yanı vardı ve zaten o ideolojiyi temsil ediyordu. Bağımsız olduğu için de gerçekten inandırıcı olabiliyordu. Mevcut yayınlara baktığımızda insan kağıt israfına üzülüyor. Yaşasın fotokopi!


[Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba idefix sipariş linki]

İnternet sayesinde, yazı yazma alışkanlığı da artıyor sanki. Öte yandan okuma tarafında aynı gelişmeyi gözlemiyoruz. Kitap yayınlamanın mitsel hazzı dışında, gereği nedir sence? Ayrıca yazan ancak henüz yayınlatma olanağı bulamayan yazarlara ne söylemek istersin?

Dehşetle takip ettiğim bazı şeyler var ve internet de onlardan birisi. Birincisi bizim yazma algımızla onlarınki çok farklı. Ben yetiştiğim dönemin adabından olsa gerek hala kendime yazarım diyemiyorum. Editörüm diye geçiştiriyorum. Ama internet yazarları daha yazı yazmadan yazar oldular. O sanal dünya gerçeğin çok ötesine geçti. Yani hem bizdeki yazar algısı değişti, hem de yeni bir yazarlık başladı.

Ama yine de blog yazarı ve yazar ayrımını koymak lazım. Ama şunu da söyleyeyim internet şairleriyle normal şairler arasında fark yok… Kitap yayımlamak ise sanırım onu garip bir şey haline getiriyor, ne yaparsanız yapın yerini başka bir şey tutmuyor.

Bizim kuşak sorunumuz da var. Basılı olmayan her şeye tepkiliydik. Hedeflerinle ilgili bir durum bu. Benim hedefim bir gün basılı bir yayında yer almaktı. Virgül dergisinde yazmayı bırakınca diğer bir hedef de kitabın olmasıydı.

Bir tüketim nesnesi olarak değil de, kutsiyet taşıyan bir araç gibi?

Bu noktada kitap hiçbir zaman bir tüketim nesnesi olmadı, zaten o yüzden amaçlanıyordu. Kitap sonraya kalacak bir şeydi. Ben ilk kitabım çıktığında dünyanın değişeceğini düşünüyordum. Özgüven veriyordu kitap. Hayatın aynen sürdüğünü sonra gördük tabi.

Dijital yayıncılığa geldiğimizde ise, çığrından çıktığını hissediyorum. Editöryal çalışma yapan, kolektif işler yapan yayınları bir tarafa koyarak söylüyorum, özgür olması da çok iyi. Ancak sadece küfür etme özgürlüğünün yayıncılık olarak isimlendirilemeyeceğini düşünüyorum. Bir şiirin bir dergide yayımlanmasıyla, internette yayımlanmasının hazzı birbirinden ayrı olmalı. Türkiye’de dijital yayıncılık gelişim içinde ama. Bir yıl öncesine göre bile bir fark yaratılmış durumda.

İlk İçki
Ne zaman içtiğimi hatırlamıyorum, ancak ilk viski içtiğimi biliyorum. Sonra bir bardak daha istediğimi düşününce şimdi garip geliyor, bir çocuğun zararlı olacak bir şeyi tekrar istemesi…

Şöyle bir durum da var sanki, dijital yayıncılıkta kendine mecra bulamamış ancak yetenekleri basılı eserleri olanlardan hiç de aşağı olmayan önemli bir kitle var, o açıdan alternatif bir yol gibi?

Tabi ki. Gazetede en çok üzüldüğüm yanlışlarımdan biri, bana gelen e-postada, “internet sitemde yayımladığım yazıyı bile defalarca okurken, sizin bu kadar yazım hatası yapmanız olmamış” denmesiydi. Kesinlikle doğru. Benim böyle bir alan bulmuşken bu tür bir hata yapmamam gerekirdi, doğrusunu ise, internette yazan o arkadaş yapmıştı.

Yazarlarda iki davranış gözlüyoruz, kitabını çıkardıktan sonra dönüp bir daha bakmayanlar ve kitabıyla yayımlanmış olmasına rağmen hala mücadele edenler. Karakterleri kafasında geliştirmeyi sürdürenler. Sende nasıl bir duygu oluyor?

Kitaptaki karakterlerden soğumak, hikayenin devamından uzaklaşmak demek değil. Kitaba bakamam ben, çünkü hata bulurum. Pişman olmaktansa orada bırakırım. Ama hikayeler benimle devam ediyor.

Feymece’nin filmi mi yapılsa gibi hikayeler dolaşıyor mesela. Feymece ayrı bir karakter olarak sürebilir.

Feryat sen misin?

Bazen!

Manca
Bir Trakya mezesi
F.U: Babam rakı mezesi olarak kullanırdı. Ailenin diğer fertleri, rakı içmeyenler ise kahvaltıda yerdi. Közlenmis patlıcan ve biber, domates, soğan ve sirke ile yapılan bir Trakya mezesidir. Acısızdır. Yapımı bir ritüel gibiydi. Bahçeye babaannemler kocaman bir ateş yakarlardı, patlıcanlar filan orada közlenirdi. Büyük bir kıyma makinesi vardı, çocukken bize çok heybetli gelirdi. Sadece bu meze için ortaya çıkardı. Diğer zamanlar nerede durur bilemezdik.

-Birkaç anahtar kelime vereceğiz, senin çağrışımlarını almak istiyoruz:

Borges: Kıskançlık…
Cervantes: Don Quijote’in gölgesinde kaldı.
Taşra: Sevgi, nefret ve özlem.
Meyhane: Zamanın en güzel geçtiği yerler…
Rakı: Baba içkisi…
Heavy Metal: Gerçekten müzik…
Dergi: Şu sıra en çok yapmak istediğim şey…
Ölüm: Sonsuzluk…
Kadın: Baştan çıkarıcı…
Godot: Bir gün gelecek….

Bu aralar neler okuyorsun?

Çok çok eski bir arkadaşım Ulaş Işıklar vampirler üzerine bir kitap yazdı… Kitap yeni çıktı onu okuyorum. Ama bu sıra zamanım daha çok okumak istediklerimi sıralamakla geçiyor. Çünkü yazdığım roman için Don Quijote ve Oblomov dışında bir şey okumuyorum…

Biraz alkolden bahsetmek istiyoruz. Alkolun ritüel gibi tüketildiği bir kuşaktan geliyoruz. Oysa şimdi her şey gibi alkol tüketimi de hızlanıyor. Alkol bir odak değil de masada bize eşlik eden ama hep suskun bir arkadaş gibi. Kasabalarda alkol tüketimiyle büyük şehir arasındaki fark ne sence?

İstanbul’a ilk geldiğimde okul arkadaşlarımdan duyuyordum. Akşam çok içtik diyorlardı. Ne kadar diyordum dört tane bira diyordu mesela. Allah Allah diyordum bu insanlara hakikaten çok mu geliyor. Bol alkollü bir geceden sonra kaç tane sorusu bana sorulduğumda bilmiyorum diyordum. Çünkü cidden hatırlamıyordum. Ve kasabada böyle yaşanıyordu. Alkol sürekli hayatımızdaydı. Ben aynı gün içinde üç kere sarhoş olduğumu biliyorum.

Burada insanlar sarhoş olmak için içiyor, biz ise kasabaya katlanmak için içiyorduk. O zaman orası daha güzel geliyordu. Onlar sarhoş olmak için kolay yolu seçiyordu, kasabada ise işi ritüele çevirip daha keyifli hale getiriyorduk.

Meyhaneci bir babanın oğlu olarak, istanbul’daki meyhaneleri değerlendirsen?

Valla çok güzel meyhaneler var gibi geliyor bana, ama bu değerlendirmeyi elbette babamın yapması gerekiyor. Bir keresinde rakı içmek için meyhane meyhane dolaşıp sonunda evde içtik…

Dirim kısa, ölüm uzun, geleceğe dair kitap projeleri var mı şu anda?

İki tane var, aslında ikisini de biliyorsun… Bir Don Quijote’nin yeni bir macerası, diğeri de bir öykü kitabı olacak…

Ferhat Uludere Lüleburgaz’da doğdu. Rock Reaction adlı fanzinle yayıncılığa başladı, çeşitli fanzinlerde yazdı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü mezunu. Beyoğlu Gazetesi’yle birlikte gazetecilik yapmaya başladı. Kitapları: “Sayıklamalar” – 2002 – Phoenix Yayınları, “İşlenmiş Aşka Mektuplar” – 2005 Çitlembik Yayınları, “1001 Fıçı Bira” – 2006 Çitlembik Yayınları, “Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba” – 2010 – Sel Yayınları. Virgül, İstanbul, Bant, K gibi dergilerde kitap tanıtımları ve eleştirileri yazdı.

Aaron Hobson Alain Mascarou Alberto Giacometti Alberto Manguel Alberto Savinio Aldous Huxley Aleister Crowley Alejandra Pizarnik Alejandro Jodorowsky Alejandro Zambra Alexander Hacke Alexander Sergeyeviç Yesenin-Volpin Alfred Jarry Algan Sezgintüredi Ali Akay Allah Almanya Alper Canıgüz Alper KAmu alt kültür Andreas Baader Andre Breton Andre Gide Andre Rene Rousimoff Andre the Giant Andrew Losowsky Andrey Tarkovski André Breton & Philiphe Soupault Andy Warhol Anna Atkins Anna Massey Anna Romanovna Izryadnov Anthony Burgess ANTONIN ARTAUD Armağan Ekici Arthur Brown Arthur Cravan Arthur Rimbaud Ash Ra Temple A Silver Mt Zion Aslanlaşma Aslı Bostancı Atatürk Atilla Birkiye Atom Egoyan A torinói ló Austin Osman Spare avangard avangart Ayfer Tunç Ayhan Geçgin Ayhan Çağlar Aziz Genet A Zona B-movie Bahçeşehir Üniversitesi Bakışsız Bakışsız bir kedi kara balkan Banksy Bansky Banu Alkan Barack Obama Barones Else Von Freytag-Loringhoven Baroness Bartolomeo Vanzetti barış Barış Akkurt Barış ve Demokrasi Barış Yarsel Bask baskı basılı yayın basın basın toplantısı Bathory Batman Baysan Yüksel bağımsız bağımsız film BBC Beale Caddesi beat beat edebiyatı beat generation beat kuşağı Beatles beatnik bebek beden bedensel deformasyon Beethoven Begüm Güzel Behemoth belediye belgesel Belle & Sebastian bellek Belçika Berlin Betty Blue Beyaz Kuzgun Beyoğlu Beşiktaş Beşir Fuad bienal biletix Bilge Karasu bilim kurgu bilimkurgu bilinç akışı Bill Ward Birol Ünel Birsen Tezer Bizans bizarre black metal Black Ovarian Death March Black Sabbath Blaise Cendrars Blind Cat Black Blixa Bargeld Bloomsday Bob Dylan Bolesław Skulik Bora Akıncıtürk Borges Borges 113 yaşında Boris Vian Boris Ştrugatski Boston Bozlu Art Project Boğaz boşluk Brian Eno Brion Gysin Bronislav Prochazka Bryan Ferry Budapeşte bulmaca bulvar Bunny Munro Burcu Perçin Béla Tarr Bülent Erkmen Cabaret Voltaire caferağa Cambridge cami Camille Claudel Can canavar Can Can Heads Caspian caz cehennem Celal Mordeniz Cemal Arığ Cemal Süreya Cer Modern Cevdet Erek Ceza Cezayir Chantal Akerman charles bukowski Charles Darwin Charles Dickens Chris King Christian Debois Chuck Palanhuik cinayet cinnet cinsellik Claude Faraldo Cleon Peterson Colophon Colophon 2009 Comics Comte de Lautréamont Conrad Schnitzler Cory Doctorow Cozy Powell Culture Multure cut-up cyberpunk César Vallejo Dada dadaizm Dagerreyotipi Dagon Ezoterik Tarikatı Daguerreotype Dagur Kari Dali Damien Hirst dan haag dans Dante Dante Alighieri Danzig Darbe Dario Argento dark ambient dark jazz dava Dave Eggers David Bowie David Byrne David Keenan David Lynch dayanışma DDR Death In Vegas death metal Deborah Lupton dedektif Deep Purple Defter Kazıyıcılar Kooperatifi dehşet delilik demokrasi deney deneysel deneysel müzik Dengue Fever deniz DEPO dergi dergi yazarları derleme Der Orchideengarten Derya Bengi devlet devrim Dick Tracy Diederick Kraaijeveld Die Firma die toten hosen dijital gramafon dijital sanat dijital yayıncılık dil din direniş disiplinlerarası disko distopya diyalog dizi DJ dj set documentary Dogzstar Domenico Modugno Don Kişot Donnie Darko doom Doris Lessing Dostoyevski download doğa doğaçlama Doğu Almanya drama drone drone rock DSP Duchamp Duke Ellington dunia Dusha Bateson dönüşüm dünya Düş Yola e-book e-kitap E.M. Cioran E Ayhan Çağlar ece ayhan Ece Ayhan anma etkinlikleri Ece Ayhan Sivil Girişimi Ece Ayhan Çağlar Ece Gamze Atıcı Edebiyat Edgar Allan Poe Edith Piaf editör editör yazısı efemera Efemerista Efemerista Efrim Manuck Egg Dancing Eilish Lambrechtsen Einstürzende Neubauten Ekavart Gallery ek gösterim ekoloji ekolojik yaşam ortaklığı ekolojk yaşam Ekümenopolis El Arte de Volar Electric Wizard elektronik elektronika elektronik müzik Eleştirel Söylem Analizi eleştiri Elif Yıldız Elliot Smith El Topo Emanuel Mathias Emiliano Zapata Emmy Hennings Enda Hughes Ender Ormanlar Engelbert Kievernagel Engin Güneysu Enis Batur Enki Bilal Ennio Morricone enstalasyon Enteresan tasarım Epifanía Uveda de Robledo Eray Mert Erdem Helvacıoğlu Erdem Şenocak Erenköy Eric Andersen Erik Satie erkek Erkin Gören Erkin Koray Erkut Terliksiz Ernest Fuchs Ernest Hemingway Ernst Fuchs Ernst Jones Ersin Kalkan Ertem Eğilmez Ertuğrul Kürkçü Esat C. Başak Eskil Vogt Eskişehir estetik Etgar Karet Etgar Keret Etkinlik Eugene Hütz Eugeniusz Bąk ev evlilik Evren Ekşi Evvel Evvel Fanzin Ewald Gawlik experimental eylem eğitim eğlence Eşiktekiler facebook Faith d'Aluisio fantastik fantezi fanzin Fatih Akın Fatih Recep Tayyip Erdoğan Faust faşizm fc st pauli Federico Fellini Feeling B felsefe feminizm Femme Fatales Fenerbahçe Ferdydurke Ferenc Liszt Ferhat Uludere Feriköy Pazarı ferit edgü Fernando Pessoa festival fetiş Feyyaz Kayacan Filippo Tommaso Marinetti Filistin Film film festivali filmler filozof Finnegans Wake Flaneur Comics Flannery O'Connor flickr Fluttery Records Fluxus Fluxus 50 folk Forough Farrokhzad Forugh Farrokhzad Fotoğraf fotoğrafçı fotoğrafçılık Francesca Woodman Francis Picabia Franco Brambilla Frank Zappa Fransa Fransız Franz Kafka Franz Marc François Truffaut Fred Fiction Freedom Express Friedrich Nietzsche Fritz The Cat Fugazi Funny Games Futbol Futuristika Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Füruğ Ferruhzad Fütü fütürist manifesto Fütürizm Gabriela Benackova gala Galata galeri Galeri Merkur Galeri Nev Galileo Galilei Galina Benislavskoya garage garaj garajistanbul Gary Lucas Gaye Su Akyol gazete gazeteci gece Gecenin Sonuna Yolculuk gelecek gelenek gemi Geoffroy de Boismenu George Grosz George Orwell Georges Bataille Georges Perec George Whitman George Yuri Yesenin Georg Trakl Gerhard Urbanek gerilim Gertrude Stein gerçek gerçeküstü gerçeküstücülük gezegen gezgin gezi Gezi/Mekan Gezi Direnişi Gezi Parkı geçmiş Ghetto Gilles Deleuze Giovanni Scognamillo Giuseppe Culicchia giysi Goblin Godflesh God is an Astronaut Godspeed You Black Emperor Gogol Bordello gol Gordon Matta Clark Gotham Gothic Americana Grace Grace Jones graffiti grafik grafik tasarım grafitti Grails Grand Funk Railroad Gregor Samsa grindcore grotesk Grup Ses Beats Guardian Guildford Dörtlüsü Guillaume Apollinaire Guillermo del Toro Gurme Gurme Gustav Klimt Gustav Klimt 150 yaşında Gustav Meyrink Gus Van Sant Gypsy Lou Webb görmek görsel görsellik Görüntü görüntü gösteri gösterim Güncel Güney Gotiği Güney Kore günlük gıda H.P. Lovecraft Halil Duranay Halit Kıvanç halk Hamlet Hannah Höch Hans-Lukas Kieser Hans Arp Hans Richter Hans Rudolf Ruedi Giger Haramiler hardcore Hardcore Punk Harfhane Harfhane Yayınları Harold Pinter harsh noise Hartmut Bitomsky hastalık hayal hayal gücü Hayat Hayat Haymatlos hayvan Heath Ledger heavy metal hediye Hegel Heinrich Himmler Henrik Isaksson Garnell Herman Melville Herta Müller Hey Jude heykel High Fidelity hikaye Hikmet Benol Hippi Perihan histeri Hitler Hitoshi Matsumoto Holger Czukay Hollanda Hollandalı Horaley Howard Phillips Lovecraft Howard Zinn Hrant Dink HR Giger Hugh B.O’Brian Hugo Ball Hukuk Fakültesi Hungry Planet Hunter S. Thompson Hush Galeri Hush Gallery Håvard Skaset Håvard Volden Héléne Cixous Hülya Vatansever Hür Yumer Ian Mackaye I Create Soundscapes idam ifade özgürlüğü IKSV iktidar ilan-ı aşk iletişim illüstrasyon illüstratör imge Imre Kertesz inceleme Indie Indigo industrial insan insanlık interaktif interaktif heykel internet intihar Ira Cohen Irvine Welsh Isadora Duncan Isidore Ducasse istanbul indie scene Istanbul Noir istismar isyan içerik işitsel J.D. Salinger Jack Kerouac Jacques Derrida Jacques Prévert Jacques Ranciére Jacques Rigaut Jacques Roubaud Jacques Vaché Jaguar Kitap Jaguar Yayınları James Duval James Gleeson James Graham Ballard James Joyce Janacek Jana Müller Jane Birkin Janset Karavin Jan Švankmajer Japon Japonya Javier Marías jazz Jean-Paul Marat Jean-Paul Sartre Jean Cocteau Jean Genet Jean Jacques Lequeu Jean Luc Godard Jean Rollin Jean Sol Partre Jecques Vergès Jeff Bridges Jeff Buckley Jennifer Martenson Jeremy Profit Jessica Green Day J G Ballard Jimi Hendrix Jim Jarmusch Jim Morrison Jimmy Page Jimmy Yensid Jim Norton Joachim Trier Joan Baez Joan O’Hara Joe Strummer John Boorman John Brandon John Cale John Crowley John Cuddy John Dillinger John Goodman John Herschel John Hurt John Milton John R. Searle Johnston McCulley John Zorn Jonathan Forgansh Jonathan Rhys Meyers Jonathan Safran Foer Jon Theodore Jon Webb Jorge Luis Borges Josef Albers Josef Koudelka Joseph Kosuth Josh Brolin Joy Division JRR Tolkien Juan Ralfo Jude Law Jules Monnerot Jules Verne Julianne Moore Julie Doucet Julien Torma Juliet Hulme Juliet Stephenson Julio Cortázar junkie Jürg Solothurnmann kabare Kaddis a Meg Nem Született Gyermekent Kadife sokak Kadir İnanır Kadıköy kadın kafa kafabindünya Kafka kahve kamera kaos kaotik edebiyat Kara Büyü kara kedi Karanlıkta Dans kara tiyatro kara tren Kara Şövalye Karel Reisz karga Karga Mecmua Kargart karikatür Karl Marks karnaval Karotte kartpostal karşı kültür kasaba Katalan katar katliam kedi Keith Richards kelimeler Kenneth Anger Kenneth Branagh kent kentsel dönüşüm kes yapıştır Kiki kilise kimlik kitabevi Kitabiyat kitap kitap eleştirisi kitap kapakları kitaplık klasik müzik Klaus Schulze Kletka Red klip Kohei Yashiyiki Kokomo kolaj koleksiyon kolektif Komplo Komplo komplo teorisi kompozisyon komünizm konferans konser konserler Konstantiniyye Üçlemesi Konstantin Stanislavski Kore korku korku edebiyatı korku filmi korkunç filmler kostüm kover krautrock Kreuzberg Kristin Scott-Thomas Kuad Galeri kukla kumaş Kunsthalle Kurgu Kurt Schwitters Kurt Vonnegut Kurt Vonnegut Jr Kösmonaut köy köşe yazısı kült Kült Neşriyat kültür kültürel küratör küreselleşme Küçük İskender kırmızı kısa film kısa hikaye Kızıl Ordu Fraksiyonu L'Attentat Laibach Laika Lale Müldür Lamb Langston Hughes Lars Lindstrom Lars Von Trier Laszlo Fogarasi Jr. Lautreamont Lawrence Durrell Lawrence Ferlinghetti Leata Land Lech J. Majewski Lech Majewski Led Zeppelin Lenin Leningrad Leonardo da Vinci Leopold Wróbel Leos Carax Leo Troçki Les Murray Levent Şentürk Lev Troçki lezzet LGBT Life liste Liza Bear Liz Jensen logo Lolita Londra Louis-Ferdinand Céline Louis-Ferdinand Céline 118 yaşında Louis-Jacques-Mandé Daguerre Louis Aragon Louise Hindsgavl Loujon Press Lou Reed Lovecraft LSD Lucien Sénémaud Lydia Lunch Lyn Hejinian László Krasznahorkai Löpçük Lüksemburg Macar Macaristan Macedonio Fernandez Madchester Mahir Duman makarna makina manga manifesto manken Man Ray manyak Marcel Duchamp Marcel Proust Marcel Schwob Maria Kodama Marilyn Monroe marionette Mariya Andreyevna market Mark Z. Danielewski Marsden Hartley Marx'ın Dönüşü masa masal Masashi Kawamura masumiyet Matbuat Matbuat matematik math rock Matt Borrusso Matt Dillon Maurice Blanchot Maurice Sendak Mauvais Sang Mavado Charon mavi Max Brod Max Ernst Max Jacob Mayhem mağara Medya Medya Mehmet Gökmen Mehmet Siyahkalem Mehmet Zaman Saçlıoğlu Mehtap Meral mekan Meksika mektup Meltem Ege Memento mori Mesut İtku meta-metin metal metin Metin Erksan Metis meydan Meydan Gazetesi meyve Mezarlık Michael Cooney Michael Gira Michel Foucault Mihran Tomasyan Mike Hostench Mikhail Bulgakov Mikrokolektyw Milano Milena militarizm mimari mimarlık Mimar Sinan Üniversitesi Mine Söğüt minimalizm Mircea Cărtărescu Miron Zownir Mirza Metin Mississippi Nehri mizah Moby Dick moda model modernizm Mogwai monolog Moskova movie poetry mp3 Mr. Natural Mrcello Mgni Mtaär mum Murat Cem Şerbetçi Murat Nemet-Nejat Museum für Konkrete Kunst Musevi music Musiki Mustafa İtku mutfak mutluluk Mutlu Yetkin myspace Münir Hayri Egeli müzayede müze müzik müzikal müzisyen mısır Naked Lunch Nazi Nazizm Nazım Ünal Yılmaz Necati Tosuner Nechayevschina nefret Neil Young Nekizm Nekropsi Neu! Neue Slowenische Kunst Neuromancer new model army New Orleans New York Nick Cave Nick Hornby Nico Nico Papatakis Nida Kireççi Nietzsche Nikola Tesla Nişantaşı Noam Chomsky Nobel Ödülü Nod noise Norgunk Norgunk Yayıncılık Norveç Notre Dame NSK Nusrat Fateh Ali Khan Occult rock OccupyGezi Occupy Gezi Parkı oi okuma Okültizm Olga Knipper Oliver Saks Omar Rodriguez-Lopez online yayıncılık opera Operation Room organik ürünler Orhan Gencebay Ortaçağ Oscar Wilde Oscar Zeta Acosta Osman Cavcı Osmanlı otel Ottlo Kafka Oulipo Outlet oyun oyuncak oyuncu Oğuz Arıcı Oğuz Atay Pablo Neruda pagan panel pantolon pantomim Paola Dionisotti para Paranoid Park Paris Paris sous la pluie park Park Chan-Wook parti Pat Kinevane Patti Smith Paul Avrich Paul Bowles Paul Claudel Paul Eluard Paul Hurst Pauline Baynes Paul Klee Paul Valéry Paul Verlaine Paul Wheeler Paweł Stolorz Pera Film Pera Müzesi performans Pete Postlethwaite Peter Bürger Peter Greenaway Peter Menzel Peter Singer Peter Steele Petra Heöcker Peyote Philip K. Dick Philippe Dijan Philippe Soupault Pi Artwoks Pi Artworks Pi Artworks Istanbul Picasso Pier Paolo Pasolini Pierre Albert-Birot Pierre de Massot Pierre Henry Piha Kolektif Pilevneli Project piyanist Poe Poe'nun 200. doğum günü Poe-nun 200. yıldönümü Poe Günleri poetika Poetry Scores Politik Politik politika Polonya Pontiak pop art Pops Farrar popüler kültür Popüler Kültür porno pornografi Portre Portre post-metal post-punk poster post hardcore post punk post rock Prag pratik pre punk program progressive rock proje Projeler propaganda propaganda yayınları Proscenium Arch protesto psikanaliz psikoloji psychedelic psychedelic rock psychodelic psychodelic rock pulp punk punk rock Puruli Kültür Sanat Pınar İlkiz Queer Quentin Tarantino Radikal radyo Rafet Arslan Rainer Maria Rilke Rammellzee Rammstein Ray Bradbury Raymond Poincaré Raymond Queneau Raymond Roussel Rebecca Pinteon Red Sparowes Refik Anadol Regis Debray Reha Erdem rehber Reinhard Kleist Reinhard Scheibner reklam Rene Magritte renk René Char Replikas resim Resim Bölümü ressam retro retro futuristik retro futurizm Ribemont-Dessaignes Richard Brautigan Richard Ellmann Richard Huelsenbeck Richard Le Gallienne Richard Sennett Ridley Scott ritual ambient ritüel Robert-Louis Stevenson Robert Crumb Robert De Niro Robert Desnos Robert Plant Robert Smith Robert Walser ROBOTİK HAYALLER rock rock'n roll Rockwell Kent Roj Friberg Rolf Lappert roman Romina Raffaelli Ron Mueck Rosa Barba Rosa Luxemburg Ross Canon Roy Andersson Ruhi Su Rune Grammofon Rus rusya Ryohei Hase rüya Rıfat ŞAHİNER Rıza Pehlevi Sachsenhausen Sadık Hidayet sahne salata salon SALT Beyoğlu Salt Galata Salvador Dali Samuel beckett Sanat Sanat sanat galerisi sanatçı Sandro Aguilar San Francisco sansür Santralistanbul sapkınlık sapıklık Sarah Kane Sarkis sarkıntılık Sarıcaalili Godot Mustafa satanizm savaş Savva Morozov saykodelik sağlık Sean Foley sebze Secret Chiefs 3 Sedat Türkantoz seks Selahattin Özpalabıyıklar Sel Yayınları Selçuk Artut sempozyum senarist Senin Ailen Bir Yalan Yavrum Serge Gainsbourg Sergei Bruyukhonenko Sergey Yesenin Sergey Yesenin yazı dizisi Sergio Leone Serhat Köksal ses sessiz sessiz film sessiz sinema sevgi sevgili Sevil Tunaboylu Sex Pistols Seydi Murat Koç Seyyar Sahne seçki Shakespeare Shaktar Donetsk Shuji Terayama siberpunk Sigmund Freud Signe Berstrom Sinan Tınar sinsiyet Siren Yayınları sirk Situasyonizm Sitüasyonist Enternasyonal Sivil itaatsizlik nedir sivil sorular Sivil İtaatsizlik Siyahi Dergisi siyaset Slavoj Žižek Sleep Maps SLip SODA Sofya Andreyevna Tolstoy Sohrab Mohebbi sokak sokak edbiyatı sokak sanatçıları Sokak Sanatı solo Sonic Youth sosyal sosyalist sosyalizm sosyoloji sovyetler birliği soykırım Space music spagetti spagetti western SSCB St. Louis Stanislas Szukalski Star Wars Steampunk Stefano Marini Stephen King Stockholm Stoner Rock stream street art Suat Kemal Angı Sukiyaki Western Django Sun God sunum Superman surf Susan Sontag Swans Sylvain Cotte Sylvia Plath Sátántangó süper kahraman sürrealist sürrealist eylem türkiye Sürrealizm sıcak taciz Tadanori Yokoo Tad Danielewski tahakküm Tahran Bienali Taksim Taksim Gezi Parkı Talin Büyükkürciyan Tangerine Dream tango Tanrı Tanıl Bora tanıtım tarantula tarif tarih tarihte bu hafta Tasarım Tasarım tasarımcı tatil Tatyana Yesenin Tayland taşra Taşıdıkları Şeyler tecavüz Ted Hughes Tehlikeli Oyunlar Teknoloji Teknoloji telefon televizyon Tenten terkedilmiş Terra Incognita Terry Bisson Terry Gilliam Tetsuya Ishida The Bad Seeds the Beatles The Brian Jonestown Massacre the Clash The Doors The Empire Project Thee silver mt. zion Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band The Ex The Fall The Handsome Family The Lord of the Rings The Mars Volta Themroc The NAtion The Ninth Life of Louis Drax Theodor W. Adorno Theo van Doesburg The Paper Eater the Pogues The Smiths The Stooges The Velvet Underground The Weird Girls This Will Destroy You Thomas Bernhard Thomas Keenan Three Fried Men Thrill Jockey Records Théophile Alexandre Steinlen Tim Burton Tim Larson Tim O'Brien Timurtaş Onan tipografi tiyatro tiyatro dışı metin Tokyo Tom Cora Tom Hall Tom Robbins Tom Waits Tony Gatlif Tophane toplama kampı topluluk toplum Toru Kageyama Totalitarizm trailer Trainspotter transgender tren trenler Trey Spruance Tristan Tzara trompet Tufandan Sonra Turgut Uyar Turhan Günay turizm turne Tutunamayanlar tv Twitter Tyler Durden Type O Negative tören tüketim Tülay German tünel Türk Türkiye Türk Sineması türlerin kökeni Tütün Deposu Ulrike Meinhof ultras ulusalcılık Ulus Baker uluslararası Uluslararası Af Örgütü Ulver Ulysses Unabomber Un Chant d'Amour unutulmasın diye Urban Jealousy USSR uyarlama uyku Uykuda Çocuk Ölümleri Uzak doğu Uçma Sanatı vagon vahşet Vamos Bien vampir Van Gogh Varg Vikernes varoluş Vatan Partisi Velimir Khlebnikov Vermin Supreme Vic Chesnutt Vic Chestnutt Victor Hugo video klip Vinnie Appice Vinnie Jones Vinnie Paul vintage Virginia Woolf Virginie Despantes vizyonsuz sinema Vladimir Makanin Vladimir Nabokov Vladimir İlyiç Ulyanov vokal Volkan Aslan Vs. Vsevolod Meyerhold Vüs'at O. Bener Walter Benjamin Wassily Kandinsky Watchmen web 2.0 web dergi Weiland Herzfelde We Make Magazines Wheat Würtzburger William Blake William Burroughs William Faulkner William Gibson William Heath Robinson William S. Burroughs Wim Wenders Wire Witold Gombrowicz Wolfgang Hilbig Wooden Shjips WOUNDED WOLF PRESS Wrekmeister Harmonies Xiu Xiu Yadigâr Ejder Yalı Hanı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık yaratıcılık Yaratılış yarışma yayın yayıncılık yayınevi Yayınlanmamış önsözler yazar yazı Yazı dizisi Yazı dizisi Yazı dizisi: Nico yağmur yaşam Yaşar Çabuklu yemek yeni yıl Yer6 Hafıza yeraltı yeraltı edebiyatı Yerel İllüstratörler 02 yerleştirme Yevgeni Zamyatin Yeşilçam Yitik Ülke Yayınları YKY Yoko Ono yoksulluk yolculuk Youtube Yukio Mishima Yunanistan Yurdaer Altıntaş Yves Klein yönetmen Yüksek Lisans Yüzüklerin Efendisi yılbaşı yıllık Zafer Aracagök Zafer Yalçınpınar zeitgeist Zeki Alasya Zeliha Berksoy Zeynep Arabacıoğlu Zinaida Reich zine Ziya Osman Saba zombi zombie Zombie Green Room zombie movie zombi filmi Zoomoozofon zulüm Ç.R.O.P. Çanakkale Çanakkaleli Melahat Çanakkale İçinde Çek Cumhuriyeti Çekoslovakya Çin Çingene Çizgi Roman Okurları Platformu Çiğdem Erken Éditions Gallimard Édouard Levé Ölülerimizi Topluyoruz Ölüm Tarlaları Ömer Bakan Ömer Madra Ömer Uluç Özdem Petek Özge Dirik Özgül Tanyeri Özkan Şahin Ümit Kireççi çağdaş sanat çekim çeviri çevirmen çevre çevre koruma çizer çizgi film çizgi roman çizim çocuk çok-kültürlülük çöp ödül ölü ölüler ölüm örümcek öykü özel koleksiyon özgürlük öğrenci öğretim üniversite üretim ütopik mimari ütopya İbni Haldun İFSAK İhsan Oktay Anar İkinci Dünya Savaşı İlahi Komedya İlber Ortaylı İlhan Berk İlhan Mimaroğlu İlyas Odman İmece İngiliz İngiltere İnsan Hakları İran İsa İslamiyet İsmail Yerguz İspanya İsrail İstanbul İstanbul Bilgi Üniversitesi İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi İstanbul Modern İstanbul Modern Sinema İsveç İsviçre İtalya İtalyan İtalyan sinemasi İvan Turgenyev ırkçılık Şeyda Öztürk Şeytan Duymadan Önce Ştrugatski Biraderler şair şan şans şarkı şarkıcı şehir şiddet şiir şizofreni