[Fütüristika!] arşiv düzenlemesi için bakım çalışması yapmaktadır | [Futuristika!] is under maintenance

Günler geçiyor… Gel de yaşa…

Kolaj uygulama: Eda Gündüz ve Vildan Daşdöğen

GİRİŞ

Cezaevlerinde süren açlık grevi 61. gününe girdiğinde, Türkiye siyasi tarihinde ilk kez milletvekilleri de süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı. Milletvekilleri açlık grevi süresince TBMM’deki komisyon çalışmalarını da askıya aldı. Çözümsüzlüğe tepki amacıyla eyleme başladıklarını duyuran milletvekilleri, “Çözüm için gerekirse biz de ölürüz” mesajı verdiler.  BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Aysel Tuğluk, Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncer, Adil Kurt ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladığı ilan edildi.

Sürecin başından bu yana hükümet başta olmak üzere toplumun önemli kesiminin, bedenlerini ölüme yatıran insanlara karşı yürüttüğü bilinçli yanlış bilgilendirme ve itibarsızlaştırma eylemlerini gözledik. Özellikle ve sürekli, devletin ezici politikalarına meşruluk kazandırmak için hukuku istediği gibi değiştirmesine rağmen, yine de baskı sınırlarını genişlettiği alanı yeterli bulmayan hükümet, yine kendi kanunlarına aykırı olarak tecrit politikasını imha politikasına çevirmek yönünde adımlar atmaya devam ediyor. Türkiye, tarihte olmadığı kadar iktidar saldırganlığını tecrübe ediyor. Hükümetin, açılan davalardan, cezaevlerine atılan insanlardan politika ürettiğine şahit oluyoruz. Sorunun çözümünü, siyasi talepleri olan tarafı yok etmek üzerinden kurmaya odaklanmış hükümetin davranış biçimindeki saldırganlık, yine ne yazık ki toplumun milliyetçi-muhafazakar reflekslerinden besleniyor. Sorumlu olanın devlet olduğunu, hesap sorulması gerekenin de devlet olduğunu hatırlamamız gerekiyor.

Açlık grevinin siyasi boyutunun etkisiyle insani tarafını görmemekte ısrar edenlere karşılık, yakın çevremizden dostlarımızın, editörlerimizin, Avukat Fikret İlkiz’in görüşlerini aldık. İnandıkları davada bedenlerini ölüme yatıranlar varken, sürecin her tarafında ölümler sürerken, açlık grevlerinde bugün 62. güne girilmişken, hiçbir şey olmuyor gibi yaşamaya devam mı edeceğiz?

Barış Yarsel, Futuristika!

Görüş bildirenler: Av.  Fikret İlkiz, Ali Ersen Erol, Av. Behiç Aşçı, Kerim Afşar, Celil Kapar, Vildan Daşdöğen, Recep Şener, mydeniz2001, Armağan T.

illüstrasyon ve kolaj uygulama: Eda Gündüz

AÇLIK GREVLERİ ÜZERİNE

Açlık grevleri üreten ve başka çare kalmadığı düşüncesiyle böyle bir yola başvurulmasına neden olan bir hukuk düzeni, hukuka ve insan haklarına aykırıdır. Hukuk devleti; açlık grevini yaratan ortamın her halini, hukuki düzenini, politik ve siyasal yaşamını, toplumsal sorunlarını ve tercih ettiği ceza adaletini mutlak surette gözden geçirip çözüm üretmelidir. İnsan onurunu ve her şeyden önce yaşam hakkını korumalıdır.

Bilinmelidir ki, açlığa ve ölüme yatmaya karar veren kişinin kişisel kararı sorunların çözümde bir insanın ölümü veya sakat kalması bahasına kazanılacaksa eğer, üstün tutulması gereken asıl değer insan yaşamının korunmasıdır. Bir kişi bile, ölmemelidir, sakat kalmamalıdır.  İster hukuki, ister siyasal ve isterse politik tercihlerden kaynaklanan ve kimseye zarar vermeyen ama kendi bedenini taleplerinin kabulü için kendi kararı ile ölüme yatıran her insanın yaşamı korunmaya değer. Açlık grevi ve ölüm orucuna yatmak tasvip ve teşvik edilmemelidir, etmiyorum.

Hukuk devleti, bireylerin hukuken kendilerini güvende hissettikleri böyle bir ortamı yaratmak zorunda olduğunu ve kendisinin de hukuk kurallarıyla bağlı olduğunu bilir, bilmelidir.

Hukuk devletinin asıl varlık nedeni olarak kişi haklarını koruyacak ve güvence altına alacak bir hukuk düzeni yaratmaktır.

Demokratik hukuk devletinde, devletin sahip olduğu gücün hukuki sınırları, insan temel hak ve özgürlükleriyle sınırlıdır. Çünkü “özgürlüklerimizi koruyan, biçimsel anlamda yasalar değil, haklardır”. Herkes, içeriği adil yasaların var olduğu adaletli bir toplumda yaşamaya hak sahibidir.

Yasalara aykırı görülse bile hukuksal olan, siyasal olsa bile hukuka, adalete ve hakka uygun olan taleplerin ve sorunların çözümü için Türkiye’nin birçok cezaevindeki açlık grevlerine duyarlı olunması ve yaşam hakkının korunması hepimizin görevidir. Öncelikle, cezaevindekilerin yaşamı devletin koruması ve teminatı altındadır.

Sorunların çözümü için hayatını ölüme ve açlık görevlerine yatıran insanların hiçbirisi “düşman” değildir. Türkiye’nin ceza hukuk sistemi ve ceza adaleti “düşman ceza hukuku” hiç değildir.

Av. Fikret İlkiz

[sws_divider_line]

Tok açın halinden anlar mı?

Geçenlerde aklıma Artin Penik geldi. Hatırlayan kimse çıkmaz muhtemelen. Harabe haldeki Taksim meydanında, o meydanın neler görüp neler geçirdiğini düşünerek yürürken tam da anıtın yanından geçerken geldi aklıma. Yürüdüğüm yer tam olarak onun üzerine benzini döküp kibriti tutuşturduğu yerdi. O zamanlar gencecik halimle her gün yürüdüğüm yolda çakmıştı kibriti hayatına. Üzerinden 30 sene geçti ama aklımdan bir türlü çıkmadı o kibrit ve o isim.

Ve o günden beri hayattan onlarca, yüzlerce kendini feda eden insan suretleri geldi geçti. Bir amaç uğruna bedenini, hayatını ortaya koyan sessizce atılan dünyanın en güçlü çığlıkları… Kendini yakanlar, açlık grevleri, ölüm oruçları… Bu sessiz çığlıkları duymak asgari bir vicdandan başka neyi gerektiriyor bilmiyorum? Hayata tıkanan kulakların kanallarını açmak için ölümün çağrılıyor olması ne kadar acı veriyor insana.

Açlığa yatmış bir bedenin sancısını tokluk hissi ile anlamak mümkün mü, emin değilim. Ramazanda aydınlık boyunca aç kalma karşısında empati bekleyerek açıkta yemek yenmemesini ve kendisine saygı duyulmasını isteyen bir kültürde bugün yaşanan iktidar dilinin kökleriyle nasıl bağlantı kurduğu en azından benim gibi saf beyinler için merak konusudur. Açlıkla ruhunu terbiye edemeyen bünyelerin tuttuğu oruç kabul müdür siz karar verin?

Her gün ‘yaşama hakkından’ bahseden iktidar yancılarının hükümetin ölüm çığlıkları karşısındaki tavırları karşısında insanın kanının çekilmemesi elde değil. Hepiniz çok toksunuz ve maalesef açların halinden asla ve asla anlamadınız. Ne içerideki açların ne de dışarıdaki açların.

Ve de açlık arttıkça ‘son’ da yaklaşmakta.

mydeniz2001

 

Ölüme yatanları görmezden gelmek

10.000 Kürt Siyasi Tutuklu 62 gündür açlık grevinde. Bu artık bir grev olmaktan çıktı. Gözlerimizin önünde bir katliam yaşanıyor.

Associated Press’in yaptığı bir araştırmaya göre dünyada 2001-2011 tarihleri arasında 35 bin kişi terörle ilişkilendirilen suçlardan tutuklanmış veya hüküm giymiş. Bu tutukluların 13 bini Türkiye’de!

Dünyanın ve yurdun birçok yerinde binlerce kişi 12 Eylül’den itibaren süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine destek verirken, çok yakında binlerce kişinin ölümünden birinci derecede sorumlu olacak hükümetin başındaki Recep Tayyip Erdoğan, bu durumu bir şantaj olarak değerlendiriyor. İktidar olduğu tarihten itibaren çeşitli örneklerle insan hayatına olan saygısızlığını ve vicdansızlığını türlü örneklerle kanıtlamış biri olduğunu biliyorduk, fakat göz göre göre bir katliamı bize izleterek kendi geçmişimiz ve geleceğimiz üzerinde de büyük bir vebal bırakıyor. Çünkü ölümler gerçekleşmeye başladığında biz hayatta kalanlar bu katliamın yalnızca tanıkları olacağız, onlar için yapabildiğimiz ve yapabileceğimiz sadece polis şiddetinden nasibimizi almış olmak olacak belki de.

Doğuştan sahip olunan anadilini konuşma, anadilde savunma, hukuksuz tecrit, ve barış için bedenlerini ölüme yatırmaktan başka çareleri olmayan tutuklulara sırt çevirmek, görmezden gelmek, ölmelerini beklemek hangi adalete, hangi dine sığar?

Vildan Daşdöğen


[sws_divider_line]

“At Gözlüğü Takmış İktidar Coşkusu” – İllüstrasyon: Eda Gündüz

———————————————————————————–

Yaşamak için ölümü göze almak!

Umurunuzda mı bilmiyorum? Ölümler artık kapıya dayanmışken, oturduğunuz yerden dünya nasıl gözüküyor, elbette yaşamak için pek çok güzel neden olmalı?

Diğer tarafta insanlar canlarını ortaya koymuşlar, bedenlerine 62 gündür besin girmiyor! Açlık grevi çoktan ölüm orucuna dönüşmüş durumda. iki ay içinde neler yaptığınızı dönüp bir düşünün desem, sanırım içine birçok detay girer. Orada ise her geçen gün büyüyen acı ve azalan vücut direnci var!

Bizlere, insanlığa neredeyse iki aydır ısrarla, hiç pes etmeden bakıyorlar, kararlılıkla gözlerimizin içine doğru. Yaşamak için ölümü göze almışlar, “son” ne zaman ise onu bekliyorlar!

İnsanlık ne yapıyor?

Ölüme giden bu yolu başka bir yola çevirecekler, çevirmesi gerekenler ne yapıyorlar? Olmayan vicdanlarına başka bir boyut ekleyerek yaşamaya devam ediyorlar! Bütün bu vicdan yoksunluğu içinde, ölüm değil de yaşam kazansa? Tek kelimeyle: Umut!

Kerim Afşar

Vicdan

Cezaevlerinde devam eden açlık grevleri 62 günü devirdi. Kangren haline gelen bu sorunun çözümü için hükümetin adım atması yönünde birçok sivil toplum örgütü çaba gösterdi ve bu çabalar devam etmekte. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun eşit haklara dayalı demokratik çözümünde önemli bir adım olacak ve aynı zamanda halkları birbirine yaklaştıracak bu taleplerin karşılanması ülkede uzun bir süredir süregelen gerilimi azaltacaktır. Bu, kabul edin ya da etmeyin bir kısım insanın görüşüdür. Doğru ya da yanlış olduğu kuşkusuz tartışılır bir konudur. Ancak durumun tartışılmasından ziyade dikkat edilmesi gereken asıl detay, 12 Eylül’den bu yana 800 kişi ile başlayan, şu an yaklaşık 11.000 insanın katılımına varan ölüm oruçlarının toplum üzerinde yaratmış olduğu algıdır.

11.000’e yakın kişi ölüm oruçlarında şu anda… Bir amaçları var… Kendi hayatlarını feda ederek dile getirmek istedikleri bir amaç bu. Ne provokasyon, ne tanımı sulandırılmış ve bir devletin işine gelmediği her kesime yaftaladığı terör, ne intihar eylemleri… Haklılığına inandıkları davada ellerinde avuçlarında kalan yegane gücü kullanarak isyan ediyorlar: Bedenleri, canları. Olayı ne siyasi, ne toplumsal, ne de kimliksel yönde değerlendirmek, şu aşamada artık doğru olmaz. Şu anda olayın değerlendirilmesi gereken yegane olgu, eğer varsa artık, ya da kaldıysa, vicdani yanıdır. 40 yıla yakındır çözülmeye çalışılan ancak sonsuz bilinmeyen bir denklem(!) misali çözülemeyen bu sorun, insanların akıllarında hala soru işaretleri oluşturamadıysa, 11.000 kişinin hayatlarını feda etmek uğruna giriştikleri bu eylem, toplumsal zihinde bu farkındalığı oluşturabilir mi?

Bulgaristan’daki, Yunanistan’daki Türklerin dilleri için vermiş oldukları mücadeleyi haklı görüp, kendi topraklarında bir kimliğin sahiplenilmesini hor gören fikrin en büyük sorunu manipülasyon değil de nedir?

Ucunda ölüm olan, 11.000’e yakın insanın uğruna canlarını feda etmeye hazır oldukları bir ölüm oyunu, kimimizin hemşerisi, kimimizin yoldaşı, kimimizin komşusu, kimimizin sıra arkadaşı 11.000’e yakın insan neden bu taleplerin dikkate alınması uğruna canlarından vaz geçiyorlar? Bu toplumsal duyarlılığın tavana vurduğu yegane olgudur. Türk misafirperverliğinin dile getirildiği şu toplumda feda edilen bu canları görmezden gelmek körlük değilse nedir? Gözleri açmak için daha kaç bin cana ihtiyaç var merak ediyor insan.

Bakkalımız, çırağımız, haber aldığımız, haber verdiğimiz, vergisine ortak olduğumuz bu insanların sesine sağır olmak ne kadar zamandır insani, ne kadar zamandır vatani, beraber bu ülke için can verdiğimiz bu insanların taleplerine sessiz kalmamız ne kadar insani, ne kadar vicdani?

11.000 can, 11.000 sesini yükseltmek adına kendi varlığından geçip haykıran, ayrıca bir o kadar duyulmayan yaşam varken, gerçekten, biz ne zaman bu kadar zalim olduk?

Celil Kapar – twitter.com/zerrdust [/one_half]

[sws_divider_line]

Duyarsızlık tam da bu toplumun davranışıdır

Yurttaşlık göreviyle dört yılda bir kullandığı oyu meclise girmesi kesin olan partilerden birine verir ki oyu boşa gitmesin. Çünkü bilir ki, çoğunlukta olmanın avantajları vardır bu ülkede. Çoğunluğun içinde kendini güvende hisseder, yalnızlıktan kurtulur, geleceğe güvenle bakar. Standartlarını, hobilerini, ilişiklerini çoğunluğa göre belirler ki azınlıkta kalmasın. Çoğunluk meşrudur çünkü. Bu yüzden arada bir gösterdiği toplumsal hassasiyeti çoğunluğa ayarlıdır hep. Ortalama bir hayat kurmanın bile “kendini kurtardı” diye ifade edildiği bir toplumun maldır çünkü o. Akıl makası buna göre kesip vicdan terazisi de buna göre ölçer haliyle.

Kendinden olmayana hep kuşkuyla yaklaşır. Onlar ki bir tehdittir. Yabancıdır. Ötekidir. Toplumsal konularda pazarlık etmeyi taviz olarak görmesi bu yüzden. Böyle bir çoğunluğun ürettiği iktidarın da ölüm oruçları karşında gösterdiği tavır bu maalesef.

Ölüm oruçları adalete, toplumsal duyarlığa dair ölümcül bir çığlıktır. Atılması gereken adımların biran önce atılmasını bekliyorum.

Recep Şener

Ölümlerle ve ölülerimizle açılıyor, büyüyor aramızdaki mesafe. Serap gibi ders yolunda bir belediye otobüsünde yanarak; Ceylan gibi koyun otlatırken şarapnelle; henüz yirmisinde aşık bile olmadan ya da onbeşinde kaçağa giderken çelikten kuşlarla… Şimdi de an be an, hücre hücre yok olarak ölüyor yüzlercesi. Kimimiz ölsünler diye bekliyor, kimimiz ölmesinler diye. Onlarla eriyoruz bizler de…

Armağan T. [/one_half]

[sws_divider_line]

SONUÇ NİYETİNE SORDUK: BOZUK KOSTERİ TAMİR ETMEYE GÖNÜLSÜZ DEVLET, HUKUKA UYGUN MU HAREKET EDİYOR?

Av. Fikret İlkiz: İmralı Ceza İnfaz Kurumu, “F Tipi Yüksek Güvenlikli” ceza infaz kurumudur. İmralı Adası 2. derece askeri yasak bölgedir ve ada güvenliği Jandarma Komando Birliği tarafından sağlanır. Ceza infaz kurumunun dış güvenliğinden jandarma, iç güvenliğinden  ise infaz koruma memurları sorumludur. Güvenliğin sağlanması ile hükümlülerin aile yakınları veya avukatlarla görüştürülmesi birbirinden çok ayrı hukuki kavramlardır. Hükümlülerin görüşmeleri ceza infazı ile ilgili 5275 sayılı Kanun ile tüzük ve yönetmelik hükümlerine göre gerçekleştirilir. Dolayısıyla bir adada cezası infaz edilen hükümlülerle görüşmek isteyen “görüşmecisini” görüştermek; adaletin gereğidir. Kanun gereği görüşmelerin nasıl düzenleneceği hem kanunda ve hem de tüzük ve yönetmelik hükümlerinde açıktır. Görüşmenin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine uygun olmayan nedenlerle gerçekleştirilmemesi hukuka ve kanuna aykırılıktır. Görüşmelerin yapılamaması gibi bir sonuç doğuran fiziksel engellerin kaldırılması zorunludur. Eğer fiziksel koşullar cezaevine ulaşımı engelliyorsa, bu koşullar görüşmenin hemen sağlanması yönünde iyileştirilmeli ve sorun çözülmelidir. Aksi takdirde kanuna uygun yapılması gereken hükümlülerin cezasının infazı, hükümlünün tecridine dönüşebilir. O yüzden cezaevine ulaşımda engel oluşturacak fiziksel koşullar vakit geçirilmeden iyileştirilmelidir.

İlgili yasal düzenlemeler buradan okunabilir.

[sws_divider_line]

EK -13 KASIM 2012 – AV. BEHİÇ AŞÇI’NIN GÖRÜŞLERİ

PKK tutsaklarının yapmakta olduğu ve bugün (12 Kasım 2012) itibarıyla 62. günde olan açlık grevi haklı ve meşru bir eylemdir. Talepleri demokratik talepler olup yerine getirilmesi için herhangi bir düzenleme yapılması gerekmemektedir. Anadilde savunma için herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç yoktur. Ülkemizdeki mahkemelerde yargılanan ve Türkçe bilmeyen her insan için zaten tercüman hazır edilmektedir. İngilizce, almanca, ispanyolca v.b. her dilde yapılan savunmada tercüman mahkeme heyeti tarafından hazır edilir. Ancak kürtçe savunma yapılmak istenildiğinde bu talep kabul edilmez. Oysa çok değil daha yedi yıl önce anadilde savunma mahkemelerde (Kürtçe) kabul edilmekte idi. Yargılanan Kürtler anadillerinde savunmalarını verebilmekteydi. Daha sonra AKP Hükümetinin aldığı bir idari kararla bu hak ortadan kaldırıldı.

Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesi konusunda herhangi bir şey söylemeye dahi gerek yoktur. Her tutuklunun şartsız ve istediği zaman, her hükümlünün ise vasisinden alınacak vekaletname ile avukatı ile her zaman görüşme hakkı vardır. Avukat görüşü sınırlanamaz, yasaklanamaz. Bu nedenle Başbakan Erdoğan suç işlemektedir. Erdoğan, Öcalan’ın ailesiyle görüşebileceğini ama avukatlarıyla görüşemeyeceğini söylemişti. Bu durum, yasalar karşısında suç işlemektir. Yasa hükümleri çok açıktır ve tercih hakkı yoktur. Yani görüştürülebilir denmemektedir, görüşür denilmektedir. Yasal düzenlemeler hükümetin ya da başbakanın idari tasarruflarıyla kaldırılamaz.

Bu durumda aslında PKK tutsakları yasaların uygulanması talebiyle açlık grevi yapmaktadırlar. Bu da haklı ve meşru bir taleptir. Gelinen noktada artık eylemin açlık grevi ya da ölüm orucu eylemi olup olmadığının önemi yoktur.

AKP hükümeti hak gasplarına son vermeli ve direnen PKK tutsaklarının taleplerini derhal yerine getirmelidir.

Av. Behiç AŞCI

[sws_divider_line]

Aaron Hobson Alain Mascarou Alberto Giacometti Alberto Manguel Alberto Savinio Aldous Huxley Aleister Crowley Alejandra Pizarnik Alejandro Jodorowsky Alejandro Zambra Alexander Hacke Alexander Sergeyeviç Yesenin-Volpin Alfred Jarry Algan Sezgintüredi Ali Akay Allah Almanya Alper Canıgüz Alper KAmu alt kültür Andreas Baader Andre Breton Andre Gide Andre Rene Rousimoff Andre the Giant Andrew Losowsky Andrey Tarkovski André Breton & Philiphe Soupault Andy Warhol Anna Atkins Anna Massey Anna Romanovna Izryadnov Anthony Burgess ANTONIN ARTAUD Armağan Ekici Arthur Brown Arthur Cravan Arthur Rimbaud Ash Ra Temple A Silver Mt Zion Aslanlaşma Aslı Bostancı Atatürk Atilla Birkiye Atom Egoyan A torinói ló Austin Osman Spare avangard avangart Ayfer Tunç Ayhan Geçgin Ayhan Çağlar Aziz Genet A Zona B-movie Bahçeşehir Üniversitesi Bakışsız Bakışsız bir kedi kara balkan Banksy Bansky Banu Alkan Barack Obama Barones Else Von Freytag-Loringhoven Baroness Bartolomeo Vanzetti barış Barış Akkurt Barış ve Demokrasi Barış Yarsel Bask baskı basılı yayın basın basın toplantısı Bathory Batman Baysan Yüksel bağımsız bağımsız film BBC Beale Caddesi beat beat edebiyatı beat generation beat kuşağı Beatles beatnik bebek beden bedensel deformasyon Beethoven Begüm Güzel Behemoth belediye belgesel Belle & Sebastian bellek Belçika Berlin Betty Blue Beyaz Kuzgun Beyoğlu Beşiktaş Beşir Fuad bienal biletix Bilge Karasu bilim kurgu bilimkurgu bilinç akışı Bill Ward Birol Ünel Birsen Tezer Bizans bizarre black metal Black Ovarian Death March Black Sabbath Blaise Cendrars Blind Cat Black Blixa Bargeld Bloomsday Bob Dylan Bolesław Skulik Bora Akıncıtürk Borges Borges 113 yaşında Boris Vian Boris Ştrugatski Boston Bozlu Art Project Boğaz boşluk Brian Eno Brion Gysin Bronislav Prochazka Bryan Ferry Budapeşte bulmaca bulvar Bunny Munro Burcu Perçin Béla Tarr Bülent Erkmen Cabaret Voltaire caferağa Cambridge cami Camille Claudel Can canavar Can Can Heads Caspian caz cehennem Celal Mordeniz Cemal Arığ Cemal Süreya Cer Modern Cevdet Erek Ceza Cezayir Chantal Akerman charles bukowski Charles Darwin Charles Dickens Chris King Christian Debois Chuck Palanhuik cinayet cinnet cinsellik Claude Faraldo Cleon Peterson Colophon Colophon 2009 Comics Comte de Lautréamont Conrad Schnitzler Cory Doctorow Cozy Powell Culture Multure cut-up cyberpunk César Vallejo Dada dadaizm Dagerreyotipi Dagon Ezoterik Tarikatı Daguerreotype Dagur Kari Dali Damien Hirst dan haag dans Dante Dante Alighieri Danzig Darbe Dario Argento dark ambient dark jazz dava Dave Eggers David Bowie David Byrne David Keenan David Lynch dayanışma DDR Death In Vegas death metal Deborah Lupton dedektif Deep Purple Defter Kazıyıcılar Kooperatifi dehşet delilik demokrasi deney deneysel deneysel müzik Dengue Fever deniz DEPO dergi dergi yazarları derleme Der Orchideengarten Derya Bengi devlet devrim Dick Tracy Diederick Kraaijeveld Die Firma die toten hosen dijital gramafon dijital sanat dijital yayıncılık dil din direniş disiplinlerarası disko distopya diyalog dizi DJ dj set documentary Dogzstar Domenico Modugno Don Kişot Donnie Darko doom Doris Lessing Dostoyevski download doğa doğaçlama Doğu Almanya drama drone drone rock DSP Duchamp Duke Ellington dunia Dusha Bateson dönüşüm dünya Düş Yola e-book e-kitap E.M. Cioran E Ayhan Çağlar ece ayhan Ece Ayhan anma etkinlikleri Ece Ayhan Sivil Girişimi Ece Ayhan Çağlar Ece Gamze Atıcı Edebiyat Edgar Allan Poe Edith Piaf editör editör yazısı efemera Efemerista Efemerista Efrim Manuck Egg Dancing Eilish Lambrechtsen Einstürzende Neubauten Ekavart Gallery ek gösterim ekoloji ekolojik yaşam ortaklığı ekolojk yaşam Ekümenopolis El Arte de Volar Electric Wizard elektronik elektronika elektronik müzik Eleştirel Söylem Analizi eleştiri Elif Yıldız Elliot Smith El Topo Emanuel Mathias Emiliano Zapata Emmy Hennings Enda Hughes Ender Ormanlar Engelbert Kievernagel Engin Güneysu Enis Batur Enki Bilal Ennio Morricone enstalasyon Enteresan tasarım Epifanía Uveda de Robledo Eray Mert Erdem Helvacıoğlu Erdem Şenocak Erenköy Eric Andersen Erik Satie erkek Erkin Gören Erkin Koray Erkut Terliksiz Ernest Fuchs Ernest Hemingway Ernst Fuchs Ernst Jones Ersin Kalkan Ertem Eğilmez Ertuğrul Kürkçü Esat C. Başak Eskil Vogt Eskişehir estetik Etgar Karet Etgar Keret Etkinlik Eugene Hütz Eugeniusz Bąk ev evlilik Evren Ekşi Evvel Evvel Fanzin Ewald Gawlik experimental eylem eğitim eğlence Eşiktekiler facebook Faith d'Aluisio fantastik fantezi fanzin Fatih Akın Fatih Recep Tayyip Erdoğan Faust faşizm fc st pauli Federico Fellini Feeling B felsefe feminizm Femme Fatales Fenerbahçe Ferdydurke Ferenc Liszt Ferhat Uludere Feriköy Pazarı ferit edgü Fernando Pessoa festival fetiş Feyyaz Kayacan Filippo Tommaso Marinetti Filistin Film film festivali filmler filozof Finnegans Wake Flaneur Comics Flannery O'Connor flickr Fluttery Records Fluxus Fluxus 50 folk Forough Farrokhzad Forugh Farrokhzad Fotoğraf fotoğrafçı fotoğrafçılık Francesca Woodman Francis Picabia Franco Brambilla Frank Zappa Fransa Fransız Franz Kafka Franz Marc François Truffaut Fred Fiction Freedom Express Friedrich Nietzsche Fritz The Cat Fugazi Funny Games Futbol Futuristika Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Füruğ Ferruhzad Fütü fütürist manifesto Fütürizm Gabriela Benackova gala Galata galeri Galeri Merkur Galeri Nev Galileo Galilei Galina Benislavskoya garage garaj garajistanbul Gary Lucas Gaye Su Akyol gazete gazeteci gece Gecenin Sonuna Yolculuk gelecek gelenek gemi Geoffroy de Boismenu George Grosz George Orwell Georges Bataille Georges Perec George Whitman George Yuri Yesenin Georg Trakl Gerhard Urbanek gerilim Gertrude Stein gerçek gerçeküstü gerçeküstücülük gezegen gezgin gezi Gezi/Mekan Gezi Direnişi Gezi Parkı geçmiş Ghetto Gilles Deleuze Giovanni Scognamillo Giuseppe Culicchia giysi Goblin Godflesh God is an Astronaut Godspeed You Black Emperor Gogol Bordello gol Gordon Matta Clark Gotham Gothic Americana Grace Grace Jones graffiti grafik grafik tasarım grafitti Grails Grand Funk Railroad Gregor Samsa grindcore grotesk Grup Ses Beats Guardian Guildford Dörtlüsü Guillaume Apollinaire Guillermo del Toro Gurme Gurme Gustav Klimt Gustav Klimt 150 yaşında Gustav Meyrink Gus Van Sant Gypsy Lou Webb görmek görsel görsellik Görüntü görüntü gösteri gösterim Güncel Güney Gotiği Güney Kore günlük gıda H.P. Lovecraft Halil Duranay Halit Kıvanç halk Hamlet Hannah Höch Hans-Lukas Kieser Hans Arp Hans Richter Hans Rudolf Ruedi Giger Haramiler hardcore Hardcore Punk Harfhane Harfhane Yayınları Harold Pinter harsh noise Hartmut Bitomsky hastalık hayal hayal gücü Hayat Hayat Haymatlos hayvan Heath Ledger heavy metal hediye Hegel Heinrich Himmler Henrik Isaksson Garnell Herman Melville Herta Müller Hey Jude heykel High Fidelity hikaye Hikmet Benol Hippi Perihan histeri Hitler Hitoshi Matsumoto Holger Czukay Hollanda Hollandalı Horaley Howard Phillips Lovecraft Howard Zinn Hrant Dink HR Giger Hugh B.O’Brian Hugo Ball Hukuk Fakültesi Hungry Planet Hunter S. Thompson Hush Galeri Hush Gallery Håvard Skaset Håvard Volden Héléne Cixous Hülya Vatansever Hür Yumer Ian Mackaye I Create Soundscapes idam ifade özgürlüğü IKSV iktidar ilan-ı aşk iletişim illüstrasyon illüstratör imge Imre Kertesz inceleme Indie Indigo industrial insan insanlık interaktif interaktif heykel internet intihar Ira Cohen Irvine Welsh Isadora Duncan Isidore Ducasse istanbul indie scene Istanbul Noir istismar isyan içerik işitsel J.D. Salinger Jack Kerouac Jacques Derrida Jacques Prévert Jacques Ranciére Jacques Rigaut Jacques Roubaud Jacques Vaché Jaguar Kitap Jaguar Yayınları James Duval James Gleeson James Graham Ballard James Joyce Janacek Jana Müller Jane Birkin Janset Karavin Jan Švankmajer Japon Japonya Javier Marías jazz Jean-Paul Marat Jean-Paul Sartre Jean Cocteau Jean Genet Jean Jacques Lequeu Jean Luc Godard Jean Rollin Jean Sol Partre Jecques Vergès Jeff Bridges Jeff Buckley Jennifer Martenson Jeremy Profit Jessica Green Day J G Ballard Jimi Hendrix Jim Jarmusch Jim Morrison Jimmy Page Jimmy Yensid Jim Norton Joachim Trier Joan Baez Joan O’Hara Joe Strummer John Boorman John Brandon John Cale John Crowley John Cuddy John Dillinger John Goodman John Herschel John Hurt John Milton John R. Searle Johnston McCulley John Zorn Jonathan Forgansh Jonathan Rhys Meyers Jonathan Safran Foer Jon Theodore Jon Webb Jorge Luis Borges Josef Albers Josef Koudelka Joseph Kosuth Josh Brolin Joy Division JRR Tolkien Juan Ralfo Jude Law Jules Monnerot Jules Verne Julianne Moore Julie Doucet Julien Torma Juliet Hulme Juliet Stephenson Julio Cortázar junkie Jürg Solothurnmann kabare Kaddis a Meg Nem Született Gyermekent Kadife sokak Kadir İnanır Kadıköy kadın kafa kafabindünya Kafka kahve kamera kaos kaotik edebiyat Kara Büyü kara kedi Karanlıkta Dans kara tiyatro kara tren Kara Şövalye Karel Reisz karga Karga Mecmua Kargart karikatür Karl Marks karnaval Karotte kartpostal karşı kültür kasaba Katalan katar katliam kedi Keith Richards kelimeler Kenneth Anger Kenneth Branagh kent kentsel dönüşüm kes yapıştır Kiki kilise kimlik kitabevi Kitabiyat kitap kitap eleştirisi kitap kapakları kitaplık klasik müzik Klaus Schulze Kletka Red klip Kohei Yashiyiki Kokomo kolaj koleksiyon kolektif Komplo Komplo komplo teorisi kompozisyon komünizm konferans konser konserler Konstantiniyye Üçlemesi Konstantin Stanislavski Kore korku korku edebiyatı korku filmi korkunç filmler kostüm kover krautrock Kreuzberg Kristin Scott-Thomas Kuad Galeri kukla kumaş Kunsthalle Kurgu Kurt Schwitters Kurt Vonnegut Kurt Vonnegut Jr Kösmonaut köy köşe yazısı kült Kült Neşriyat kültür kültürel küratör küreselleşme Küçük İskender kırmızı kısa film kısa hikaye Kızıl Ordu Fraksiyonu L'Attentat Laibach Laika Lale Müldür Lamb Langston Hughes Lars Lindstrom Lars Von Trier Laszlo Fogarasi Jr. Lautreamont Lawrence Durrell Lawrence Ferlinghetti Leata Land Lech J. Majewski Lech Majewski Led Zeppelin Lenin Leningrad Leonardo da Vinci Leopold Wróbel Leos Carax Leo Troçki Les Murray Levent Şentürk Lev Troçki lezzet LGBT Life liste Liza Bear Liz Jensen logo Lolita Londra Louis-Ferdinand Céline Louis-Ferdinand Céline 118 yaşında Louis-Jacques-Mandé Daguerre Louis Aragon Louise Hindsgavl Loujon Press Lou Reed Lovecraft LSD Lucien Sénémaud Lydia Lunch Lyn Hejinian László Krasznahorkai Löpçük Lüksemburg Macar Macaristan Macedonio Fernandez Madchester Mahir Duman makarna makina manga manifesto manken Man Ray manyak Marcel Duchamp Marcel Proust Marcel Schwob Maria Kodama Marilyn Monroe marionette Mariya Andreyevna market Mark Z. Danielewski Marsden Hartley Marx'ın Dönüşü masa masal Masashi Kawamura masumiyet Matbuat Matbuat matematik math rock Matt Borrusso Matt Dillon Maurice Blanchot Maurice Sendak Mauvais Sang Mavado Charon mavi Max Brod Max Ernst Max Jacob Mayhem mağara Medya Medya Mehmet Gökmen Mehmet Siyahkalem Mehmet Zaman Saçlıoğlu Mehtap Meral mekan Meksika mektup Meltem Ege Memento mori Mesut İtku meta-metin metal metin Metin Erksan Metis meydan Meydan Gazetesi meyve Mezarlık Michael Cooney Michael Gira Michel Foucault Mihran Tomasyan Mike Hostench Mikhail Bulgakov Mikrokolektyw Milano Milena militarizm mimari mimarlık Mimar Sinan Üniversitesi Mine Söğüt minimalizm Mircea Cărtărescu Miron Zownir Mirza Metin Mississippi Nehri mizah Moby Dick moda model modernizm Mogwai monolog Moskova movie poetry mp3 Mr. Natural Mrcello Mgni Mtaär mum Murat Cem Şerbetçi Murat Nemet-Nejat Museum für Konkrete Kunst Musevi music Musiki Mustafa İtku mutfak mutluluk Mutlu Yetkin myspace Münir Hayri Egeli müzayede müze müzik müzikal müzisyen mısır Naked Lunch Nazi Nazizm Nazım Ünal Yılmaz Necati Tosuner Nechayevschina nefret Neil Young Nekizm Nekropsi Neu! Neue Slowenische Kunst Neuromancer new model army New Orleans New York Nick Cave Nick Hornby Nico Nico Papatakis Nida Kireççi Nietzsche Nikola Tesla Nişantaşı Noam Chomsky Nobel Ödülü Nod noise Norgunk Norgunk Yayıncılık Norveç Notre Dame NSK Nusrat Fateh Ali Khan Occult rock OccupyGezi Occupy Gezi Parkı oi okuma Okültizm Olga Knipper Oliver Saks Omar Rodriguez-Lopez online yayıncılık opera Operation Room organik ürünler Orhan Gencebay Ortaçağ Oscar Wilde Oscar Zeta Acosta Osman Cavcı Osmanlı otel Ottlo Kafka Oulipo Outlet oyun oyuncak oyuncu Oğuz Arıcı Oğuz Atay Pablo Neruda pagan panel pantolon pantomim Paola Dionisotti para Paranoid Park Paris Paris sous la pluie park Park Chan-Wook parti Pat Kinevane Patti Smith Paul Avrich Paul Bowles Paul Claudel Paul Eluard Paul Hurst Pauline Baynes Paul Klee Paul Valéry Paul Verlaine Paul Wheeler Paweł Stolorz Pera Film Pera Müzesi performans Pete Postlethwaite Peter Bürger Peter Greenaway Peter Menzel Peter Singer Peter Steele Petra Heöcker Peyote Philip K. Dick Philippe Dijan Philippe Soupault Pi Artwoks Pi Artworks Pi Artworks Istanbul Picasso Pier Paolo Pasolini Pierre Albert-Birot Pierre de Massot Pierre Henry Piha Kolektif Pilevneli Project piyanist Poe Poe'nun 200. doğum günü Poe-nun 200. yıldönümü Poe Günleri poetika Poetry Scores Politik Politik politika Polonya Pontiak pop art Pops Farrar popüler kültür Popüler Kültür porno pornografi Portre Portre post-metal post-punk poster post hardcore post punk post rock Prag pratik pre punk program progressive rock proje Projeler propaganda propaganda yayınları Proscenium Arch protesto psikanaliz psikoloji psychedelic psychedelic rock psychodelic psychodelic rock pulp punk punk rock Puruli Kültür Sanat Pınar İlkiz Queer Quentin Tarantino Radikal radyo Rafet Arslan Rainer Maria Rilke Rammellzee Rammstein Ray Bradbury Raymond Poincaré Raymond Queneau Raymond Roussel Rebecca Pinteon Red Sparowes Refik Anadol Regis Debray Reha Erdem rehber Reinhard Kleist Reinhard Scheibner reklam Rene Magritte renk René Char Replikas resim Resim Bölümü ressam retro retro futuristik retro futurizm Ribemont-Dessaignes Richard Brautigan Richard Ellmann Richard Huelsenbeck Richard Le Gallienne Richard Sennett Ridley Scott ritual ambient ritüel Robert-Louis Stevenson Robert Crumb Robert De Niro Robert Desnos Robert Plant Robert Smith Robert Walser ROBOTİK HAYALLER rock rock'n roll Rockwell Kent Roj Friberg Rolf Lappert roman Romina Raffaelli Ron Mueck Rosa Barba Rosa Luxemburg Ross Canon Roy Andersson Ruhi Su Rune Grammofon Rus rusya Ryohei Hase rüya Rıfat ŞAHİNER Rıza Pehlevi Sachsenhausen Sadık Hidayet sahne salata salon SALT Beyoğlu Salt Galata Salvador Dali Samuel beckett Sanat Sanat sanat galerisi sanatçı Sandro Aguilar San Francisco sansür Santralistanbul sapkınlık sapıklık Sarah Kane Sarkis sarkıntılık Sarıcaalili Godot Mustafa satanizm savaş Savva Morozov saykodelik sağlık Sean Foley sebze Secret Chiefs 3 Sedat Türkantoz seks Selahattin Özpalabıyıklar Sel Yayınları Selçuk Artut sempozyum senarist Senin Ailen Bir Yalan Yavrum Serge Gainsbourg Sergei Bruyukhonenko Sergey Yesenin Sergey Yesenin yazı dizisi Sergio Leone Serhat Köksal ses sessiz sessiz film sessiz sinema sevgi sevgili Sevil Tunaboylu Sex Pistols Seydi Murat Koç Seyyar Sahne seçki Shakespeare Shaktar Donetsk Shuji Terayama siberpunk Sigmund Freud Signe Berstrom Sinan Tınar sinsiyet Siren Yayınları sirk Situasyonizm Sitüasyonist Enternasyonal Sivil itaatsizlik nedir sivil sorular Sivil İtaatsizlik Siyahi Dergisi siyaset Slavoj Žižek Sleep Maps SLip SODA Sofya Andreyevna Tolstoy Sohrab Mohebbi sokak sokak edbiyatı sokak sanatçıları Sokak Sanatı solo Sonic Youth sosyal sosyalist sosyalizm sosyoloji sovyetler birliği soykırım Space music spagetti spagetti western SSCB St. Louis Stanislas Szukalski Star Wars Steampunk Stefano Marini Stephen King Stockholm Stoner Rock stream street art Suat Kemal Angı Sukiyaki Western Django Sun God sunum Superman surf Susan Sontag Swans Sylvain Cotte Sylvia Plath Sátántangó süper kahraman sürrealist sürrealist eylem türkiye Sürrealizm sıcak taciz Tadanori Yokoo Tad Danielewski tahakküm Tahran Bienali Taksim Taksim Gezi Parkı Talin Büyükkürciyan Tangerine Dream tango Tanrı Tanıl Bora tanıtım tarantula tarif tarih tarihte bu hafta Tasarım Tasarım tasarımcı tatil Tatyana Yesenin Tayland taşra Taşıdıkları Şeyler tecavüz Ted Hughes Tehlikeli Oyunlar Teknoloji Teknoloji telefon televizyon Tenten terkedilmiş Terra Incognita Terry Bisson Terry Gilliam Tetsuya Ishida The Bad Seeds the Beatles The Brian Jonestown Massacre the Clash The Doors The Empire Project Thee silver mt. zion Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band The Ex The Fall The Handsome Family The Lord of the Rings The Mars Volta Themroc The NAtion The Ninth Life of Louis Drax Theodor W. Adorno Theo van Doesburg The Paper Eater the Pogues The Smiths The Stooges The Velvet Underground The Weird Girls This Will Destroy You Thomas Bernhard Thomas Keenan Three Fried Men Thrill Jockey Records Théophile Alexandre Steinlen Tim Burton Tim Larson Tim O'Brien Timurtaş Onan tipografi tiyatro tiyatro dışı metin Tokyo Tom Cora Tom Hall Tom Robbins Tom Waits Tony Gatlif Tophane toplama kampı topluluk toplum Toru Kageyama Totalitarizm trailer Trainspotter transgender tren trenler Trey Spruance Tristan Tzara trompet Tufandan Sonra Turgut Uyar Turhan Günay turizm turne Tutunamayanlar tv Twitter Tyler Durden Type O Negative tören tüketim Tülay German tünel Türk Türkiye Türk Sineması türlerin kökeni Tütün Deposu Ulrike Meinhof ultras ulusalcılık Ulus Baker uluslararası Uluslararası Af Örgütü Ulver Ulysses Unabomber Un Chant d'Amour unutulmasın diye Urban Jealousy USSR uyarlama uyku Uykuda Çocuk Ölümleri Uzak doğu Uçma Sanatı vagon vahşet Vamos Bien vampir Van Gogh Varg Vikernes varoluş Vatan Partisi Velimir Khlebnikov Vermin Supreme Vic Chesnutt Vic Chestnutt Victor Hugo video klip Vinnie Appice Vinnie Jones Vinnie Paul vintage Virginia Woolf Virginie Despantes vizyonsuz sinema Vladimir Makanin Vladimir Nabokov Vladimir İlyiç Ulyanov vokal Volkan Aslan Vs. Vsevolod Meyerhold Vüs'at O. Bener Walter Benjamin Wassily Kandinsky Watchmen web 2.0 web dergi Weiland Herzfelde We Make Magazines Wheat Würtzburger William Blake William Burroughs William Faulkner William Gibson William Heath Robinson William S. Burroughs Wim Wenders Wire Witold Gombrowicz Wolfgang Hilbig Wooden Shjips WOUNDED WOLF PRESS Wrekmeister Harmonies Xiu Xiu Yadigâr Ejder Yalı Hanı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık yaratıcılık Yaratılış yarışma yayın yayıncılık yayınevi Yayınlanmamış önsözler yazar yazı Yazı dizisi Yazı dizisi Yazı dizisi: Nico yağmur yaşam Yaşar Çabuklu yemek yeni yıl Yer6 Hafıza yeraltı yeraltı edebiyatı Yerel İllüstratörler 02 yerleştirme Yevgeni Zamyatin Yeşilçam Yitik Ülke Yayınları YKY Yoko Ono yoksulluk yolculuk Youtube Yukio Mishima Yunanistan Yurdaer Altıntaş Yves Klein yönetmen Yüksek Lisans Yüzüklerin Efendisi yılbaşı yıllık Zafer Aracagök Zafer Yalçınpınar zeitgeist Zeki Alasya Zeliha Berksoy Zeynep Arabacıoğlu Zinaida Reich zine Ziya Osman Saba zombi zombie Zombie Green Room zombie movie zombi filmi Zoomoozofon zulüm Ç.R.O.P. Çanakkale Çanakkaleli Melahat Çanakkale İçinde Çek Cumhuriyeti Çekoslovakya Çin Çingene Çizgi Roman Okurları Platformu Çiğdem Erken Éditions Gallimard Édouard Levé Ölülerimizi Topluyoruz Ölüm Tarlaları Ömer Bakan Ömer Madra Ömer Uluç Özdem Petek Özge Dirik Özgül Tanyeri Özkan Şahin Ümit Kireççi çağdaş sanat çekim çeviri çevirmen çevre çevre koruma çizer çizgi film çizgi roman çizim çocuk çok-kültürlülük çöp ödül ölü ölüler ölüm örümcek öykü özel koleksiyon özgürlük öğrenci öğretim üniversite üretim ütopik mimari ütopya İbni Haldun İFSAK İhsan Oktay Anar İkinci Dünya Savaşı İlahi Komedya İlber Ortaylı İlhan Berk İlhan Mimaroğlu İlyas Odman İmece İngiliz İngiltere İnsan Hakları İran İsa İslamiyet İsmail Yerguz İspanya İsrail İstanbul İstanbul Bilgi Üniversitesi İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi İstanbul Modern İstanbul Modern Sinema İsveç İsviçre İtalya İtalyan İtalyan sinemasi İvan Turgenyev ırkçılık Şeyda Öztürk Şeytan Duymadan Önce Ştrugatski Biraderler şair şan şans şarkı şarkıcı şehir şiddet şiir şizofreni