“Ne diyorduk? Jim Jarmusch!”

/

Bence ne çıkacaksa, sorumluluktan değil, sorumsuzluktan çıkar, çıkacaktır. Karışıklık, kötülük, iyinin anasıdır. Bugünlerde geniş meşrepliler sanki insanda yurttaşlık duygusu bırakılmış gibi “sorumluluk”tan konuşuyorlar. Gençler sorumluluk duysun isteniyor. Oysa sınırlar yeniden çizilmeli. Her şeyin, yazın’ın, şiirin, coğrafyanın, dünyanın sınırları. Hatta nüfus sayımı bile yeniden yapılmalı. İskan yeniden. Kısacası, yepyeni bir dilbilgisi ve yepyeni bir sözdizimi zorunlu bize. Yeniden bir uygarlık tanımı, yeniden bir yurttaşlık tanımı. “Yeni sorumluluk” bile en sonda gelir. Türkiye yalnızca Çamlıca’dan görülmemeli. Kibariye, Çanakkaleli Melahat, Roza Eskanazi, Kandıralı ve Arkadaşları, Erköse Kardeşler, Ağır Roman… da var.

./.

Ben sana tarih kitaplarında okuduklarımı söyliyeyim daha iyi. Söyliyeceğim. Derisi yüzülerek öldürülen şairler. Eklemleri kırılarak kazanda kaynatılan şairler. Boğdurulan şairler. Giyotinle boyunları kesilen şairler. Götünden kurşuna dizilen şairler… Ne yapalım, hem şair hem düşünce, her zama sürgünde olacaktır! Atından inmeden sevişmeye alışmalısın!

./.

Ne diyorduk? Jim Jarmusch!

Ece Ayhan – Roll 67

Bazı rahatsızlıkları olan kişileriz. Ocak 2008’den bu yana garip aralıklarla sürüyoruz. Kapalı veya yayında olmadığımız anlar, yayında olduklarımızdan epey az. 2017 yılında belirsiz süreliğine ara verdik. Karar alındığında sitede beş bine yakın kısa/uzun metin vardı; şu anda bu sayı iki binin biraz üzerinde. Geriye dönük olarak ömrünü tükettiğini açık eden metinleri silmeye devam edeceğiz. Silmesi yazmasından uzun sürüyor ve daha meşakkatli. Metinlerin de ömrü vardır. – Devamı için: [Meram]