William Gass ve hakikat


Yazar cümleye aslında hakikati filan katmıyor, okur yapıyor bunu, ancak ve özellikle cümle iyi kurgulanmışsa. Platon’un endişelendiği şeylerden biri de buydu, çünkü şairler bir zamanlar çok ikna ediciydi, öte yandan yüksek matematiksel terimlerle ifade edilen bilime ait cümleler insanın içlerine kıvrılıp yatmak isteyeceği türden yumuşak bir yatak gibi değildir. Retorik yapıların muazzam bir baştan çıkarıcılığı […]


Yazar cümleye aslında hakikati filan katmıyor, okur yapıyor bunu, ancak ve özellikle cümle iyi kurgulanmışsa. Platon’un endişelendiği şeylerden biri de buydu, çünkü şairler bir zamanlar çok ikna ediciydi, öte yandan yüksek matematiksel terimlerle ifade edilen bilime ait cümleler insanın içlerine kıvrılıp yatmak isteyeceği türden yumuşak bir yatak gibi değildir. Retorik yapıların muazzam bir baştan çıkarıcılığı vardır, ancak yazar buna olan inancı inşa etmez. Oluşturduğunuz şey okurun bağlı kalabileceği birlik ve duygusal güce sahip bir şeydir, ancak o zaman ona tutunan olur. İyi bir yazar, herhangi bir bakış açısının kulağa harika gelmesini sağlayabilir. Shakespeare yapabilirdi bunu tabii ki. O zaman dehşetin hakikatla bir ilgisi yok, bütün mevzu sadece müthiş olmakla ilgili. ✪




<
>

>>>

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors

  • Yıkıntılarda dans etmek

    /

  • Birçok gerçeklik veya hiçbiri

    /

  • [Ken Kelly] Unutulmasın diye: Pusuda Bekleyen Dehşet

    /