Fark etmek-edilmek

Trendeyim. Tüm gün kütüphanede çalışmanın yorgunluğuyla tekli koltuğa yığıldım. Derin bir nefesten sonra çantamdan kitabımı çıkarıp dış dünyayla iletişimimi kestim- ya da ben öyle sanıyorum.

Karşımdaki çiftli koltuğa bir aile oturdu. Adam pencere kenarına geçti, dağınık saçlarıyla oynayıp duruyordu. Kadın, 4-5 yaşlarında, pek de rahat durmayan çocuğunu yatıştırmaya çalışıyordu.

Adam, kadına dönerek, “senin yüzündeki ne,” diye sordu. Yüzü ekşiydi. Kadının yüzü gerildi. Anlamsızca kocasına baktı: “O siyah bir ben,” dedi, “ küçüklüğümden beri yüzümdedir o, daha yeni mi fark ediyorsun.”

Adam penceresine döndü yeniden, “bugün çok yorgunum,” dedi.

Elimdeki Alain De Button’un Görmek ve Fark Edilmek kitabının kapağına öylece bakakaldım.  ✪

Bazı rahatsızlıkları olan kişileriz. Ocak 2008’den bu yana garip aralıklarla sürüyoruz. Kapalı veya yayında olmadığımız anlar, yayında olduklarımızdan epey az. 2017 yılında belirsiz süreliğine ara verdik. Karar alındığında sitede beş bine yakın kısa/uzun metin vardı; şu anda bu sayı iki binin biraz üzerinde. Geriye dönük olarak ömrünü tükettiğini açık eden metinleri silmeye devam edeceğiz. Silmesi yazmasından uzun sürüyor ve daha meşakkatli. Metinlerin de ömrü vardır. – Devamı için: [Meram]