[Fütüristika!] arşiv düzenlemesi için bakım çalışması yapmaktadır | [Futuristika!] is under maintenance

Futuristika yıllık tadında: 2010’u nasıl bildiniz?

2010 bitiyor, ne gam! Adettendir, dönüp geçen yıla bakılır. Ve biz sizler için Futuristika “işbirlikçilerinin” 2010’da;

– hangi unutulmaz albümleri/şarkıları dinleyip paralel dünyaya geçtiklerini,
– hangi film ya da sahneyle vecd haline geldiğini,

– hangi kitabın hangi cümlesiyle uzun düşüncelere daldığını,
– hangi sokağın hangi köşesinde kimseye anlatmak istemediği yanını gördüğünü,
– hangi çektiği ya da başkasının yakaladığı anın fotoğrafıyla gözlerine far tutulmuş gibi olduğunu,
– en çok neye gürültüyle güldüğünü,

… derledik.

——————————————————————————————-

Akın Çetin

Musette’nin Datum albümünü sanırım 2009’un sonlarına doğru keşfettim ama 2010’da da sürdü etkileri. Duruma göre huzur verdiği de oluyor, uzaklara götürüp kaşım gözüm patlak halde geri gönderdiği de. Aynı şürekanın farklı bir biçimi var bir de “Klarinettmusiken” diye. Zaten bunlar akraba şirketi gibi bir şey galiba. Tona Serenad var bir de, neyse. Klarinettmusiken’in Slut pa filmen diye bir eseri var şurada. Duruma göre masal gibi gelebileceği gibi ölmeden mezara da koyabiliyor. Nabız – şerbet durumunu iyice yoklayıp ona göre dinliyorum artık bunları.

The Strokes‘u keşfetmem açısından da iyi oldu 2010 yılı. The Strokes’u o kadar sevdim ki o güne kadar tanıştırmadıkları için kızdım arkadaşlarıma. Is This It, I’ll Will Try Anything Once dolayısıyla You Onyl Live Once, Trying Your Luck, Automatic çok sevdiğim şarkıları oldu bu insanların.

Zee Avi‘nin kendi adını taşıyan albümü ilk zamanlar beni benden alsa da bir yerden sonra kabak tadı vermeye başladı. Yine de Bitter Heart, Just You and Me ve First of the Gang to Die coverını arada bir dinlerim.

Ayrıca Teoman’ın Teo, Mor ve Ötesi’nin Gül Kendine, Sakin’in Hayat albümlerini ölene kadar dinleyebileceğime kanaat getirdim 2010 yılı içerisinde.

– Kamera kullanımı, mizansenleri ve karakterlerinin iç sesleri sebebiyle şiirselliğin benim için sinemadaki karşılığı olan Terrence Malick’in ilk filmi Badlands‘de Kit ile Holly’nin bir geceyarısı arabanın farları önünde, fonda A Blossom Fell çalarken dans ettikleri sahne göz bebeklerimi büyütmüştür. Beni oradan oraya savurmuş, nah şuracığıma derin bir çentik atmıştır o sahne.

DeUsynlige‘nin sonlarına doğru Jan’ın, çocuğunun ölümüne neden olduğu Agnes ile arabada yan yana geldiği sahne hıçkırıklara boğmuştur beni. Aynı zamanda Le Concert’in kurgusunu harika bulduğum finali de epey zırlamama neden olmuştur. Scott Pilgrim vs. the World ise sadece 2010’da değil, hayatım boyunca izlediğim en eğlenceli filmlerden birisi oldu. Çizgi roman, çizgi film ve atari oyunlarının estetiğini güzelce filme yedirmesi, B filmlerden sitcomlara, Rambo’dan müzikallere kadar gönderme yaptığı ve anlatımını zenginleştirdiği pek çok şeyle oldukça keyifli iki saat geçirmeme neden oldu.

L’illusionniste, Sylvain Chomet’nin tapılası ve el üstünde tutulması gereken bir sinemacı olduğunu hatırlattı. Wes Anderson ile geç de olsa tanışmama vesile olması sebebiyle Fantastic Mr. Fox, yazar olma heveslisi iki gencin başından geçenleri anlatırken edebiyatta bilinçakışı tekniğine denk gelen bir anlatım tutturması sebebiyle de Reprise ayıla bayıla izlediğim filmler oldular.

Siren Yayınları‘nın insanlara sunduğu güzelliklerden olan Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın, Her Şey Aydınlandı, Müthiş Dahiden Hazin Bir Eser, Ne Nedir, Gazze Blues, Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü, Taşıdıkları Şeyler sıkıldıkça rastgele bir sayfalarını açıp tekrar tekrar okuduğum kitaplar oldular. Hele ki Etgar Keret, kendisiyle tanışma fırsatı bulmam sebebiyle de unutulmazlarım arasına girmiş oldu.

Ferhat Uludere‘nin Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba‘sını genel olarak çok sevmekle birlikte Ajan Şaban’ın hikayesinin anlatıldığı bölümü inanılmaz beğendim. Yok sayılan bir karakterin kimlik arayışını oldukça sinematografik bir şekilde anlatması açısından çok ilgi çekici buldum. Hatta o kadar çok benimsedim ki ileride filmini çekmek istiyorum!

Emrah Serbes‘in Erken Kaybedenler‘i de okumaktan büyük keyif aldığım kitaplardan oldu.

– Kader’deki Bekir’in sanal versiyonu olabileceğimi düşünmeme neden olan rezalet şeyler yaptım. (İnternet çağındayız, malum.) Of Mice and Men’deki Lennie’nin fiziksel değil de ruhsal açıdan zarar veren bir versiyonu haline büründüm 2010 yılı içerisinde, zaman zaman.

– Sınıf arkadaşımın sakızı havaya doğru tükürüp yakalayabilmesi ve bunu bir yetenek olarak görüp “Yetenek Sizsiniz Türkiye” yarışmasının elemelerine katılması günlerce güldürmüştü beni. Ayrıca Umut Sarıkaya ve Cihan Ceylan’ın şimdi hatırlayamadığım birçok karikatürü uzunca bir süre neşe kaynağım olmuşlardır.

Sedat Palut

Nev’in yeni albümü sanat müziğinin ‘has’ olduğu yıllara götürdü beni… bazı şarkıların gerçekten eskimediğini düşündüm ve niye Kemal Sunal, Adile Naşit, Münir Özkul filmlerinin yeniden, bıkmadan seyredildiğini anladım, bir kez daha…

Bal’da Yusuf’un babası epilepsi hastalığının kriz anındayken, koşarak ırmaktan su getirmeye çalışırken döktüğü su ve babasının yanındayken gördüğü, cenneti simgeleyen ceylan… Doğanın içinde var olan Yusuf’un küçük dünyası, onu Beyoğlu’ndaki sahafa dönüştürecek modern dünya… 90 kuşağı doğadan gelerek mi modernizme karıştı?

Gündüz Vassaf. Kimliğimi Kaybettim Hükümsüzdür, kitabı… “aitliklerimiz çoğalınca özgürlüklerimiz kısıtlanıyor. Aitliklerimizden arınınca özgürleşiyoruz.” İnsanoğlu belirli kimliklerle ve aidiyetle dünyaya geliyor. Bunlara sarıldıkça, hem ideolojik hem kültürel noktada, çizdiğimiz kırmızı çizgilerin hatları giderek kalınlaşıyor ve sanki zaman ilerledikçe, kendi içinde bulunduğumuz binanın duvarlarını içeriden örüyor gibiyiz. Dışarıda neler olduğunu bilmiyoruz, sadece oradan gelen seslere göre tepkiler veriyoruz. Bu da vicdanı köreltiyor haliyle…

– İstiklal caddesinin ortasında, hareketli bir saatte yüksek sesle şarkı söylerken, sesimin ne kadar kötü olduğunu fark ettim!

– Haydarpaşa yanarken tesadüfen oradan geçiyordum ve fotoğrafını çektim. Sonra yolda yürürken gözümün önünden orada çekilmiş film görüntüleri geldi. Hepsi de hoştu; ama ben Haydarpaşa’yı öyle yanarken hatırlamak istemediğimden o fotoğrafı sildim.

Kemal Sunal’ın Çöpçüler Kralı filminde Şener şen’in arkasından üzerine kayıtlı süpürgesini kaldırıp küfrederken… Bazı insanlık halleri hiç değişmiyor!

Elif İnci Doğruer

– Aslında benim için bu dünya paralel. Buna geçmek için de pek bir şey yapmıyorum. Hatta kaçıyorum, sonra bir gün kendimi bir yerde akbil basarken buluyorum. Tüm trajedilere olduğu gibi buna da ironiyle yaklaşıyorum.
Kendi dünyama dönmek için kendi bestem olan “İnsan mısın be hayvan” adlı şarkıyı söylüyorum. Arada bir yerlerde Cramps, Beirut, Hawkwind falan çalıyor, kafam gidiyor.

– Bir Woodstock belgeseli izliyor, bir yandan da kola içiyordum. Evet normal kola. Sonra bir an durup “Aslında hepimiz Adem’le Havva olmak istedik” dedim. Belgeseldeki sahne de şüphesiz etkileyiciydi ama ben en çok bilgisayar başında kola içerken bu lafı söylememe içerledim. Vay be dedim.

Bertrand Russell’in Aylaklığa Övgü kitabındaki cümlelerden. Şimdi burada yazmayayım Bertrand’a ayıp olmasın.

– Bir otobüsün en arka koltuğunda bana fıstık veren teyzeden şüphelendiğim gün. Fıstığa bayıldığım için ilk bir avucu saniyeler içinde tükettim ama son fıstığı yutarken aklıma bir “acaba” geldi. Teyze elini poşete daldırıp bir avuç daha ikram ettiğinde “Teşekkürler, zaten fıstığı pek sevmem” dedim. Yıllar önce dolmuşta Tofita verdiğim bir kız vardı. Kız belki de bir tatlı krizinin ortasındaydı ama şekeri kabul etmemişti. Önce almış, sonra yemeğe korkup tek hamlede açılan çantasına atmıştı. Her şey yüzünden belliydi. İşte o yüz ifadesinin şu an benim aptal suratıma yerleşmiş olduğuna emindim. Fıstık kılığındaki lezzetli uyku hapları etkisini göstermiş olmalı ki, otobüsten indiğimde biraz başım bile dönüyordu.

– Gözlerim far tutulmuş gibi pek çıkmıyor ama eski saç rengimdeyken çekilmiş ve unuttuğum bir fotoğrafımı aylar sonra gördüm. “A ne güzel kız” dedim bir an. Bu iyi geldi.

– En son iki gün önce otobüste güldüm. Hava çok soğuktu ve otobüse atlamıştım. İlk ben binecektim ama iri kıyım bir kız bana omuz atıp birinciliği göğüsledi (Yazar burda intikam almak istiyor). Bu otobüs şoförü de tanrı olmak isteyenlerdendi galiba. Çünkü binmek için cebelleşenleri takmadan gaza basıyordu. Dengesizliğimden emin olan ben, akbil basarken diğer elimle de demire tutundum. O an bir sıcaklık hissettim elimde. Bu sıcaklığın aynı zamanda ıslaklık olduğunu anlamam uzun sürmedi. Dönüp baktığımda şoförün çayında kıpraşan parmaklarımı gördüm. Şoför ilginç bir kişilik olmalı ki, “Çayımda parmaklar var!” diye bir cümle kurdu. Bu sırada elimi çaydan çıkardım ve olanları idrak edip öküz gibi güldüm. Bu kahkaha tüm otobüs halkının dikkatini çekti ve hep birlikte gülmeye başladık.

Şoför çayı içmeye devam etti mi hiç bilmiyorum.

Beyza Becerikli

Bat for lashes – two suns albümü. ama oi va voi – yesterday’s mistake başka bir mucizedir.

– baska dilde aşk,.

– “onun yaşadığı yerde yaşamak, onun gibi yaşamak değildi. bunu zannetmek için pek saf ve ancak benim kadar gafil olmak lazımdı.sabahattin ali/ kürk mantolu madonna. bir de “yaşadıklarımız, öldürdüklerimizdir.” oruç aruoba/ de ki işte.

– her sokak başında, başka bir sokağın sonunda.

– kep fotoğrafımla.

– pek çok sahneye, pek çok ana gülmüşümdür ki benim gülüşüm hep gürültülüdür.

Gökhan Karahaner

– “Unkle” amcalarla (saçma oldu ama) tanıştım ve çok sevdim. Fitçurinklerde baya başarılı albümleriyle beni coşturdularsa da bu yıl duyduğum en iyi düet Pj Harvey ve Radiohead`in “this mess we`re in” di. Onun dışında King of Leon`u ve Morphine`i keşfettim. Massive Attack`ı canlı izleyerek paralel dünyadan bu dünyaya teğetlendim. Ve Radiohead! Onları dinlemek bu dünyadan göçüp gurbet sancısı çekmemektir kesinlikle.

– Futuristika`nın tavsiyesiyle izlediğim Mr Nobody ile şevklendiğimi ve bana yeni kapılar açtığını söylemezsem haksızlık olur. Inception ve yine aynı başrol adamı gün teyzesinin masum çocuğu Leonardo di kapyo`nun Shutter İsland`ı başarılıydı ve tabi ki Tony Gatlif filmlerini tekrarlamacalar.

Suç ve Ceza`yı tekrar okuyarak Doste amcanın ne kadar büyük bir yazar olduğunu düşünsem de bir şeyi daha düşündürttü bana “Yer Altından Notlar” ile Doste amca: ilk Freud olmalı dedirtti. Ve Niçe amcanın Böyle Dedi Zerdüşt`ü -bir sayfa oku bir gün düşün kitabı- ve ordan bir deyiş: “Ve en büyük cesaretin arkanda gidilecek hiçbir yerin kalmaması olacaktır.

– Çok gezen ve çok yollanan bir adam olduğumdan bir çok sokakta sırlar ve sırdaş arayan çıkmaz sokaklara denk geldim. Hepsi de ne kadar kalabalık olduğundan yakınıyordu.Hepsi de ne kadar görülmezden gelindiklerini anlatmaya çalışıyordu.

– Fotoğraf konusunda çok şey söylemeden bir kaç aklımı başımdan alan fotoğraf yükleyecektim ki Türkiye sınırında (Hatay`da) ucuz bir otelde internetin ne kadar kötü olduğunu hatırladım. Belki bu yazdığım bir kaç kb`lık yazı bile varmayacak ama varırsa yer yerinden oynamayacak da o yüzden sıkıntı yok.

– Yav ben bu sene çok güldüm ama balık hafızam nedeniyle hiçbir şey hatırlamıyorum ama en çok da Twitter’da ve Umut Sarıkaya`ya gülmüşümdür.

Bu soruları yanıtlamak dışında Noel amcanın kucağına oturmamış, özellikle çocukluğu içinde tutsak kalıp “acaba bana bir hediye gelir mi lan” diye düşünen herkesin ve bu uzun cümleyle bitirmeyi düşünen benim yeni bir yılı güzel geçmekle kalmasın süper ötesi geçsin.

Recep Şener

Bir dedektifin birden bire size dönüp “Dün akşam neredeydiniz?” diye sorduğu soruya seri bir şekilde cevap verebilirsiniz ancak böyle sorular karşısında kim olsa biraz duraklar. Ben de haliyle durakladım şimdi. Koca bir yıl ben yaptım sahi? Nasıl da geçti bütün bir yaz.

-Bu yıl Taken by Trees ile tanıştım mesela. Her pazartesi işten eve dönünce ilk işim ‘My Boys’ şarkısını dinlemek oluyor. Romatizmaya da iyi gelir mi bilmiyorum ama strese birebir. Bu yıl tanıştığım en güzel parçalardan biri de Beck Record Club’e ait Velvet Underground & Nico ‘un ‘I’ll Be Your Mirror’ coverı oldu. God Is an Astronaut’u biliyordum ama çok güzel üç kardeşi daha varmış: Explosions In The Sky, This Will Destroy You, Godspeed You Black Emperor. Hepsini de sevdim. ‘Adamlar zehir gibi valla’

– Hiç düşünmeden ‘Çoğunluk’ diyorum. Filmde, Mertkan taksi şöforüne sarılıp ağladığında Çoğunluk’un aslında ne kadar yalnız olduğunu anladım. Bu yıl da ‘The Royal Tenenbaum’u birkaç kez seyrettim. Önümüzdeki yıllarda bu alışkanlığımı devam ettirmeyi istiyorum.

Ingeborg Bachmann’ın ‘Oyun Bitti’ şiirini gidip gelip okuyorum. Galiba beni fena bir yerimden yakaladı.

– Açıkçası pek gezen dolaşan biri değilimdir. Vaktimin çoğunu evde geçirdiğimden kimseye anlatmak istemediğim yanlarımı genelde evde, odamda görürüm.

Nikos Economopoulos’un aşağıda yer alan fotoğrafı gözlerime far tutmakla kalmayıp kalbime molotof kokteyli attı sanki. İlk kez bir fotoğrafa bakarken boğazım düğümlendi.


– Bu yıl gürültüyle güldüğüm bir olay pek olmadı.

Onur Özer

2010 yılı nasıl geçti farkında bile değilim. Muhtemelen her yıl olduğu gibi önümüzdeki ocak ayında da form vb. doldururken yıl hanesine geçtiğimiz yılı yazacağım. Müzik, film, kitap, fotoğraf hatta bütün bir yıla ait anılar… hepsinden koparabildiğimi kopararak üzerlerinden geçtim, tam anlamıyla içine giremedim. Bi’ de türlü sakarlıklar! Ayak burkmak, burun çatlatmak daha neler neler… Bir ev arkadaşım oldu, ismi Şarap. Mamasına meze diyorum ve en sevdiği oyuncağı ise şişe mantarı ama yüz karası şarap içmiyor.

İyi seneler!

Barış Yarsel

– Çok müzik, çok şarkı, çok suskunluk oldu. Hepsi Nico’nun oğlunun kısacık şarkısında özetlenebilir: Le Petit Chevalier

– Filmleri hızla unuttuğum, bazı anları ise sık sıkı aklıma kazıdığım bir yıl oldu.

– Siren Yayınları ne çıkardıysa okudum bu yıl ancak dönüp dolaşıp Ece Ayhan’ın bir dizesine ve bir cümlesine takıldım “toplum çöküyor, çökecektir! tarih ölümlerle yürüyor” ve “Şimdi, Aşağısı, Yukarısı, neresidir bilir misin?

– Kadıköy’de biber gazı, taş ve sopa yağmuru altında Kurbağalı Dere’yi geçip parka yönelirken bir tersinden vecd hali yaşadım denebilir.

– Toplumun ve devletlerin öldürdüklerinin fotoğraflarına uzun uzun bakmayı sürdürdüm.

– Aşkın ölümüne…

Pınar İlkiz

Florence + the Machine – Between The Lungs

Jean-Luc Godard’ın “Pierrot le fou” filmi. Filmin bir sahnesinde Ferdinard, Marianne’e şöyle der: “That is the basic problem… you’re waiting for me… I’m not there… I arrive… I enter the room… that’s when I really start to exist for you… But I existed before that… I had thoughts… I may have been suffering… So the problem is to show you alive, thinking of me and at the same time, to see me alive by virtue of that very fact.” Değişik bir katarsis kafası.

– Benim cevabım daha çok bu yıl ne okudun gibi olacak ama bunun sebebi tek bir cümle yazamamamdır.

Varoluş insanın sıyrılamadığı bir doluluktur. Jean Paul Sartre – Bulantı

Beklemek zamanı, durmak mekanı artırır. Müge İplikçi – Transit Yolcular

Bazen geri çekilmek gerekir, gözlerden düşmek, kapanmak, susmak. Dipten de derin bir yere vurur insan, ah bir delirsem de dinse der ama delirmek kolay değil. Bir imtiyazdır aklın yönetmediği dünya. Akla kendiliğinden karşı çıkmak, isyan etmek, onu hükümsüz kılmak kimsenin takdir etmediği bir imtiyazdır. Delilik sırf mümkün olduğu için irkiltir insanı. Mümkündür ve gündeliğin, normalin, olağanın, -ması gerekenin gelip tosladığı bir duvardır. Yaklaştığını geriletir, sersemletir, üzer. Ne lüzumsuz.

Kimi zaman geri çekilmek gerekir; saçaklı ayaklarını bir anda kabuğuna toplayan bir deniz yaratığı gibi kapanmak. Ama geri çekilmek öğretilmez bir çocuğa. Batmaya dirensin diye büyütülür her çocuk. Ben de çocuktum, ben de büyütüldüm ve şimdi nasıl batacağımı bilemiyorum. Direnmek nasıl bırakılır? Aslı Biçen – Elime Tutun

İnsan yüreği bir sarkaç gibidir işte böyle. İstediği noktaya ulaştığı anda tüm hızıyla tam tersi tarafa kaymaya başlar. Alper Canıgüz – Oğullar ve Rencide Ruhlar

Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi akılda kalır. Emrah Serbes – Erken Kaybedenler

Kimseye, kendine bile tüm hayatını anlatmamalı insan. Çünkü bu kötülüğü kimse haketmiyor. Yalçın Tosun – Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler

– Bütün sokaklar aynı yere çıkıyor

– Çok taze bir olay. Romanya’da IMF’nin desteklediği kemer sıkma politikasını protesto etmek isteyen bir televizyon çalışanı kendini parlamentonun balkonundan üzerinde “Geleceğimizi öldürdünüz” yazan bir tişörtle attı. Bu kare de beni mıhladı resmen olduğum yere. Bir de fotoğraf değil ama Wim Wenders’in Pina Bausch için yaptığı filmin trailer’ı:

– mavi masa cevap veriyor: cevap yok.

Aaron Hobson Alain Mascarou Alberto Giacometti Alberto Manguel Alberto Savinio Aldous Huxley Aleister Crowley Alejandra Pizarnik Alejandro Jodorowsky Alejandro Zambra Alexander Hacke Alexander Sergeyeviç Yesenin-Volpin Alfred Jarry Algan Sezgintüredi Ali Akay Allah Almanya Alper Canıgüz Alper KAmu alt kültür Andreas Baader Andre Breton Andre Gide Andre Rene Rousimoff Andre the Giant Andrew Losowsky Andrey Tarkovski André Breton & Philiphe Soupault Andy Warhol Anna Atkins Anna Massey Anna Romanovna Izryadnov Anthony Burgess ANTONIN ARTAUD Armağan Ekici Arthur Brown Arthur Cravan Arthur Rimbaud Ash Ra Temple A Silver Mt Zion Aslanlaşma Aslı Bostancı Atatürk Atilla Birkiye Atom Egoyan A torinói ló Austin Osman Spare avangard avangart Ayfer Tunç Ayhan Geçgin Ayhan Çağlar Aziz Genet A Zona B-movie Bahçeşehir Üniversitesi Bakışsız Bakışsız bir kedi kara balkan Banksy Bansky Banu Alkan Barack Obama Barones Else Von Freytag-Loringhoven Baroness Bartolomeo Vanzetti barış Barış Akkurt Barış ve Demokrasi Barış Yarsel Bask baskı basılı yayın basın basın toplantısı Bathory Batman Baysan Yüksel bağımsız bağımsız film BBC Beale Caddesi beat beat edebiyatı beat generation beat kuşağı Beatles beatnik bebek beden bedensel deformasyon Beethoven Begüm Güzel Behemoth belediye belgesel Belle & Sebastian bellek Belçika Berlin Betty Blue Beyaz Kuzgun Beyoğlu Beşiktaş Beşir Fuad bienal biletix Bilge Karasu bilim kurgu bilimkurgu bilinç akışı Bill Ward Birol Ünel Birsen Tezer Bizans bizarre black metal Black Ovarian Death March Black Sabbath Blaise Cendrars Blind Cat Black Blixa Bargeld Bloomsday Bob Dylan Bolesław Skulik Bora Akıncıtürk Borges Borges 113 yaşında Boris Vian Boris Ştrugatski Boston Bozlu Art Project Boğaz boşluk Brian Eno Brion Gysin Bronislav Prochazka Bryan Ferry Budapeşte bulmaca bulvar Bunny Munro Burcu Perçin Béla Tarr Bülent Erkmen Cabaret Voltaire caferağa Cambridge cami Camille Claudel Can canavar Can Can Heads Caspian caz cehennem Celal Mordeniz Cemal Arığ Cemal Süreya Cer Modern Cevdet Erek Ceza Cezayir Chantal Akerman charles bukowski Charles Darwin Charles Dickens Chris King Christian Debois Chuck Palanhuik cinayet cinnet cinsellik Claude Faraldo Cleon Peterson Colophon Colophon 2009 Comics Comte de Lautréamont Conrad Schnitzler Cory Doctorow Cozy Powell Culture Multure cut-up cyberpunk César Vallejo Dada dadaizm Dagerreyotipi Dagon Ezoterik Tarikatı Daguerreotype Dagur Kari Dali Damien Hirst dan haag dans Dante Dante Alighieri Danzig Darbe Dario Argento dark ambient dark jazz dava Dave Eggers David Bowie David Byrne David Keenan David Lynch dayanışma DDR Death In Vegas death metal Deborah Lupton dedektif Deep Purple Defter Kazıyıcılar Kooperatifi dehşet delilik demokrasi deney deneysel deneysel müzik Dengue Fever deniz DEPO dergi dergi yazarları derleme Der Orchideengarten Derya Bengi devlet devrim Dick Tracy Diederick Kraaijeveld Die Firma die toten hosen dijital gramafon dijital sanat dijital yayıncılık dil din direniş disiplinlerarası disko distopya diyalog dizi DJ dj set documentary Dogzstar Domenico Modugno Don Kişot Donnie Darko doom Doris Lessing Dostoyevski download doğa doğaçlama Doğu Almanya drama drone drone rock DSP Duchamp Duke Ellington dunia Dusha Bateson dönüşüm dünya Düş Yola e-book e-kitap E.M. Cioran E Ayhan Çağlar ece ayhan Ece Ayhan anma etkinlikleri Ece Ayhan Sivil Girişimi Ece Ayhan Çağlar Ece Gamze Atıcı Edebiyat Edgar Allan Poe Edith Piaf editör editör yazısı efemera Efemerista Efemerista Efrim Manuck Egg Dancing Eilish Lambrechtsen Einstürzende Neubauten Ekavart Gallery ek gösterim ekoloji ekolojik yaşam ortaklığı ekolojk yaşam Ekümenopolis El Arte de Volar Electric Wizard elektronik elektronika elektronik müzik Eleştirel Söylem Analizi eleştiri Elif Yıldız Elliot Smith El Topo Emanuel Mathias Emiliano Zapata Emmy Hennings Enda Hughes Ender Ormanlar Engelbert Kievernagel Engin Güneysu Enis Batur Enki Bilal Ennio Morricone enstalasyon Enteresan tasarım Epifanía Uveda de Robledo Eray Mert Erdem Helvacıoğlu Erdem Şenocak Erenköy Eric Andersen Erik Satie erkek Erkin Gören Erkin Koray Erkut Terliksiz Ernest Fuchs Ernest Hemingway Ernst Fuchs Ernst Jones Ersin Kalkan Ertem Eğilmez Ertuğrul Kürkçü Esat C. Başak Eskil Vogt Eskişehir estetik Etgar Karet Etgar Keret Etkinlik Eugene Hütz Eugeniusz Bąk ev evlilik Evren Ekşi Evvel Evvel Fanzin Ewald Gawlik experimental eylem eğitim eğlence Eşiktekiler facebook Faith d'Aluisio fantastik fantezi fanzin Fatih Akın Fatih Recep Tayyip Erdoğan Faust faşizm fc st pauli Federico Fellini Feeling B felsefe feminizm Femme Fatales Fenerbahçe Ferdydurke Ferenc Liszt Ferhat Uludere Feriköy Pazarı ferit edgü Fernando Pessoa festival fetiş Feyyaz Kayacan Filippo Tommaso Marinetti Filistin Film film festivali filmler filozof Finnegans Wake Flaneur Comics Flannery O'Connor flickr Fluttery Records Fluxus Fluxus 50 folk Forough Farrokhzad Forugh Farrokhzad Fotoğraf fotoğrafçı fotoğrafçılık Francesca Woodman Francis Picabia Franco Brambilla Frank Zappa Fransa Fransız Franz Kafka Franz Marc François Truffaut Fred Fiction Freedom Express Friedrich Nietzsche Fritz The Cat Fugazi Funny Games Futbol Futuristika Fyodor Mihailoviç Dostoyevski Füruğ Ferruhzad Fütü fütürist manifesto Fütürizm Gabriela Benackova gala Galata galeri Galeri Merkur Galeri Nev Galileo Galilei Galina Benislavskoya garage garaj garajistanbul Gary Lucas Gaye Su Akyol gazete gazeteci gece Gecenin Sonuna Yolculuk gelecek gelenek gemi Geoffroy de Boismenu George Grosz George Orwell Georges Bataille Georges Perec George Whitman George Yuri Yesenin Georg Trakl Gerhard Urbanek gerilim Gertrude Stein gerçek gerçeküstü gerçeküstücülük gezegen gezgin gezi Gezi/Mekan Gezi Direnişi Gezi Parkı geçmiş Ghetto Gilles Deleuze Giovanni Scognamillo Giuseppe Culicchia giysi Goblin Godflesh God is an Astronaut Godspeed You Black Emperor Gogol Bordello gol Gordon Matta Clark Gotham Gothic Americana Grace Grace Jones graffiti grafik grafik tasarım grafitti Grails Grand Funk Railroad Gregor Samsa grindcore grotesk Grup Ses Beats Guardian Guildford Dörtlüsü Guillaume Apollinaire Guillermo del Toro Gurme Gurme Gustav Klimt Gustav Klimt 150 yaşında Gustav Meyrink Gus Van Sant Gypsy Lou Webb görmek görsel görsellik Görüntü görüntü gösteri gösterim Güncel Güney Gotiği Güney Kore günlük gıda H.P. Lovecraft Halil Duranay Halit Kıvanç halk Hamlet Hannah Höch Hans-Lukas Kieser Hans Arp Hans Richter Hans Rudolf Ruedi Giger Haramiler hardcore Hardcore Punk Harfhane Harfhane Yayınları Harold Pinter harsh noise Hartmut Bitomsky hastalık hayal hayal gücü Hayat Hayat Haymatlos hayvan Heath Ledger heavy metal hediye Hegel Heinrich Himmler Henrik Isaksson Garnell Herman Melville Herta Müller Hey Jude heykel High Fidelity hikaye Hikmet Benol Hippi Perihan histeri Hitler Hitoshi Matsumoto Holger Czukay Hollanda Hollandalı Horaley Howard Phillips Lovecraft Howard Zinn Hrant Dink HR Giger Hugh B.O’Brian Hugo Ball Hukuk Fakültesi Hungry Planet Hunter S. Thompson Hush Galeri Hush Gallery Håvard Skaset Håvard Volden Héléne Cixous Hülya Vatansever Hür Yumer Ian Mackaye I Create Soundscapes idam ifade özgürlüğü IKSV iktidar ilan-ı aşk iletişim illüstrasyon illüstratör imge Imre Kertesz inceleme Indie Indigo industrial insan insanlık interaktif interaktif heykel internet intihar Ira Cohen Irvine Welsh Isadora Duncan Isidore Ducasse istanbul indie scene Istanbul Noir istismar isyan içerik işitsel J.D. Salinger Jack Kerouac Jacques Derrida Jacques Prévert Jacques Ranciére Jacques Rigaut Jacques Roubaud Jacques Vaché Jaguar Kitap Jaguar Yayınları James Duval James Gleeson James Graham Ballard James Joyce Janacek Jana Müller Jane Birkin Janset Karavin Jan Švankmajer Japon Japonya Javier Marías jazz Jean-Paul Marat Jean-Paul Sartre Jean Cocteau Jean Genet Jean Jacques Lequeu Jean Luc Godard Jean Rollin Jean Sol Partre Jecques Vergès Jeff Bridges Jeff Buckley Jennifer Martenson Jeremy Profit Jessica Green Day J G Ballard Jimi Hendrix Jim Jarmusch Jim Morrison Jimmy Page Jimmy Yensid Jim Norton Joachim Trier Joan Baez Joan O’Hara Joe Strummer John Boorman John Brandon John Cale John Crowley John Cuddy John Dillinger John Goodman John Herschel John Hurt John Milton John R. Searle Johnston McCulley John Zorn Jonathan Forgansh Jonathan Rhys Meyers Jonathan Safran Foer Jon Theodore Jon Webb Jorge Luis Borges Josef Albers Josef Koudelka Joseph Kosuth Josh Brolin Joy Division JRR Tolkien Juan Ralfo Jude Law Jules Monnerot Jules Verne Julianne Moore Julie Doucet Julien Torma Juliet Hulme Juliet Stephenson Julio Cortázar junkie Jürg Solothurnmann kabare Kaddis a Meg Nem Született Gyermekent Kadife sokak Kadir İnanır Kadıköy kadın kafa kafabindünya Kafka kahve kamera kaos kaotik edebiyat Kara Büyü kara kedi Karanlıkta Dans kara tiyatro kara tren Kara Şövalye Karel Reisz karga Karga Mecmua Kargart karikatür Karl Marks karnaval Karotte kartpostal karşı kültür kasaba Katalan katar katliam kedi Keith Richards kelimeler Kenneth Anger Kenneth Branagh kent kentsel dönüşüm kes yapıştır Kiki kilise kimlik kitabevi Kitabiyat kitap kitap eleştirisi kitap kapakları kitaplık klasik müzik Klaus Schulze Kletka Red klip Kohei Yashiyiki Kokomo kolaj koleksiyon kolektif Komplo Komplo komplo teorisi kompozisyon komünizm konferans konser konserler Konstantiniyye Üçlemesi Konstantin Stanislavski Kore korku korku edebiyatı korku filmi korkunç filmler kostüm kover krautrock Kreuzberg Kristin Scott-Thomas Kuad Galeri kukla kumaş Kunsthalle Kurgu Kurt Schwitters Kurt Vonnegut Kurt Vonnegut Jr Kösmonaut köy köşe yazısı kült Kült Neşriyat kültür kültürel küratör küreselleşme Küçük İskender kırmızı kısa film kısa hikaye Kızıl Ordu Fraksiyonu L'Attentat Laibach Laika Lale Müldür Lamb Langston Hughes Lars Lindstrom Lars Von Trier Laszlo Fogarasi Jr. Lautreamont Lawrence Durrell Lawrence Ferlinghetti Leata Land Lech J. Majewski Lech Majewski Led Zeppelin Lenin Leningrad Leonardo da Vinci Leopold Wróbel Leos Carax Leo Troçki Les Murray Levent Şentürk Lev Troçki lezzet LGBT Life liste Liza Bear Liz Jensen logo Lolita Londra Louis-Ferdinand Céline Louis-Ferdinand Céline 118 yaşında Louis-Jacques-Mandé Daguerre Louis Aragon Louise Hindsgavl Loujon Press Lou Reed Lovecraft LSD Lucien Sénémaud Lydia Lunch Lyn Hejinian László Krasznahorkai Löpçük Lüksemburg Macar Macaristan Macedonio Fernandez Madchester Mahir Duman makarna makina manga manifesto manken Man Ray manyak Marcel Duchamp Marcel Proust Marcel Schwob Maria Kodama Marilyn Monroe marionette Mariya Andreyevna market Mark Z. Danielewski Marsden Hartley Marx'ın Dönüşü masa masal Masashi Kawamura masumiyet Matbuat Matbuat matematik math rock Matt Borrusso Matt Dillon Maurice Blanchot Maurice Sendak Mauvais Sang Mavado Charon mavi Max Brod Max Ernst Max Jacob Mayhem mağara Medya Medya Mehmet Gökmen Mehmet Siyahkalem Mehmet Zaman Saçlıoğlu Mehtap Meral mekan Meksika mektup Meltem Ege Memento mori Mesut İtku meta-metin metal metin Metin Erksan Metis meydan Meydan Gazetesi meyve Mezarlık Michael Cooney Michael Gira Michel Foucault Mihran Tomasyan Mike Hostench Mikhail Bulgakov Mikrokolektyw Milano Milena militarizm mimari mimarlık Mimar Sinan Üniversitesi Mine Söğüt minimalizm Mircea Cărtărescu Miron Zownir Mirza Metin Mississippi Nehri mizah Moby Dick moda model modernizm Mogwai monolog Moskova movie poetry mp3 Mr. Natural Mrcello Mgni Mtaär mum Murat Cem Şerbetçi Murat Nemet-Nejat Museum für Konkrete Kunst Musevi music Musiki Mustafa İtku mutfak mutluluk Mutlu Yetkin myspace Münir Hayri Egeli müzayede müze müzik müzikal müzisyen mısır Naked Lunch Nazi Nazizm Nazım Ünal Yılmaz Necati Tosuner Nechayevschina nefret Neil Young Nekizm Nekropsi Neu! Neue Slowenische Kunst Neuromancer new model army New Orleans New York Nick Cave Nick Hornby Nico Nico Papatakis Nida Kireççi Nietzsche Nikola Tesla Nişantaşı Noam Chomsky Nobel Ödülü Nod noise Norgunk Norgunk Yayıncılık Norveç Notre Dame NSK Nusrat Fateh Ali Khan Occult rock OccupyGezi Occupy Gezi Parkı oi okuma Okültizm Olga Knipper Oliver Saks Omar Rodriguez-Lopez online yayıncılık opera Operation Room organik ürünler Orhan Gencebay Ortaçağ Oscar Wilde Oscar Zeta Acosta Osman Cavcı Osmanlı otel Ottlo Kafka Oulipo Outlet oyun oyuncak oyuncu Oğuz Arıcı Oğuz Atay Pablo Neruda pagan panel pantolon pantomim Paola Dionisotti para Paranoid Park Paris Paris sous la pluie park Park Chan-Wook parti Pat Kinevane Patti Smith Paul Avrich Paul Bowles Paul Claudel Paul Eluard Paul Hurst Pauline Baynes Paul Klee Paul Valéry Paul Verlaine Paul Wheeler Paweł Stolorz Pera Film Pera Müzesi performans Pete Postlethwaite Peter Bürger Peter Greenaway Peter Menzel Peter Singer Peter Steele Petra Heöcker Peyote Philip K. Dick Philippe Dijan Philippe Soupault Pi Artwoks Pi Artworks Pi Artworks Istanbul Picasso Pier Paolo Pasolini Pierre Albert-Birot Pierre de Massot Pierre Henry Piha Kolektif Pilevneli Project piyanist Poe Poe'nun 200. doğum günü Poe-nun 200. yıldönümü Poe Günleri poetika Poetry Scores Politik Politik politika Polonya Pontiak pop art Pops Farrar popüler kültür Popüler Kültür porno pornografi Portre Portre post-metal post-punk poster post hardcore post punk post rock Prag pratik pre punk program progressive rock proje Projeler propaganda propaganda yayınları Proscenium Arch protesto psikanaliz psikoloji psychedelic psychedelic rock psychodelic psychodelic rock pulp punk punk rock Puruli Kültür Sanat Pınar İlkiz Queer Quentin Tarantino Radikal radyo Rafet Arslan Rainer Maria Rilke Rammellzee Rammstein Ray Bradbury Raymond Poincaré Raymond Queneau Raymond Roussel Rebecca Pinteon Red Sparowes Refik Anadol Regis Debray Reha Erdem rehber Reinhard Kleist Reinhard Scheibner reklam Rene Magritte renk René Char Replikas resim Resim Bölümü ressam retro retro futuristik retro futurizm Ribemont-Dessaignes Richard Brautigan Richard Ellmann Richard Huelsenbeck Richard Le Gallienne Richard Sennett Ridley Scott ritual ambient ritüel Robert-Louis Stevenson Robert Crumb Robert De Niro Robert Desnos Robert Plant Robert Smith Robert Walser ROBOTİK HAYALLER rock rock'n roll Rockwell Kent Roj Friberg Rolf Lappert roman Romina Raffaelli Ron Mueck Rosa Barba Rosa Luxemburg Ross Canon Roy Andersson Ruhi Su Rune Grammofon Rus rusya Ryohei Hase rüya Rıfat ŞAHİNER Rıza Pehlevi Sachsenhausen Sadık Hidayet sahne salata salon SALT Beyoğlu Salt Galata Salvador Dali Samuel beckett Sanat Sanat sanat galerisi sanatçı Sandro Aguilar San Francisco sansür Santralistanbul sapkınlık sapıklık Sarah Kane Sarkis sarkıntılık Sarıcaalili Godot Mustafa satanizm savaş Savva Morozov saykodelik sağlık Sean Foley sebze Secret Chiefs 3 Sedat Türkantoz seks Selahattin Özpalabıyıklar Sel Yayınları Selçuk Artut sempozyum senarist Senin Ailen Bir Yalan Yavrum Serge Gainsbourg Sergei Bruyukhonenko Sergey Yesenin Sergey Yesenin yazı dizisi Sergio Leone Serhat Köksal ses sessiz sessiz film sessiz sinema sevgi sevgili Sevil Tunaboylu Sex Pistols Seydi Murat Koç Seyyar Sahne seçki Shakespeare Shaktar Donetsk Shuji Terayama siberpunk Sigmund Freud Signe Berstrom Sinan Tınar sinsiyet Siren Yayınları sirk Situasyonizm Sitüasyonist Enternasyonal Sivil itaatsizlik nedir sivil sorular Sivil İtaatsizlik Siyahi Dergisi siyaset Slavoj Žižek Sleep Maps SLip SODA Sofya Andreyevna Tolstoy Sohrab Mohebbi sokak sokak edbiyatı sokak sanatçıları Sokak Sanatı solo Sonic Youth sosyal sosyalist sosyalizm sosyoloji sovyetler birliği soykırım Space music spagetti spagetti western SSCB St. Louis Stanislas Szukalski Star Wars Steampunk Stefano Marini Stephen King Stockholm Stoner Rock stream street art Suat Kemal Angı Sukiyaki Western Django Sun God sunum Superman surf Susan Sontag Swans Sylvain Cotte Sylvia Plath Sátántangó süper kahraman sürrealist sürrealist eylem türkiye Sürrealizm sıcak taciz Tadanori Yokoo Tad Danielewski tahakküm Tahran Bienali Taksim Taksim Gezi Parkı Talin Büyükkürciyan Tangerine Dream tango Tanrı Tanıl Bora tanıtım tarantula tarif tarih tarihte bu hafta Tasarım Tasarım tasarımcı tatil Tatyana Yesenin Tayland taşra Taşıdıkları Şeyler tecavüz Ted Hughes Tehlikeli Oyunlar Teknoloji Teknoloji telefon televizyon Tenten terkedilmiş Terra Incognita Terry Bisson Terry Gilliam Tetsuya Ishida The Bad Seeds the Beatles The Brian Jonestown Massacre the Clash The Doors The Empire Project Thee silver mt. zion Thee Silver Mt. Zion Memorial Orchestra & Tra-La-La Band The Ex The Fall The Handsome Family The Lord of the Rings The Mars Volta Themroc The NAtion The Ninth Life of Louis Drax Theodor W. Adorno Theo van Doesburg The Paper Eater the Pogues The Smiths The Stooges The Velvet Underground The Weird Girls This Will Destroy You Thomas Bernhard Thomas Keenan Three Fried Men Thrill Jockey Records Théophile Alexandre Steinlen Tim Burton Tim Larson Tim O'Brien Timurtaş Onan tipografi tiyatro tiyatro dışı metin Tokyo Tom Cora Tom Hall Tom Robbins Tom Waits Tony Gatlif Tophane toplama kampı topluluk toplum Toru Kageyama Totalitarizm trailer Trainspotter transgender tren trenler Trey Spruance Tristan Tzara trompet Tufandan Sonra Turgut Uyar Turhan Günay turizm turne Tutunamayanlar tv Twitter Tyler Durden Type O Negative tören tüketim Tülay German tünel Türk Türkiye Türk Sineması türlerin kökeni Tütün Deposu Ulrike Meinhof ultras ulusalcılık Ulus Baker uluslararası Uluslararası Af Örgütü Ulver Ulysses Unabomber Un Chant d'Amour unutulmasın diye Urban Jealousy USSR uyarlama uyku Uykuda Çocuk Ölümleri Uzak doğu Uçma Sanatı vagon vahşet Vamos Bien vampir Van Gogh Varg Vikernes varoluş Vatan Partisi Velimir Khlebnikov Vermin Supreme Vic Chesnutt Vic Chestnutt Victor Hugo video klip Vinnie Appice Vinnie Jones Vinnie Paul vintage Virginia Woolf Virginie Despantes vizyonsuz sinema Vladimir Makanin Vladimir Nabokov Vladimir İlyiç Ulyanov vokal Volkan Aslan Vs. Vsevolod Meyerhold Vüs'at O. Bener Walter Benjamin Wassily Kandinsky Watchmen web 2.0 web dergi Weiland Herzfelde We Make Magazines Wheat Würtzburger William Blake William Burroughs William Faulkner William Gibson William Heath Robinson William S. Burroughs Wim Wenders Wire Witold Gombrowicz Wolfgang Hilbig Wooden Shjips WOUNDED WOLF PRESS Wrekmeister Harmonies Xiu Xiu Yadigâr Ejder Yalı Hanı Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık yaratıcılık Yaratılış yarışma yayın yayıncılık yayınevi Yayınlanmamış önsözler yazar yazı Yazı dizisi Yazı dizisi Yazı dizisi: Nico yağmur yaşam Yaşar Çabuklu yemek yeni yıl Yer6 Hafıza yeraltı yeraltı edebiyatı Yerel İllüstratörler 02 yerleştirme Yevgeni Zamyatin Yeşilçam Yitik Ülke Yayınları YKY Yoko Ono yoksulluk yolculuk Youtube Yukio Mishima Yunanistan Yurdaer Altıntaş Yves Klein yönetmen Yüksek Lisans Yüzüklerin Efendisi yılbaşı yıllık Zafer Aracagök Zafer Yalçınpınar zeitgeist Zeki Alasya Zeliha Berksoy Zeynep Arabacıoğlu Zinaida Reich zine Ziya Osman Saba zombi zombie Zombie Green Room zombie movie zombi filmi Zoomoozofon zulüm Ç.R.O.P. Çanakkale Çanakkaleli Melahat Çanakkale İçinde Çek Cumhuriyeti Çekoslovakya Çin Çingene Çizgi Roman Okurları Platformu Çiğdem Erken Éditions Gallimard Édouard Levé Ölülerimizi Topluyoruz Ölüm Tarlaları Ömer Bakan Ömer Madra Ömer Uluç Özdem Petek Özge Dirik Özgül Tanyeri Özkan Şahin Ümit Kireççi çağdaş sanat çekim çeviri çevirmen çevre çevre koruma çizer çizgi film çizgi roman çizim çocuk çok-kültürlülük çöp ödül ölü ölüler ölüm örümcek öykü özel koleksiyon özgürlük öğrenci öğretim üniversite üretim ütopik mimari ütopya İbni Haldun İFSAK İhsan Oktay Anar İkinci Dünya Savaşı İlahi Komedya İlber Ortaylı İlhan Berk İlhan Mimaroğlu İlyas Odman İmece İngiliz İngiltere İnsan Hakları İran İsa İslamiyet İsmail Yerguz İspanya İsrail İstanbul İstanbul Bilgi Üniversitesi İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi İstanbul Modern İstanbul Modern Sinema İsveç İsviçre İtalya İtalyan İtalyan sinemasi İvan Turgenyev ırkçılık Şeyda Öztürk Şeytan Duymadan Önce Ştrugatski Biraderler şair şan şans şarkı şarkıcı şehir şiddet şiir şizofreni