loader image

Poetika

Miller için İlahi

Monte Cassino katedralinin ve manastırının katledilmesinin ağırlığıyla yazamayan bir yazarın ölüme terk ettiği kitabın musallat olması üzerine.

Tarkovski’nin günlüğünden Dostoyevski notları

30 Nisan, Moskova Saşa Mişurin ile yine Dostoyevski hakkında konuştuk. Tabii ki film hakkında önce yazılmalı, nasıl yönetileceği konusunu konuşmak için çok erken. Dostoyevski romanlarının filmini yapmanın hiç mi hiç anlamı yok. Adamın kendisi hakkında bir film yapmalıyız. Kişiliği hakkında,…

Dostoyevski Devrim ve Sosyalizm

Dostoyevski, insan ruhunun derinliklerinde yeraltı devrimi olarak nitelendirebileceğimiz bir çağ başlangıcının hem düşünürü hem de ressamıdır. Yüzeyde değişen bir şey yoktur. Eski yaşam biçimi son kez Aleksandr çağında toparlanmak istenmiş ve görünüşte kalan bir refah ortamı yaratmıştır, oysa alt katmanlarda…

Céline ve Poincaré: Romancı ve politikacı

Diğer insanlar evlerine nasıl girerlerse, Louise-Ferdinand Céline de büyük edebiyata öyle girdi. Hekim ve sanatçı olarak muazzam bir gözlem birikimine sahip, akademizme karşı tepeden bir kayıtsızlık taşıyan, yaşamın ve dilin tonlamalarına yönelik olağanüstü bir içgüdüyle donanmış, olgun bir adam olan…

Yukio Mishima

1963 yılında yazar Yukio Mishima ve fotoğrafçı Eikoh Hosoe, Mishima’nın kitabı “Güllerin Öldürdüğü” için birlikte çalışırlar. Kısmen fotoğraf performansı, kısmen gerçeküstü biyografik bir çalışma olan kitap hakkında Hosoe bir kısım detay anlatmıştır: Ba-ra-kei, Güllerin Öldürdüğü, 1961 yılında bir eylül gününde…

Thomas Bernhard öldü

Son tiyatro oyunu Viyana’da sahneye konduktan sonra ülkesinde protesto gösterilerine ve sansüre neden olan Avusturyalı oyun yazarı ve romancı Thomas Bernhard, Salzburg yakınlarında Gmunden’deki evinde öldü. 58 yaşındaydı. Berhnard’ın -yarı- kardeşi Peter Fabjan, Thomas Bernhard’ın ölümünün cenazesi kaldırıldıktan sonra duyurulmasını…

Alejandro Zambra – Ağaçların Özel Hayatı’ndan

Tam şu anda, parkın yalnızlığına sığınmış ağaçlar, iki kişinin dostluk işareti olarak kabuğuna isimlerini kazıdıkları bir meşe ağacının talihsizliğinden bahsediyor. Kavak, Kimse senin rızan olmadan üzerine bir dövme yapma hakkına sahip değildir, diye atılıyor, baobapsa daha kızgın: Meşe içler acısı…